Zeliha Bulut

32 Yıllık Tutsak Yazdı: Elimizdeki olanakları kısıp durmasalar!

“Önce temizlik malzemelerini topladılar, ardından yazın 8:30 – 9:00'a kadar uzayan havalandırma saatini 6:30'a çektiler. Şimdi 2-2,5 saat akşam hücre sıcağına mahkum etmiş oldu bakanlık. Çatı boşluğu olmayınca, çatılarda teneke olunca hücre içi sauna gibi oluyor. Bunlara şimdi de kitaplarımızı toplama eklendi. 10 veya 20 kitap-dergi bırakıp gerisini alacağız, ailelerinize yollayın dediler. Kabullenilecek bir şey değil bizler için gerçekten.”

Hasan Gülbahar, 2 No'lu F tipi Hapishane. Tekirdağ

KUŞLAR BİLE TEDİRGİNKEN

“Taşınmayı biliriz hepimiz. Eşyaları kolilemek günler alır. Yeni eve, semte-komşulara ısınmak-alışmak! Belki aylar. Hapishanelerde taşınmak! Bir an şöyle çırılçıplak bilmediğiniz bir şehirde sokağa çıktığınızı tasavvur edin. Hem çıplaksınız, hem de bilmediğiniz bir şehirde. Yanınızda hiçbir eşyanız yok, giysileriniz bile. Öyle bir hal bile, bir tutsağın apansız sürülmesinden daha iyidir. ‘Betimleme Sanatı’ değil bu, bizzat kendi tecrübelerimden biliyorum! ‘TAŞINDI’, değil de ‘SÜRÜLDÜ’ denmesinin sebebi budur.”

HAPİSHANELERDE BASKILAR NEDEN ARTIYOR

2015 Yılının sonunda, Görülmüştür Ekibi olarak “Hapishanelerde Savaş Konsepti Uygulanmaya Başlandı” diyerek basına ve kamuoyuna açıklama yapmıştık. Aradan geçen 4 ay zarfında önce münferit gibi başlayan “savaş konsepti” giderek tüm hapishanelere sıçradı. Daha açık ifadeyle Sol, Sosyalist ve Kürt Yurtsever Tutsaklara yönelik baskı, fiziki ve psikolojik işkence yaygınlaştı, kazanılmış haklarda kısıtlamalar görülmeye başlandı.

Elbette bu durum AKP hükümetinin dışarıda muhaliflere uyguladığı baskıdan, yeni yeni hak gasplarından, ihlallerden bağımsız değil.

Sincan Kadın Hapishanesi'nden Mektup Var: "Askerler muayenehaneden çıkmıyor".

"Burada, ‘askerin muayene mahallinden çıkmama’ dayatması oluyor. Geçtiğimiz hafta ben gitmiştim Kadın Doğum’a. Asker çıkmadı. Doktor çıkmasını istedi, kadın subay çıkmayacağını belirtti, protesto ettim. 'Tedavi  hakkımız engellenemez' diye. Kadın subay beni iterek: 'Terbiyesiz, burası hastahane, hastalar var. Bağırarak insanları rahatsız etme! Şuna bak, hasta olsan böyle slogan atar mıydın' deyip durdu."

"Şair Kapıları"na atfen Sincan Hapishanesi'nde yazılmıştır

Bu şiir Adil Okay’ın "Şair Kapıları"na atfen; 10 Nisan 2015 tarihinde Sincan Hapishanesi'nde yazılmıştır.

 

KAPILARA

                               Kapılar hep içe açılıyor

                               dışarıya değil.

                               Bazısı süslü

             bazısı değil.

                 Oymalı da, işlemeli de olsa

                        kapı işte.

                                      Kapanınca,

                                  kilit yerine oturuyor.

HASTA TUTSAK AYNUR’UN YEŞİL YAPRAĞI

Aynur Epli, “Özgürlük ve Eşitlik” talebini yüksek sesle söylediği için 18 yıldır zindanda. İçeride büyümüş deyim yerindeyse. El yordamıyla yön tayin etmeye çalışmış. Daracık hücresinde eline geçen kitapları okumuş. Günde birkaç saat gökyüzüne bakma imkânı olmuş. Beraber olduğu koğuş-hücre arkadaşlarıyla paylaşmaya çalışmış bildiklerini.

Sayfalar