Bakırköy

Bakırköy Hapishanesinde İlk Günler..

" Evet artık tutsaktım...Kapı açılıp içeri girdiğimde karşımda birbirinden güzel, gülüşlerinde özgürlük kokan 11 kadınla karşılaştım. B4 koğuşu düşündüğümden daha da büyük bir yerdi. 24 kadının kalabileceği büyüklükte. Şu an benimle birlikte 12 kadın olduk. Burada farklı siyasetlerden kadın arkadaşlar var... Buraya gelince aslında "Dışarı ile içerinin ne farkı var?" diye düşündüm... Nerede daha çok tutsağız?"

Gülhanım Aslandoğan

Yalınayak: "Dört Duvar Arasında Çocuk Olmak"

Hatırlar mısınız “Bu yemek bitmeden sokağa çıkmak yok” diyen annenizin tatlı-sert kızışlarını? Ya da “Ödevlerini bitir, ondan sonra sokağa oyun oynamaya çıkarsın” tembihlerini? Çocukken annelerimizin bu tavırlarına epey sinirlenir, dışarı çıkabilmenin önkoşullarını yerine getirir getirmez, özgürlüğe koşardık evin merdivenlerinden.

Mahpusane mektubudur - İçi yanıktır

Gazetedeki posta kutusuna elinizi uzattığınızda dergi, broşür, kitap, mektup kalabalığının içinde onları hemen tanır, ayırt edersiniz: “Mahpusane mektubu”durlar.
Çok eski günlerde masum aşk mektuplarının ucu “Senin için yanıp tutuşuyorum” anlamında hafiften yakılırdı. “Ah yine yakmış yar mektubun ucunu” diye türküleri bile vardır.
Mahpusane mektubunun ucu yakılmaz. Ama bilen bilir, "içi" yanıktır…

Hapis 30 Meslektaşımızın Yeni Yılını Kitapla Kutluyoruz; Siz?

Önümüzde 20 günde bir değişiklik olmazsa 30 gazeteci 2016 yılına hapishanede girecek.

bianet olarak hapis gazeteci arkadaşlarımıza yeni yıl hediyesi olarak kitap göndermeyi düşündük. bianet'e 2015 boyunca yayınevlerinin bize yolladıkları kitapları derleyip paketledik.

İşin kolay yanı buydu. Sonrasında zor kısım başladı. Şu an kaç gazeteci hapisteydi ve adresleri neydi?

Can Dündar ve Erdem Gül ilk değil: BU ÜLKEDE YÜZLERCE GAZETECİ ZİNDANLARA TIKILDI

Bu ülkede yüzlerce gazeteci zindanlara tıkılırken 50’den fazlası da katledildi.

Can Dündar ve Erdem Gül ilk değildi.

1922’de Ali Kemal’le başladı gazetecilere yönelik yargısız infazlar, 1980’de Ümit Kaftancıoğlu’yla, 1990’da Turan Dursun’la, 1992'de Musa Anter, 1993’te Uğur Mumcu ve Ferhat Tepe ile devam etti. 1996’da Metin Göktepe işkencede katledildi. Sonra Hrant Dink. AKP iktidarında büyük çoğunluğu Kürt olan yüzlerce gazeteci hapse atıldı. en son 2014'te gazeteci Kadri Bağdu katledildi.

Hasta tutsak Fatma Tokmak’ın tedavisi savaş konseptine takıldı

27 Eylül 2015  -İSTANBUL 
"Her ay iğne olmak için hastaneye götürülen Tokmak, iki hafta önce hastaneye giderken ellerinin göğüs hizasında kalacak şekilde sıkıca kelepçelendiğini ve öylece ring araca bindirildiğini anlattı. Tokmak, “Kelepçeleri öyle bir sıktılar ki ellerim kan topladı. Samatya Devlet Hastanesine getirildiğimde bir asker ordusuyla doktor muayene odasına sokuldum."

KOMUTANLAR TEDAVİLERİ ENGELLİYOR!

Sayfalar