Kocaeli

Kelebekler ve Meşe Yaprakları

Bazen bir mektup gelir.

Dolar içeriye zarfı açar açmaz Akdeniz. Dalgalarıyla, kuşlarıyla, gemileriyle, tuz kokusuyla ve kıyılarında uçurtma uçuran çocuklarıyla. Durmaz, duramaz karışırız dalgasına, kuşuna, tuz kokusuna, karışırız uçurtma uçuran çocukların arasına. O an bir daha hiç büyümediğimizi; hiç büyümediğimizi ve hala çocuk olduğumuzu hem de yirmi beşinde ya da ellisinde… Çocuğuz işte ellerimizde rengârenk uçurtma ipleri Akdeniz kıyılarında…

Bazen bir mektup gelir ve haftalarca Ak-Deniz kokar hücre!..

Bazen bir mektup gelir.

“Bu işyerinde işkence var”... İyi ki darbe olmadı memlekette...

 

“Bu işyerinde işkence var”

Bu söz belki de en çok Manisalı gençler davasından tanıdık gelir. 1996’da Manisa Emniyet Müdürlüğü’nün kapısına asılmıştı.

2016’da da hapishanelerden haber aldıkça sık sık bu sözü hatırlıyorum.

En çok da “Silivri’de işkence görenlerin inleme sesinden geceleri uyunmuyormuş” dendikçe. Çünkü OHAL en çok ‘içeride’ hissedildi.

Bebekler Bile Çırılçıplak Aranmaya Başlandı... Gelişmeler Korkunç...

 

"Gittikçe insanlık onurunun yok edilmeye çalışıldığı yerler"

TUAD, ÖHD ve ÖDAV üyesi avukatlardan oluşan cezaevi izleme komisyonunun darbe girişiminin ardından cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları rapor, hak ihlallerinin korkunç boyutlara ulaştığını gözler önüne serdi. Örneklerle paylaşılan baskı ve ihlaller üzerinden cezaevleri için "Gittikçe insanlık onurunun yok edilmeye çalışıldığı yerler" tanımlanması yapıldı.

Selvi Kalen 22 Yıldır İçeride ve Yaşamının 30 Yılını Orada Doldurmak Zorunda

"Mapus olunca her şeyi o kadar çok biriktiriyorsun ki. Ben bazen o duygu sağnağı, o özlemler furyası, o özgürlük tutkusu derken nefesimin yetmediğini hissediyorum. Doğa, toprak, çiçek, böcek her şeye özlem var da, geçmişe ve geleceğe özlem hepsinden daha ağır basıyor bende fark ettim..

Selvi Kalen

M Tipi Cezaevi C-8

Tutsak Çizer Özlem Özdemir'den Mektup Var

Geri geri gidiyoruz; son durak 12 Eylül 1980’ler... Çiçeklerimizi aldılar önce. Hani şu zindanda çay demi ile yaratılan toprakta yeşertilen çeçeklerimizi... Kovalar, leğen, çekpaslar; onların başına gelenleri ve gelecek olanları saymıyorum artık.

Özlem ÖZDEMİR 

Kadın Kapalı Cezaevi B- 30 

Gebze/KOCAELİ

***

Güzel yürekli dostum, Atilla Atala merhaba,

Sayfalar