Açlık grevindeki Figen Yüksekdağ, 'mahsus mahal'den seslendi

Tarih: 
Cuma, 15 Şubat, 2019

" Kandıra'da odamızdaki açlık grevinin 18.günü… Yağmurlu bir sabahın ardından; güneşli, rüzgarlı bir öğle sonu… Yanımızda Sebahat Başkan, yan hücremizde Selma Irmak… Göğsümüzde çarpan 315 yürek… Açlığın, tecridin inadına al, yeşil, mor fistanları takıp yine de gülmek gerek! "

Figen Yüksekdağ

18 gündür açık grevinde olan HDP'nin önceki Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, Kandıra Cezaevi'ndeki eylemi anlattı: Yanımızda Sebahat Başkan, yan hücremizde Selma Irmak. Göğsümüzde 315 yürek.

 

ARTI GERÇEK- Yaklaşık iki buçuk yıl önce tutuklanan HDP'nin önceki Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ twitter hesabından bir dizi tweet attı. 

Figen Yüksekdağ, eski Milletvekilleri Selma Irmak ve Sebahat Tuncel ile birlikte halen Kandıra Cezaevi'nde tutuklu bulunuyor. 

Yüzlerce tutuklu ve hükümlünün yanı sıra Yüksekdağ, Irmak ve Tuncel de Abdullah Öcalan'a uygulanan tecritin kaldırılması için açlık grevine giren Hakkari Milletvekili Leyla Güven'in eylemine destek vermek için açlık grevine başlamıştı. 

Tweetlerinde açlık grevindeki eski milletvekillerinin sağlık durumuna değinen Yüksekdağ, "Kandıra'da odamızdaki açlık grevinin 18. günü… Yağmurlu bir sabahın ardından; güneşli, rüzgarlı bir öğle sonu… Yanımızda Sebahat Başkan, yan hücremizde Selma Irmak… Göğsümüzde çarpan 315 yürek… Açlığın, tecridin inadına al, yeşil, mor fistanları takıp yine de gülmek gerek!" dedi.

Selma Irmak, Sebahat Tuncel ve diğer tutuklu kadınların fotoğraflarını paylaşan Yüksekdağ'ın mesajları şöyle: 

"Epeyce bir aradan sonra yeniden merhaba! Aralar uzun oluyor, malum duvarlar yüksek… Ayrıca “Düşman haşin, zalim ve kurnaz”. Buralarda size bir kuru merhaba demenin bile bir bedeli var. Yasaklar, soruşturmalar, cezalar filan… Ama ömrümüz bahar direnenler var! "

"“Sesinizi, sözünüzü daha çok duymak istiyoruz” diye sitem edenler bilsin diye söylüyorum, yanlış anlaşılmasın. Yoksa faşizm olsun, tekçi dikta rejimi olsun, artan baskılar olsun, bunlar pek sorun değil Dedim ya; önümüze bakalım, önümüzde gidenlere bakalım yeter!"

"Öndekilerdendir
Yerini bilenlerden yani
Kalk borusunu en önce duyanlardan 
Taze, ivecen yeni güne uyananlardan 
Yeşil çiçekli bir fistan gibi giyindiğinde direnişi 
Utanır umutsuzluk kendi çıplaklığından 
Ruhunu dalgalayan Leyla Leyla türküsü" 

"Kaç çölü derya deniz eylemiş sesi
Bırakın bir kenara erkeğin anlattığı efsanaleri 
Sevdanın büyüğü kadındandır…"

"Kandıra'da odamızdaki açlık grevinin 18. günü… Yağmurlu bir sabahın ardından; güneşli, rüzgarlı bir öğle sonu… Yanımızda Sebahat Başkan, yan hücremizde Selma Irmak… Göğsümüzde çarpan 315 yürek… Açlığın, tecridin inadına al, yeşil, mor fistanları takıp yine de gülmek gerek!"

"İlk 2 fotoğrafta 1. grupta süresiz açlık grevine giren Necla Atak 9. günündeydi. Şimdi Kandıra’da süresize giren ilk gruptaki 5 direnişçiyle 50. günü geçti. Görmeden bakanlar “zayıflamış, halsizleşmiş” diyor. Ama gülüşü hala Çiyayê Spî’nin karlı dorukları gibi parlak ve güzel."

"Selma Irmak… Birbirimizi görme olanağımız sınırlı olduğu için eski fotoğrafı paylaşıyorum. Ama onu göremeseniz de söylediği yanık türküleri mutlaka duyarsınız. Sevincin ve zaferin de şarkısını dinleyeceğiz hoş sesinden, eminim!"

"Selma Başkanın yanında görünen muhteşem güzellik Burcu Vekil’in kızı Asmin. Onu anlatamazsınız, onunla birlikte kanat çırparsınız ancak… Ruhumuzu ışıldatan ay yüzlü çocuk…"

"Mahsus mahalden haberler ve görüntüler şimdilik bu kadar. Sizlerden na’aber? Hala haksızlığın bu kadarına, düşmanlığın en sınırsızına, kuralsızına kahır ediyor musunuz? Kahrın yükünü omuzlarımız çökmeden taşırken, şen kahkahalarla gülmeyi başarıyor musunuz hala?"

"İyiden, doğrudan, vefadan, özgürlükten, emekten, barıştan yana ne varsa sımsıkı sarılıyor musunuz yine onlara? Yıkılmayanların mutlaka kazandığını daha sık hatırlıyor musunuz son zamanlarda?"

"Cevaplarını bilsek bile her gün yeniden sorup karşılığını üretmemiz gereken sorular bunlar. İçeride bir özgürlük direnişi, dışarıda bir onur seçimi var. Ve bizlere durmak yok! Herkese selam ve sevgiyle…

Kaynak. Artı Gerçek