Deli Dalgalar İnisiyatifi

"Korkma, İçeride Naif ve Güzel İnsanlar Var"

“Korkma Kimse Yok” kitabının önsözü “bazen sadece bir kitap değildir elinizdeki…” diye açılıyor. Kitabı okuduktan sonra anlıyorsunuz ki, okuyucuyu içerideki yazılar konusunda tedbirli olmaya çağıran bu girizgah da yardımcı olmuyor size. Önceleri uzaktan takip ettiğim tanımak istediğim ve kısa zamanda tanıyıp, çok sevdiğim naif ve güzel insan Sibel Öz ile bu röportajı çok uzun bir sürede, evinin kah mutfağında kah bahçesinde gerçekleştirdik. Okuyunca fark edeceğiniz gibi konuştuğumuz konuların ağırlığını çay, kahve, sigara molaları ve kahkahalarımızla kırdık.

Postahanede Başıma Gelenler ve Mahpus Mektupları!

Dün postahanede başıma gelen bir olayı anlatacağım. Ama önce biraz geriye gideyim. Sanırım geçen yıldı. Elimde 100 kadar kartpostal, postanede sıraya girmiştim. Sıra derken izdihamdan söz ediyorum. Bir de memlekette sıraya girme, başkasının sırasına saygı gösterme kültürü olmadığı için her defasında geriliyorum. “Hanfendi sıra benim, kardeş sen sonra geldin.”, “Ha öyle mi pardon.” falan. Aynı soruna dolmuş kuyruklarında da tanık oluyorum.

Hasta tutsak sorunu zirvede

Özgür basın geleneğine bağlı medya kuruluşları olarak içerideki hasta tutsakların sorunlarını sürekli gündemde tutmaya çalışıyoruz. Biraz da bu yüzden olsa gerek, hasta tutsaklar başta Adalet Bakanlığı ve insan hakları kuruluşları olmak üzere esas başvurmaları gereken yerler yerine, öncelikle bize mektup göndermeyi yeğliyorlar. Bizler, bu mektupları öncelikle Dicle Haber Ajansı üzerinden haber yapmaya çalışıyoruz. Buradan Stêrk TV, Med Nûce, Özgür Gündem, Azadiya Welat ve Evrensel gazeteleri başta olmak üzere, kimi televizyonlar ve gazeteler alarak, haber yapıyorlar.