Hapishane Edebiyatı

Şair Bedran Cebiroğlu Kampanyamızı mısralarıyla destekliyor.

"GÖRÜLMÜŞTÜR" DAMGALI MEKTUP…

Sevgili;
Mahpusluğun ilk gününde
Ziyaretine geldim…
Amanos Dağları'ndan
Nergis, menekşe kopardım 
Özgürlük dağlarından
Defne ve reyhan
Samandağı'ndan
Yeşil biber ve zater getirdim
Tutsak yarana iyi gelir diye
Alyansımı paraya çevirdim
Sana saz aldım
Yavuklum türkümüzü
Bedran, bedran
Çalasın diye

"DÜŞDAŞLAR"

DÜŞDAŞLAR

İçimdeki sevda çiçeğini

           aş-kınla beslemelisin

           açmalı gül-açmalı sümbül

Açmalı kırmızı gonca kanımla doyunca

            karanfil olsun isterim

                        ille de solunca

 

Bilirsin sevdalı yürek karanfilcedir

Dağda

        şehirde

           güpegündüz sokak ortasında

               koparılır karanfiller dalından.

Ve acıların kanamasından

               alır rengini çoğu zaman

                    sevda çiçekleri yurdumda…

Doğa

Yılmaz Demir yeni yazdığı şiiri bizimle paylaştı.

20 yıldır zindanda olan Demir'in iletişim adresi:

YILMAZ DEMİR

F TİPİ KAPALI CEZEVİ B 29

HACILAR- KIRIKKALE

Kapatılmanın Patolojisi - Osmanlı'dan Günümüze Hapishanenin Tarihi

Türkiye 2000 yılından bu yana, F Tipi Hapishanelerin inşasıyla beraber, hapishaneler konusunda oldukça ciddi bir yeniden inşa sürecinin içerisindedir. Açılan, kapatılan ve yeniden düzenlenen hapishaneler ile birlikte mimari olarak yapısal bir dönüşüm gerçekleştirilmekte, koğuş esasına göre inşa edilmiş hapishaneler tasfiye edilirken "oda sistemi" hakim mimari tarz haline gelmektedir. Aynı süreçte, bu yeniden inşa sürecini anlamlandırmaya yardımcı olacak iki önemli gelişme daha yaşanmaktadır. Bunlardan ilki artan kriminalizasyon süreci ikincisi ise mahpus sayısında görülen artıştır.

KÜÇÜK GÜZEL BULUTTAN GÜZEL ÖYKÜ’YE SEVGİLER

           KÜÇÜK GÜZEL BULUTTAN GÜZEL ÖYKÜ’YE SEVGİLER

   Saat sekiz onbeş civarları. Çirkin demir kapının önünde sabırsızlıkla bekliyorum ki, gardiyanlar gelip dışarıdan üzerimize kapattıkları çirkin kapının asmalısından sürmelisine ve daha bilmem nesine değin üç-dört ayrı kilidini söküp kapıyı açsınlar da hemen havalandırmaya atayım kendimi!

"MELKİŞAHLI KADIN" Sinan Bülbül'den sarsıcı bir deneme

MELKİŞAHLI KADIN / SİNAN BÜLBÜL

Hüzün!

Tatlı bir hüzün sarmış yüzünü.

Pürüzsüz yüzün tatlı, sevimli. İnsan bakarken huzur buluyor.

Biraz tebessüm etsen her şey daha güzel olacak, ama yüzündeki hüzün ACI PELİN suyunu içen birinin yüzüne benzer.

Acıdan hüzün yüzüne oturmuş, tebessüm ise ebediyen dualarımda yükseliyor sana doğru ve zamanla tebessüm yok oldu, vadilerde, dağların kayalıklarında kayboldu.

Gülmekten korkmak!

Nedir gülmek?

Sende benim gibi yıllardır tebessüm etmek nedir bilmedin.

“Sus” dedi hüzün!

Aykan Erdemir'den 'C-84' Adlı Romana Mecliste Maketli Tanıtım

Aykan Erdemir'den 'C-84' Adlı Romana Maketli Tanıtım

CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, cezaevinde bulunan Hüseyin Edemir'in yazdığı 'C-84' adlı romanı Demir'in kartondan yapılmış maket resmiyle tanıttı.

HP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, cezaevinde bulunan Hüseyin Demir'in yazdığı 'C-84' adlı romanı Demir'in kartondan yapılmış maket resmiyle tanıttı.

20 Yıldır tutsak olan Seyit Oktay'dan yeni bir öykü: KATRE

KATRE

Eski zaman ahitlerinde “kadınlar bütün varlıklarıyla ağlar” diye yazıldığı için gözyaşlarına dair en güzel masalları onlar bilirdi.

Nazdar kavruk teninde açılmış asırlık hatların ellerinde yansımasını bulan kuraklığını gözlerinin bereket saçan rahşanıyla unutturuyordu. Torununu okşarken Kürdi bir ninni fısıldıyordu.

“Nene” dedi Alyel, “Bir daha anlatsana gözyaşı kardeşlerin masalını” Nazdar’ın çentikli dudakları Alyel’in alnında peygamber mührüne döndü. Sevgiydi peygamber mührü.

"F Tipi Hapishanelerden Öyküler: Korkma Kimse Yok"

l“Korkma Kimse Yok”, siyasi sebeplerle F tipi hapishanelerin, tek kişilik hücrelerinde müebbet hapse mahkûm edilmiş, 16 kişinin yazdığı öykülerden oluşan bir kitap. Kitabın editörleri Ayşegül Tözeren ve Sibel Öz arka kapak yazısında, kitabı şu cümlelerle anlatmışlar: “Bazen sadece bir kitap değildir elinizdeki. Tüm insanlık bir kitabın sayfaları arasına sıkışmış, kırk kapının ardından size bakmaktadır. Kırk kapı, kırkı da kilitli... Kilitleri kırıp kapıları açmak demektir bazen 'okumak'. O kapılar ardındaki insanlığa katılmak...

Tutsak yazar Seyit Oktay'dan KOBANÊ DESTANI

Seyit Oktay

KOBANÊ DESTANI

(Kan Güzü…)

Kan güzü, aşk güzü, azadi güzü, ceng güzü, direniş güzü hepsi eder Kobanê Güzü… Tanrım ne muhteşem direniyorlar Kobanê’de!

Gökyüzünde Kûrdi bir yağmur, ağaçlar sarı-turuncu yapraklar döküyor hiçte hüzün yok havada, kadınlı-erkekli bir direniş halayı var, alnından öpüyorlar güneşin, ne ateşten korkuyorlar ne de kızgın demirden.

“ARAMİ TABLETLERİ” VE SEYİT OKTAY

Haziran 2013’te Ar Yayınları tarafından okurlarıyla buluşan Seyit Oktay’ın "Arami Tabletleri"ni yeniden okumaya gereksinim duydum.

Seyit “Yiğit’in Destanı”nı yazarken Zümrüd-ü Anka gibi hangi duygu aralığında kanat çırptığını doğrusu bilmiyorum. Ancak dillendirdiği hikayelerde, ördüğü masallarda hakikate yakın eylediği düşte, kelime kelime, satır satır adeta günümüzü görünür kıldığı kanısındayım. Eli kanlı IŞİD çetelerinin tasvirini “Hükümran KAHHAR” tanıtmasıyla inceden inceye ilintilerken, olanı olmadan teşhir etmektedir.

4 Yıldır Tek Kişilik Hücrede Tutulan Zeynep Avcı'dan şiirler

not: resimlere tıklayınca görüntüyü büyütüp okuyabilirsiniz.

ZEYNEP AVCI HAKKINDA FÜSUN ERDOĞAN'IN BİR YAZISINI PAYLAŞIYORUZ

"Onu gözaltında taciz ve tecavüzlerin sık yaşandığı ve bu konuda kadın örgütlerinin yürüttüğü kampanyada gıyaben tanımıştım.

Zeynep de gözaltına alındığında tecavüze uğramıştı. Bu saldırıyı kamuoyuna açıklayan yürekli kadınlardan biriydi.

Tutuklanarak Gebze Hapishanesi'ne getirildiğimde karşılaştık Zeynep'le..."

Belki Bir Duyan Olur!

Tutsak Doktor Ayhan Kavak’tan kitap tanıtım yazısı: "ŞEKOK GÖLGESİNE DÜŞEN İZLER"

"ŞEKOK GÖLGESİNE DÜŞEN İZLER"

Derler ki nesir, öykü veya roman yazanlar iyi şiir yazamaz ama şairler iyi nesir, öykü, roman yazarlar. Bu sözün gerçekliğini Şair Mehmet Sait Yalçın yani Andok hewalimin yeni çıkan öykü kitabında teyit etmek mümkün.

Yazarın 2010 yılında "Sürgün Uçurumlar Çığlığı" adlı ilk şiir kitabı yayınlandı. Aslında bir nevi “legalize oldu” demek daha doğru bir tanımlama olacak. Zira tamamlanıp da yastık altında, zindan koşullarının zorunluluğunda “bekleme” de olan nice şiir dosyaları mevcut.

Tutsak Doktor Ayhan Kavak'ın Ezidiler için yazdığı ağıt

“Duyan var mı? Ağıtlar yükseliyor Şengal’de Yok! Bir tek “Yüreğini dağlara nakşedenler” duyuyor. Cana can, ölüme set olmaya, yardıma koşuyorlar kız ve erkek kardeşleri için.Dağları, taşları saran aleve can suyu niyetine Dabbet-ül Arz’a “dur” diyorlar, “dur”, “insan bunlar ey ucube” diye nidaya duran yiğitler kötülüğün yok ediciliğine engel olmaya, ilk elden açtıkları yaşam koridoruyla başlıyorlar. Ve bebesiyle bu koridordan geçen bir Ana vahşetin salyalı cellatlarından kurtulabiliyor.”

DAYE (ANA)

Hasta tutsaktan SOMA için şiir

    Soma Karalamalar

 

Ne  kurşun yarası göğüslerinde

ne de bir amansız şarapnel

kimisi on yedisinde

kimisi elli

doğmuş veya doğacak olan çocukların babaları

koyun koyuna ve hepsi baharında

yatıyor yan yana üç yüz bir can

üç yüz bir insan

ne bir cephe savaşında

ne bir deprem yıkıntısında

ne de bir veba salgınında

üç yüz bir can

bir kömür kuyusunda

hepsini birden

öldürdüler oracıkta

Tutsakların Karikatür dergisi Golik yeni sayısı çıktı

Tutsakların hapishanede yaptığı çizim ve karikatürlerden oluşan dergi GOLİK'in 8. sayısı çıktı.

isteme ve iletişim adresi:

ÖMER ÖZDURAK 1 NO'LU F TİPİ C.İK. C-5 PTT CEZAEVİ ŞUBESİ İZMİT- KOCAELİ

veya

FERAT BOĞATEKİN ZAFER MAH. CENGİZ HAN SK. ÖZTÜRK APT. NO: 26/ O 11 YENİBOSNA- İSTANBUL

TEL: 05439658077

[email protected]

 

Sayfalar