Ağırlaştırılmış Müebbet Tutsaklar Yaşadıklarını - Bilmediklerimizi Anlatıyorlar

Cuma, 1 Nisan, 2016

Nisan 2016

 

“F Tipi Hapishaneler inşa edildiğinde en çok 15-20 günlük hücre cezaları için tasarlanan tek kişilik hücreler, 2009 yılında ağırlaştırılmış müebbetlik tutsakların süre belgesindeki ifadesiyle “ölünceye kadar” yaşayacakları yerlere dönüştürüldüler...”

*********

Merhaba,

F  Tipleri’nde Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası’yla Hükümlü Tutsaklar’ın “iyi halli” olmadıkları gerekçesiyle:

-Havalandırma hakkı bir saat ile sınırlandırılıyor.

-Diğer ağırlaştırılmış müebbetlerle havalandırmaya çıkılmasına izin verilmiyor.

-Ortak sosyal etkinliklere katılınması engelleniyor.

-Kalınan hücreler nemli, havasız, güneş görmüyor.

****

F Tipi Hapishaneler inşa edildiğinde en çok 15-20 günlük hücre cezaları için tasarlanan tek kişilik hücreler, 2009 yılında ağırlaştırılmış müebbetlik tutsakların süre belgesindeki ifadesiyle “ölünceye kadar” yaşayacakları yerlere dönüştürüldü. En temel yaşam aktivitelerini dahi son derece kısıtlayan bu mekanlarda koşulları daha da ağırlaştırılmaktadır. Yöneticilerin tüm inisiyatifi; tutsak haklarının daraltılması, hatta yok edilmesi amacına göre şekillendirilmektedir. İki yıl kadar “iyi hal” koşulu aranmaksızın üç saat üç kişi beraber havalandırmaya çıkarılan, spor-kütüphane hakkından yararlanan ağırlaştırılmış müebbetlik tutsakların bu hakları siyasi sürecin de etkisiyle ilk fırsatta “iyi hal” olmadığı gerekçesiyle ortadan kaldırılmıştır..

Biz devrimci tutsaklar bu uygulamaları, dayatılan bu koyu tecriti kabul etmiyoruz. Ağırlaştırılmış müebbetlik tutsakların havalandırmaya en az 5 saat beraber çıkarılmalarını ve sohbet, spor, kütüphane, kurs gibi etkinliklerden yararlandırılmalarını, bu haklarının “iyi hal” koşuluna bağlanmadan uygulanmasını istiyoruz. 45\1 nolu genelgenin “ortak etkinlikler” başlıklı bölümünün 14. Maddesi “hücreye koyma cezası alan hükümlü ve tutuklular, bu cezaları infaz edildikten sonra, diğer disiplin cezalarını alanlar ise cezalarının infaz koşulu aranmaksızın bu faaliyetlere katılır. Aynı hükümlü veya tutuklu birden çok programa katılabilir” şeklindedir. Ancak pratikte bu hükme uygun davranılmamaktadır.

Sizlerden de bu konuda duyarlılık göstermenizi, tecride karşı mücadelemizi desteklemenizi bekliyoruz. Tecrit sadece tutsakların değil, toplumun bir sorunudur. Çünkü tecrit insanı öğüten, onun sosyal varlığını yokeden bir uygulamadır. Buna sessiz kalmak, tecridin topluma yayılmasına göz yummak olur.

Tecrit sadece bizlerin değil, sizlerin de desteği ve mücadelesiyle yıkılabilir. Dayanışma büyürse tecride karşı mücadele güçlenir. Bu yüzden “dayanışma büyütür, tecrit ölür!” diyoruz.

 

Dayanışmayı büyütmemiz dileğiyle selamlar....

 

Veli ÖZDEMİR-Yaşar ERİŞ

1 No’lu F Tipi Hapishane

TEKİRDAĞ

NOT: Yayınladığımız karikatür, bu mektubu kaleme alanlardan Veli Özdemir'in ürünlerinden bir tanesidir.