Oltu

Oltu T Tipi Cezaevi ve Yeni Sürgün Adresleri

Yaklaşık 19 aydır tutuklu bulunan Mehmet Emin İpek, daha önce bulunduğu Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde açlık grevine katıldığı gerekçesiyle Oltu T Tipi Cezaevi’ne sürgün edildi. Oysa mahkemesi Diyarbakır’da sürüyordu. Nitekim ilk duruşmasına SEGBİS aracılığıyla katıldı. Bu duruşmada, iletişim sağlıklı olmadığı için duruşma için Diyarbakır’a götürülmesini istedi. Mahkeme heyeti de bu yönde karar verdi; ancak Oltu Savcılığı, can güvenliğini gerekçe göstererek M. Emin İpek’i Diyarbakır’a götürmeyi reddetti.

Can Dündar ve Erdem Gül ilk değil: BU ÜLKEDE YÜZLERCE GAZETECİ ZİNDANLARA TIKILDI

Bu ülkede yüzlerce gazeteci zindanlara tıkılırken 50’den fazlası da katledildi.

Can Dündar ve Erdem Gül ilk değildi.

1922’de Ali Kemal’le başladı gazetecilere yönelik yargısız infazlar, 1980’de Ümit Kaftancıoğlu’yla, 1990’da Turan Dursun’la, 1992'de Musa Anter, 1993’te Uğur Mumcu ve Ferhat Tepe ile devam etti. 1996’da Metin Göktepe işkencede katledildi. Sonra Hrant Dink. AKP iktidarında büyük çoğunluğu Kürt olan yüzlerce gazeteci hapse atıldı. en son 2014'te gazeteci Kadri Bağdu katledildi.

Tuhaf şeyler!

Ömer Utan, aldığı 17 yıl hapis cezası nedeniyle Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde, 4 yıldır yatıyordu. Ancak Yargıtay, okurumuzun aldığı cezanın örgüt üyeliği kısmını bozup, diğerlerini onaylayınca, cezaevi yönetimi, “Sen örgüt üyesi değilmişsin; o nedenle seni burada tutamayız” deyip, kendisini Kandıra 1 No’lu T Tipi Cezaevi’ne sürgün etmişler. Okurumuzun itirazı üzerine, yeniden kaldığı F Tipi Cezaevi’ne geri gelemese de, orada konulduğu adlilerin bulunduğu ilk koğuştan, yurtseverlerin bulunduğu bir koğuşa geçebilmiş.

Sorunlar çözülmüyor

Oltu T Tipi Cezaevi’ndeki kadın tutsakların tedavi hakları engelleniyor. Son 9 aydır, bu cezaevinde bulunan kadın tutsaklar, sevk edilerek gittikleri hastanede doktorlar, hastaların kelepçelerinin çıkarılmadan tedavi etmeye çalışıyorlar. Kelepçeli tedaviyi kabul etmeyen kadın tutsaklara doktorlar şöyle diyormuş: “Ağzın çok laf yapıyor; Kime şikayet edersen et, Kim yaparsa yapsın, ben tedavi etmem!” Oysa kelepçeyi çıkarmadan tedavi etmek isteyen doktorlar görevi kötüye kullanma suçu işlemektedir!

Trajik ama komik değil!

Batman’da 1995 yılında bir eylem gerçekleştiriliyor. Bu olayda tutuklanan biri, Hüseyin Özer’in üzerine ifade veriyor. Özer, 11 yıl sonra, yani 2006’da gözaltına alınıp, tutuklanıyor. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Hüseyin Özer, ilk duruşmada tahliye ediliyor, ikinci duruşmada ise beraat kararı alıyor.

Talepler makul, idare duvar!

Bandırma M Tipi Cezaevi’nde bulunan 8 okurumuz, aynı cezaevi kampusunda ve sadece 50 metre uzaklıkta bulunan T Tipi Cezaevi’ne geçmek istiyorlar. Ancak bu talepleri, beş aydır, ısrarla kabul edilmiyor. M Tipi Cezaevi’nde yasalardan ve kararnamelerden kaynaklı haklarını yerine getirilmezken, bu hakların kullanılabildiği yan taraftaki cezaevine sevk isteklerinin ısrarla kabul edilmemesi üzerine, okurlarımız çeşitli demokratik direnişlerde bulundular ve talepleri kabul edilmezse, yeniden direnişe geçecekler.

Seçim süreci yoğunluğu

Seçim kampanyası sürecinde son üç haftaya giriyoruz. Artık, seçim haberlerimiz ve seçim izlenimleri, neredeyse tüm sayfalara yayılmakta. Bu yüzden, 30 Mart’a kadar, sayfa dağılımında köklü değişiklikler yapmak zorunda kaldık. Sağlık, din, forum ve içeriden gibi kimi sayfalarımız, bu yüzden, şimdilik askıya alındı. Okurlarımızın bu durumu anlayışla karşılayacağını umuyoruz.

Başlık bulamadım!

Kocaeli’deki Kandıra 2 nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan Cemal Yılmaz, beş yıl önce karaciğer nakli olmuş. Bu nedenle, organ nakli bölümü olan tam teşekküllü bir hastanede sağlık durumunun takip edilmesi gerekiyor. Daha önce, Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kontrolleri yapılıyordu. Oradaki ilgili doktor ayrıldığı için, bu sefer başka doktorun kontrolü altına girdi ve değişik testler yapıldı. Ardından yeniden rahatsız olması üzerine gittiği hastanede herhangi bir test yapılmadan böylesi şeylerin olabileceği belirtilerek, geri gönderildi.

Sağlık sorunları bitmiyor

Elbistan E Tipi Cezaevi’ndeki okurlarımız, kelepçeli tedaviyi kabul etmedikleri için hastaneye gitmeyi reddediyorlar. Ancak durumları ağır olanları, arkadaşları hastaneye gitmesi için ikna ediyor. İyi de ediyorlar. Böylesi bir tavır yüzünden, ağır hastalardan birinin içeride ölmesi, hepimizi çok üzer. Bu cezaevinde Gökhan Gökmen’in boğazında burundan uzayıp gelen bir et var. İki yıldır ameliyat olması gerekiyor; ancak yapılmamış. Dışarıda iken açık kalp ameliyatı olan Nuri Yeşil, şimdi de içeride guatr hastalığına yakalandı.

Sayfalar