Şiir

Tutsak şair M. Nuri Özen'den bir şiir

...

Mevsimlerden Hazan,

      tebdil-i kıyafet mekan.

Yer siyah, gök beyaza çalar,

      cüzzamlı bir yalnızlık içinde.

Şehirler suskun, asude şehirler,

      adamın sureti göverir ay ışığında.

Kütlesi ağırlaşıyor karanlığın,

      yetim gecelerinde zindanın.

Saydam bir sessizlik,

      kıyı kıyı yüreğime çarpar yakamoz.

Bir çığlık yükselir özlemin duru şafağında,

      örtüsü yırtılır karanlığın.

Düş kapısı aralanır, salkım saçak,

      tutsağın, yüreğine akar ırmak ırmak.

Tutsak şair Musa Şanak'tan yeni bir şiir

FARKETMEZ

Işıyor

ve ışınıyorsa

özümüz ve önümüz

aynı ışıkla

ha içeride

ha dışarıda

farketmez

yoktur aramızda

hiç bir uzaklık

 

Ve kuşatıyorsa bir karanlık

adım adım ışığı

ha beş bin yıl önce doğmuş

ha bugün

farketmez

karanlık\aynı karanlık

varsa bir nebzecik fark

o da biçimseldir sadece

29.10.2015

Musa ŞANAK

2 No’lu F Tipi Cezaevi

B1-4-45 Yenikent

Ağırlaştırılmış Müebbetlik Tutsak Ali Gülmez yazdı: DIŞARIDAKİNE

DIŞARIDAKİNE

 

Soruluyor bazen dışarıdan:

    “Nedir bu hücre?

          Nasıldır tecrit?

               Zorlanıyoruz anlamakta..”

 

Doğrudur.

  Sadece

    yaşanılarak

      kavranabileceklerdendir,

           Ama

   anlaşılmazlarından değil...

 

Tecrit-hücre,

  sizin-bizim

    en diri damarımızı

      posaya çevirip

        ele ayağa düşürme

          yoketme

            yeltenişidir.

 

Arkası,

"Şair Kapıları"na atfen Sincan Hapishanesi'nde yazılmıştır

Bu şiir Adil Okay’ın "Şair Kapıları"na atfen; 10 Nisan 2015 tarihinde Sincan Hapishanesi'nde yazılmıştır.

 

KAPILARA

                               Kapılar hep içe açılıyor

                               dışarıya değil.

                               Bazısı süslü

             bazısı değil.

                 Oymalı da, işlemeli de olsa

                        kapı işte.

                                      Kapanınca,

                                  kilit yerine oturuyor.

Şair Bedran Cebiroğlu Kampanyamızı mısralarıyla destekliyor.

"GÖRÜLMÜŞTÜR" DAMGALI MEKTUP…

Sevgili;
Mahpusluğun ilk gününde
Ziyaretine geldim…
Amanos Dağları'ndan
Nergis, menekşe kopardım 
Özgürlük dağlarından
Defne ve reyhan
Samandağı'ndan
Yeşil biber ve zater getirdim
Tutsak yarana iyi gelir diye
Alyansımı paraya çevirdim
Sana saz aldım
Yavuklum türkümüzü
Bedran, bedran
Çalasın diye

"DÜŞDAŞLAR"

DÜŞDAŞLAR

İçimdeki sevda çiçeğini

           aş-kınla beslemelisin

           açmalı gül-açmalı sümbül

Açmalı kırmızı gonca kanımla doyunca

            karanfil olsun isterim

                        ille de solunca

 

Bilirsin sevdalı yürek karanfilcedir

Dağda

        şehirde

           güpegündüz sokak ortasında

               koparılır karanfiller dalından.

Ve acıların kanamasından

               alır rengini çoğu zaman

                    sevda çiçekleri yurdumda…

Sayfalar