22 Yıldır Tutsak Olan Cebrail Çakto'dan mektup var

Tarih: 
Çarşamba, 16 Kasım, 2016

... özlem demiştim geceye dokunan sesimle

özlem, gece ve mavi, şafak mavisi

geceye uzak, sabaha yakın şafak mavisi

dedim sonra kendim mavisine seni

çiçeklenen düşüm ve fesleğen kokusunda

büyüyen özlemim...

 

CEBRAİL ÇAKTO 1 Nolu F Tipi hapishanesi  C-77  TEKİRDAĞ

 

 

“Darbe oyunundan sonra geliştirilen süreç devam ediyor. Bize masayı yeni verdiler. Dört ay boyunca altı kişi, dört kişilik masada yemeğimizi yedik. Hâlâ üç kişi yerde yatıyoruz. Diğer faaliyetlere daha çıkarılmadık. Bu bize yansıyanlar, dışarıda durumlar daha kötü gidiyor. “

 

31.10.2016

Merhaba değerli dost...

Yüreğimizin olağanca sıcaklığıyla kucak dolusu selam, sevgi ve saygılarımızı gönderir; yaşamınızda sağlık, çalışmalarınızda sonsuz başarılar temenni ederiz. Dileriz her zaman olduğu gibi sağlığınız yerindedir.

1 Eylül Dünya Barış Günü mesajını ve kartları aldım; yüreğine sağlık, mesaj güzel olmuş. Mücadelenin daha da etkinleşmesi, yaşanan tüm sorunlara karşı duyarlılığın gösterilmesi açısından önemli noktalara değinmişsiniz. Gelinen aşamada bir konuya odaklanıp kalmak, ilerleme kaydetme noktasında çok bir yarar sağlamıyor. Sermaye küreselleşince sorunlar da küresel boyut kazanıyor. Kimse artık sorunlar arasında ayrım yapma lüksüne sahip değil. Zira yaşananlar herkesi ilgilendiriyor, herkesin geleceğini ilgilendiriyor.

Maalesef gelinen aşamayı dikkate aldığımızda, belirttiğiniz konulara yeterince duyarlılık gösterilmediği görülüyor. Keza bu sorunları yaratanlar daha feci sonuçlar doğurabilecek politikaları çekinmeden pratiğe koyuyorlar. Sürekli suni gündemler yaratarak halkın gerçeği görmesini engellemek için, adeta boyalı basın aracılığıyla kalın bir bariyer oluşturmuşlar. Bu çılgınlığın boyutlarının nereye varacağı belli değil. Zira karşıda gerçek anlamda sorunların farkında olan bir yapı yok. Tamamen kaostan beslenen, hırstan gözlerinin önüne kalın bir perde çekilmiş, bedenen gelişmiş, kafa yapısıyla 18. yüzyılda yaşayan, türünün son örneği karşıda duruyor. Ee basın da kendisi gibi. Kişisel çıkarları doğrultusunda önüne çıkan her engeli, hiçbir etik kural dinlemeden ortadan kaldırıyorlar. Her gün bunun onlarca örnekleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Dünya siyasi tarihine bakıldığında bunun bir benzerini bulmak imkânsız. Çünkü bütün kapitalist ülkelerde kendi çıkarlarını düşündükleri kadar, o çıkarları koruyabilecek kendilerince sağlıklı bir yapıyı da düşünüp o doğrultuda hareket edildiği görülür. Öyle görünüyor ki Avrupa’nın Osmanlı yakıştırması bunlarda hayat bulmaya başlamış. Sonlarının aynı olması halklar açısından büyük bir felaket olur. Gelinen aşamada; emperyalist güçlerin çıkarları doğrultusunda şekillendirmek istediği Ortadoğu, kardeş kavgasının tohumlarını taşıyor. Türk-Kürt kavgasının her iki tarafa da bir şey kazandırmayacağı açık gözüküyor. Bu kavgayı körükleyecek her adım, ABD ve müttefiklerinin değirmenine su taşımaktan başka bir şeye yaramaz. Onların istediği kukla iktidarlar kurup birbirleriyle çatıştırıp gerçek amaçlarından uzaklaştırarak kendi çıkarlarını sağlama amacı güdüyor.

Evet, (…)Her zamankinden çok farkında olmaya, farkındalık yaratmaya ihtiyacımız var. Yarınlarımızı karanlığa gömmek isteyenlerin önünde dik durmak için; Kürdistan’da, Suriye’de, Irak’ta akan oluk oluk kanı durdurmak için; kışın başlamasına az bir süre kala çadırlarda kışı geçirip açlığa ve dondurucu soğuğa karşı yaşam mücadelesi verenler için; umut yolculuğuna çıkıp denizde mahsur kalanların sesine ses vermek için sesimizi her alana yükseltmeliyiz.

Değerli dost, bizden taraf değişen pek bir şey yok. Darbe oyunundan sonra geliştirilen süreç devam ediyor. Bize masayı yeni verdiler. Dört ay boyunca altı kişi, dört kişilik masada yemeğimizi yedik. Hâlâ üç kişi yerde yatıyoruz. Ranzalar takılmaya başlandı. Diğer faaliyetlere daha çıkarılmadık. Bu bize yansıyanlar, dışarıda durumlar daha kötü gidiyor.

Öykü yeğenimin resmini çizdim. Onu da yolluyorum. Umarım çizim, elinize sağlam ulaşır. Zira çoğu zaman zarfı çizimle beraber katlıyorlar. Ayrıca Öykü’ye bir kart yazıyorum. Yanımda kalan arkadaşların çok selamları var. Tekrardan selam, sevgi ve saygılarımızı gönderir; yaşamda sağlık, çalışmalarında sonsuz başarılar dileriz. Kendinize çok iyi bakın. Her şeyin gönlünüzce olması dileğiyle, umut ve dirençle kalın.

Cebrail Çakto