19 yaşındaki Pınar Birkoç'tan mektup: 2 yıl ziyaret yasağım hazır beni bekliyor

Tarih: 
Cumartesi, 7 Nisan, 2018

Gençlik Federasyonu’na yapılan operasyonda gözaltına alınarak tutuklanan 19 yaşındaki Pınar Birkoç, gazetemize yazdığı mektubunda cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti.

***

Gençlik Federasyonu’na yapılan operasyonda gözaltına alınarak tutuklanan 19 yaşındaki Pınar Birkoç, gazetemize yazdığı mektubunda cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti.

Düzce Cezaevi’nden mektup gönderen Birkoç, 1 yılı aşkın süredir tutuklu olduğunu anımsatarak “Ülkemizde OHAL’in ilanından sonra hem dışarıda, hem de hapishanede birçok keyfi uygulama aldı başını gidiyor. Cemaati bahane ederek her fırsatta kendisine muhalif olan insanlara saldırıyorlar. Ben de bu saldırılardan payıma düşeni aldım” diye yazdı.

19 yaşında olduğunu ve liseyi bitiremediğini anlatan Birkoç, 23 Ekim’de bir anda kaldığı hücrenin basıldığını ve Silivri Cezaevi’nden Düzce Cezaevi’ne iki arkadaşıyla birlikte sürgün edildiğini anlattı.

Birkoç, mektubunda özetle şu ifadelere yer verdi: “Dışarıda gezmeye fırsat bulamadığım güzel Anadolumuzu hapishanelerde geziyorum. Silivri’de başlayan keyfi uygulamalar da burada halen devam ediyor. Kargo yoluyla ailelerimizin yolladığı kitapları alamıyoruz. Kantinden para ile almamız dayatılıyor. Bu hukuksuzluğa karşı çıktığımız zaman her gün hakkımızda tutanak tutuluyor. Şu an yaklaşık 2 yıl ziyaret yasağım hazır beni bekliyor. Bizler muhalif olduğumuz için halka gerçekleri anlattığımız için tutsaklıkla terbiye etmeye çalışıyorlar. Tüm bu keyfi uygulamalar yetmiyormuş gibi şimdi de gündemde tek tip elbise var. Tek tip elbise ile düşüncelerimizden, siyasi kimliğimizden, onurumuzdan vazgeçmemiz dayatılıyor. 12 Eylül’den bu yana tutsakların düşüncelerini, siyasi kimliklerini teslim alabilmek için onurlarını çiğnemek için her yolu deniyorlar. 1980’lerde başarıya ulaşamadıkları tek tip elbise uygulamasını yeniden ısıtıp önümüze koyuyorlar. Biz asla terbiye olmayacağız. Sonuna kadar düşüncelerimizi, onurumuzu, siyasi kimliğimizi savunacağız, teslim etmeyeceğiz.”