Dersim

OHAL‘in cezaevlerindeki özeti: Anne ağlama, vaktimiz az

Elazığ Cezaevi'nde telefon ve mektup hakkının kısıtlanması nedeniyle tutuklular yakınları ile hasret gideremiyor.

Cezaevlerinde yaşanan mağduriyetler, her geçen dün daha da büyüyor. Elazığ E Tipi Cezaevi’nde haftalık 10 dakikalık telefonla görüşme hakkı, iki haftada 10 dakikaya düşürüldü. Üstelik cezaevinde yaşanan mağduriyet bununla da sınırlı değil. Tutukluların avukatlarla görüşmesi engelleniyor. Görüştürülseler dahi kamera ile her konuşmaları kayıt altına alınıyor. Kitap okumaları ve mektup yazma hakları engelleniyor.

DBP Tunceli İl Eş Başkanı Ergin Doğru’nun Tutsaklığı

Emekli öğretmen ve araştırmacı yazar Mustafa Elveren'in "dışarıdan içeri" mektubunu aşağıda paylaşıyoruz.

Daha önce de cezaevlerinde tutsak olan tanıdığım başka yazarlarla ilgili bu tür yazılar yazmıştım. Örneğin; Maraş katliamı ile ilgi yazıları ve kitapları bulunan Sayın Aziz Tunç, çeşitli gazete ve internet sitelerinde yazan HDP Urfa aday adayı Mehmet Serhat Polatsoy, Tümbelsen eski Kadın Sekreteri Güler Elveren…

Bu defa Dersim sevdalısı olan Ergin Doğru’yu yazmaya çalışacağım.

Can Dündar ve Erdem Gül ilk değil: BU ÜLKEDE YÜZLERCE GAZETECİ ZİNDANLARA TIKILDI

Bu ülkede yüzlerce gazeteci zindanlara tıkılırken 50’den fazlası da katledildi.

Can Dündar ve Erdem Gül ilk değildi.

1922’de Ali Kemal’le başladı gazetecilere yönelik yargısız infazlar, 1980’de Ümit Kaftancıoğlu’yla, 1990’da Turan Dursun’la, 1992'de Musa Anter, 1993’te Uğur Mumcu ve Ferhat Tepe ile devam etti. 1996’da Metin Göktepe işkencede katledildi. Sonra Hrant Dink. AKP iktidarında büyük çoğunluğu Kürt olan yüzlerce gazeteci hapse atıldı. en son 2014'te gazeteci Kadri Bağdu katledildi.

Cezaevinden bir tabut daha çıkmasın

İHD ve TUHAD-FED öncülüğünde bir araya gelen insan hakları savunucuları, cezaevlerinde 282’si ağır, 721 hasta tutsak bulunduğuna dikkat çekerek, AKP hükümetinin hasta tutsakları derhal serbest bırakması istendi

İHD ve TUHAD-FED öncülüğündün İzmir, Amed, Dersim, Mêrdîn (Mardin), Erzerom (Erzurum), Sêrt (Siirt), Riha (Urfa), Hatay, Wan (Van), Mûş (Muş), Mersin ve Adana’da düzenlenen eylemlerde, cezaevlerinde 282’si ağır, 721 hasta tutsak bulunduğuna dikkat çekilerek, AKP hükümetinin hasta tutsakları derhal serberst bırakması istendi

Özel yetkili mahkemeler kapatıldı

Adı Kamil Şen, 22 aydır siyasi tutuklu. 13 Şubat 2012 günü, tam 15 yıl hapis cezası aldı. Tutuklu bulunduğu dönemde dört cezaevi gördü. En son olarak Ankara’daki Sincan Çocuk Cezaevi’nden, İstanbul’daki Maltepe Çocuk Cezaevi’ne sürgün edildi. Bulunduğu yerde, sadece kendisi siyasi olduğu için tek başına bir odada kalıyor. 4 ay sonra 18 yaşını dolduracak ve o zaman da büyüklerin kaldığı cezaevlerinden birine sürgün edilecek. Dahası her sürgün edilişinde, askerlerin tartaklamasına maruz kalıyor. Diyeceksiniz, ‘güvenlik’ güçleri, içeridekiler kötü davranıyor da, dışarılara iyi davranıyor?

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi'nden eylem

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi: “İçeriden bir tabut daha çıkarsa köşklerini başlarına yıkarız!”

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi (HMÖİ) bugün gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla hapishanede kalp krizi geçiren ve doktor ya da ambulans olmadığı için hayatanı kaybeden Aram Akyüz’ü andı, tüm hasta tutsaklara özgürlük istedi.

Sayılardan 17, Gerçek Hayatta Kaç Eder?

Ne kadar acı vericidir, değil mi? Her rakamı hüzünle anmak.Gelir boğazına düğümlenir…

8…boyu kadar bombalarla katledilen Ceylan Önkol’un yaşıdır.

13…Uğur Kaymaz’ın bedenine sıkılan kurşun sayısı…19 Ali İsmail’in yaşını anımsatır bizlere…

33 deyince Van, 34 deyince Roboski, 35 deyince Sivas, 38 deyince Dersim…hatıralarımızda canlanır.

Her rakama bir katliam düşen coğrafyada 17 ise Devletin Gezi Direnişine biçtiği yıl sayısı…Yani katletmeye sokaklardan başlayanlar Direniş esirlerine gelene kadar Hukuk’u da katletmişler.

Sayfalar