Bakırköy

Mahpus Kadınlara 8 Mart Kutlaması

Mahpus kadınların 8 Mart Kadınlar Günü'nü kutlamak için Bakırköy Cezaevi’ne giden ÇHD’li avukatlar, tutuklu kadın avukatları ziyaret etti. Bakırköy’de biri KCK ikisi DHKP-C davasından üç tutuklu kadın avukat bulunuyor.
 
Bakırköy Kadın Cezaevi önünde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için basın açıklaması yapıldı. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi’nin açıklamanın ardından, tutuklu kadın avukatlar ziyaret edildi.

Adli Tıp'ın unutkanlığı bir cana mal olacak

Hasta tutukluların tahliyesi için formüller düşünülürken, cezaevinde üç hastalığa birden yakalanan Hasan Kaçar, bir resmi ‘unutkanlığın’ kurbanı olmak üzere... Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından art arda verilen iki ayrı raporda, “Cezasının infazının altı ay ertelenmesi uygundur” denildiği, fakat “Tek başına yaşamını idame ettiremez” cümlesinin yazılması unutulduğu için, Kaçar tahliye edilmiyor.

Hareket edemiyor

Hasta tutsak sorunu zirvede

Özgür basın geleneğine bağlı medya kuruluşları olarak içerideki hasta tutsakların sorunlarını sürekli gündemde tutmaya çalışıyoruz. Biraz da bu yüzden olsa gerek, hasta tutsaklar başta Adalet Bakanlığı ve insan hakları kuruluşları olmak üzere esas başvurmaları gereken yerler yerine, öncelikle bize mektup göndermeyi yeğliyorlar. Bizler, bu mektupları öncelikle Dicle Haber Ajansı üzerinden haber yapmaya çalışıyoruz. Buradan Stêrk TV, Med Nûce, Özgür Gündem, Azadiya Welat ve Evrensel gazeteleri başta olmak üzere, kimi televizyonlar ve gazeteler alarak, haber yapıyorlar.

ÖZGÜR VE LORİN BEBEĞİN HAPİSHANEDE İŞİ NE… YA EKİN ŞİNAR…

Görülmüştür ekibinin web sitesinde ve sosyal paylaşım ağlarında yeni bir imza kampanyası var.  Kampanya metni şöyle başlıyor: “Mülkiye Demir Kılınç ismi size bir şey anımsatıyor mu bilmiyorum ama son zamanlarda ‘ikiz bebekleriyle hapse girecek bir anne’den bahsedildiğini duymuş olabilirsiniz…”

Özgür ve Lorin Cezaevinde Büyümesin!

Ben Mülkiye Demir Kılınç. Eğer bir mucize olmazsa, 19 Mayıs 2014’te ikiz bebeklerim Özgür ve Lorin’le beraber cezaevine gireceğim.

Sebebi ise, kitaplara konu olacak kadar trajikomik ama bir o kadar gerçek.

Satış temsilcisi olarak çalıştığım Mezopotamya Kültür Merkezi’nde her zamanki gibi kitap sattığım bir günde hayatım karardı.

Kabus, kitapları sattığım kişinin polis tarafından yakalanıp ‘’kaçakçılık ve terör örgütüne üyelikle’’ suçlanmasıyla başladı. Ben de sırf bu kişiye kitap satışı yaptığım için kaçakçılıkla suçlandım.

Ağır hasta tutsak Tuğrul'un durumu kötüleşti

Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan ağır hasta tutsak Salih Tuğrul'un sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine Amed'e sevk edildiği öğrenildi.

"Cezaevinde kalamaz" raporuna rağmen savcılığın "Tehlikeli" görerek, tahliye edilmeyen PKK'li tutsak Salih Tuğrul'un sağlık durumunun kötüleştiği bildirildi. Tuğrul'un kaldığı Siirt E Tipi Kapalı Cezaevi'nden sağlık durumunun kötüleşmesi nedeniyle sabah saatlerinde Dicle Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildiği öğrenildi. 

VÜCUT REFLEKSLERİNİ KAYBEDEN TUĞRUL 'TEHLİKELİ' GÖRÜLDÜ

Tam Zamanında: Sözde Terörist

Gerçeklerin her zaman inatçı ve devrimci olduğuna duyduğum inanç nedeniyle Erdoğan’ın “İçeride günahsız yatan çok kişi var” sözünü kaydetmiştim.

Geçenlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Malezya gezisinde yaptığı konuşmada geçen “İçeride günahsız yatan çok kişi var” cümlesini lazım olur diye küçük bir kâğıt parçasına not etmiştim.

Bu sabah kısa bir süre önce okuduğum İsmail Saymaz’ın Sözde Terörist kitabının tanıtımını yazmak için masama oturduğumda Erdoğan’ın bu sözü aklıma geldi.

Sayfalar