Ağırlaştırılmış Müebbet Zeynep Avcı mektubunda yeni yasakları anlatıyor

Tarih: 
Perşembe, 30 Kasım, 2017

“ Renk yasağını iç çamaşırlarımıza da getirirlerse hiç şaşmayacağım. Daha önce de “baskılı yazılı” diye dışarıdan gelen tişörtlerimize el koymuşlardı. Örneğin bir çorabın üzerinde “vızz” yazıyor diye ya da bir tişörtün üzerinde horoz deseni var diye ya da “love me” yazıyor diye yasaklanmıştı.”

 

ZEYNEP AVCI

Kadın kapalı Ceza İnfaz Kurumu C 4

Sincan- Ankara

 

***

 

Sevgili Adil hoca merhaba

Uzun zaman oldu yazmayalı diye düşünüyordum. Ama yazdıklarımın arada  ulaşmadığını bilip şansımı denediğim oluyordu. “Viyana’dan selamlar”ını aldıktan sonra fazla geciktirmeyeyim dedim. Umarım sorunsuz ulaşır.

Sonbahar geldi havalandırmamıza. Şimdi dışarıda şehir renklere sarılmıştır. (..) sararıp turuncuya dönüşen her rengi duyumsuyorum  şu an. Birkaç gündür Ankara’nın ayazı dolaşıyor gecede. Kaloriferler yanmıyor. Hal böyle olunca kış dolaşıyor koğuşlarda. Kat kat giysilerle ısınmaya çalışıyoruz.

Şu günlerde kıyafetlerde renk kısıtlaması giderek artıyor. Öncesinde mavi, yeşil, kahverengi tonlarına yasak konmuştu. Şimdi bunlara siyah da eklendi. Bu yasağın gerekçesi açıklanmıyor. Genelde kıyafetlerimiz siyah. En basitinden montlar, kazaklar. Kadınlar olarak kullandığımız taytlar, atletler v.s.

Bu listede renk yasağını iç çamaşırlarımıza da getirirlerse hiç şaşmayacağım. Daha önce de “baskılı yazılı” diye dışarıdan gelen tişörtlerimize el koymuşlardı. Örneğin bir çorabın üzerinde “vızz” yazıyor diye ya da bir tişörtün üzerinde horoz deseni var diye ya da “love me” yazıyor diye yasaklanmıştı.

            Bunlar benim bizim yaşadıklarımız. Gördüklerimiz. Diğer koğuşlarda hücrelerde neler oluyor bilmiyoruz. Fakat görülen o ki “yasakların kapsamı” artıyor. Gerekçe bilinmiyor. Bir taytın atletin güvenliği nasıl tehdit edeceği takdirini size bırakıyorum.

            (…)

            Sevgili Adil hoca, gönderdiğin mektubu ve kartları adım. Çok teşekkürler. Yan komşum MUHABBET KURT’a da uzattım. şu an burada 3 kadınız. RESMİYE VATANSEVER VE DENİZ TEPELİ bir yıldır Kandıra hapishanesinde. Buradan sürgün oldular biliyorsunuzdur.

            Burada şu kapının ardına çıkmak imkânsız olmaya başladı. Biz ağırlaştırılmış müebbetlikler zaten ziyaret gibi haklardan az yararlanıyoruz. Koridora bile bir nedenden çıkan arkadaşlarımıza gardiyanlar “şöyle yürü, şurada dur, böyle geç” gibi konutlar vermeye askeri nizamı dayatmaya başladılar. İtiraz edene hücre cezası veriliyor. En son SERMİN DEMİRAĞ’a bu nedenle hücre cezası verildi. (…)

            Sevgili Adil hoca, sanırım “FOTOĞRAF KÖPRÜSÜ” sergisi yurt dışında. Basına yansıdığından haberimiz oldu. Umarım şenlikli geçiyordur.

(…)

            Şimdilik müsaadenizi isteyeceğim. Herkesin hepimizin sevgilerini iletiyorum. Her şey gönlünüzce olsun.

Görüşeceğiz mutlaka. Sevgiyle, umutla…

 

Zeynep