BAYSAL DEMİRHAN HAPİSHANEDEKİ HAK İHLALLERİNİ AYRINTILI OLARAK ANLATIYOR

YENİDEN MERHABA…

Esasında kısa bir mektup yazıp 12.05.2014 tarihinde postaya vermiştim fakat gel gör ki, ülkenin yönetiminde bulunan AKP’nin tüccar kafası, her şeye her an zam yaparak mevcut konumunu sağlamlaştıran geleceğini, T.C’nin askeri Levazım ihtiyacının övünüsünün bir sayfalık kaynağı olmuştur. Velhasılkelam 110 kuruşluk PTT Pul 125 kuruşa çıkmasıyla gönderdiğim bir sayfalık mektup geri gelmiştir. Her şer’rin bir hayrı misali!! Gelen postanda 12.05.2014 geldiği için bu mektubu kaleme almak farz oldu’

Sevgili OKAY; www.gorulmustur.org adlı internet sitesi-gazetesi, kurduğunuzdan bahsediyorsun…  Öncelikle Devrimci muhalif ve ezilenlerden yana haber ağırlığı olacağını umduğum bu çalışmanızda, başarılı, taraflı ve ilkeli olacağınıza olan güvenimle serkeftin diyorum.

Madem zindanlara dair yaşananları öğrenmek istiyorsunuz… O vakit bende yaşadığımız 2 nolu F tipi Hapishanesi’nde karşı karşıya kaldığımız tredman’a dayalı uygulamaları paylaşayım.

“İYİ HAL” diye garabet; bir maddenin ilgili hükmüne dayanarak her şeyi tredman içerisinde, iradesizleştirmeye, kimliksizleştirmeye ve kişiliksizleştirmeye çalışılmaktadır. Bu garabetlik o kadar pervasızlık içerisinde yapılıyor ki, afaki ve mesnetsiz dosyalarla hazırlanan soruşturmalar da C.İ.K dayanan idare istediği ile emeline an-ın (da) içerisinde ulaşıyor.

İLETİŞİM HAKKI-ZİYARET HAKKI VE HÜKMÜN İNFAZI DOLMUŞ İNSANLARIN ESARETİNİ SÜRDÜRME VS. VB. GENİŞ BİR YELPAZEDE UYGULANMAKTADIR.

En son, ailemin yaşadığı İst. Maltepe ilçesinden buraya, hasta olan anne-babamın ziyaretime gelmekte güçlük çekmeleri nedeniyle, yaşadıkları en yakın (f tipi) aynı statüdeki hapishaneye masrafın tarafımca karşılanarak KANDIRA 1 NOLU F TİPİ HAPİSHANESİNE SEVK TALEBİM OLDU. BU TALEBİM İLGİLİ MERCİLERE BİLE GÖNDERİLMEDİ. İŞLEME KOYULMAYACAĞINI (DİKKAT RESMİ EVRAĞI İŞLEME KOYMUYOR HAPİSHANE İDARESİ.)AÇIKÇA DİLE GETİRİYOR. NEDENİ “İYİ HAL” GARABETİ… Hasta ebeveynlerin “iyi hal”imin 1 yıl sonra şuan ki koşullarda gerçekleşmesine kadar beklemek zorunda. Bunun ne ahlak’la, ne insanlıkla, ne hukuk ve onurla açıklamaya sonsuz insanlık tarihi bile yetersiz kalır. Bunlar 21. yy’da olan “evrensel hukuk” ile “demokrasi” ve “hukuk devleti”nde yaşanıyor. Hasta iki yaşlı insan bir yıl ölmez iseler “iyi hal” görecekler, ya sonra… Bir muamma…. faşizm!

PKK davasından bir hükümlü arkadaşımızın hükümlerinin infazının dolmasına bir veya birkaç gün kala “disiplin” nedeniyle açılan soruşturmalarının sonuçlandırılması ya da onun bahanesi ile hükümlerinin infazı dışında “disiplin” adı altında ki saldırı gerekçesinin süresi kadar daha zindanda tutma kararı alıyorlar. Bunu daha somutlaştırırsak:

EŞREF ASLAN: Birinden tutuklu, birinden hükümlü, iki dosyası bulunmaktadır. Hükümlü olduğu dosyanın “ceza”i infazı 31 Mart 2014 bitmiştir. Ve normal hukuk uygulanışına göre artık tutukludur. Ancak tam 31 Mart 2014 tarihinde (infaz hak. henüz kesinleşmeyen disiplin soruşturma dosyasını öne sürerek tahliyesi engellenmektedir. Üstelik 1 yıl “iyi hal’li durumundayken… ve arkasından;

BİLAL OĞRAK: İnfaz Hakimliğinde bulunan dört Adet disiplin soruşturmasından ve kesinleşmediği halde bunu gerekçe göstererek hükümlü statüsünde tutmakta ısrar edilmektedir.

İHSAN AKBIYIK; İki dosyası olan birinden tutuklu, diğeri hükümlü dosyası bulunmaktadır. 30 Nisan 2014 günü hükümlü olduğu dosyanın infazı bitmiştir. Arkadaşımızın tutuklu statüsüne geçmesini engellemek için şeytanı bile çılgına çevirecek tarzda uygulaması ise şöyledir idarenin… Şubat 2013 tarihinde kesinleşmiş bir disiplin “ceza”sı işleme konuluyor. Bu bir buçuk yıllık süre zarfında başka bir soruşturma ve neticesinde çıkan bir “ceza” kararı olmamasına rağmen..! ve 30 Nisanda bu Şubat 2013 tarihli “ceza” tozlu zarfta fark edilip işleme konuluyor! ( ya fark edilmeseydi maazallah!!) Bir buçuk yıl bekletme zaten yasa-dışı, gayri ahlaki, ama gelin görün ki burası f tipi ve aslanlar gibi C.İ.K ellerimizde diyen idarelerin alabildiğine pervasızlığı eklenince katmerli, inceltilmiş tredmana dayalı keyfi uygulama ile karşılaşmak kaçınılmaz oluyor.

SERDAR EREN;  17 Mayıs’ta hükmün infazı bitecekti… Şubat 2013 de açılan bir soruşturma kapsamında açılan disiplin ve nihayetinde 6 ay idarece, 5 ayda İnf. Hak.’ce bekletilen dosya, sürümceme yoluyla, (Hani şu faşist kafa kesen tosuncuklarını kurtarmak, “iyi çocuktur” diyerek zaman aşımına yayılan dosyalar varyaaa, onun zindan versiyonu olan ama lehte değil elbette Devrimci-Komünist ve yurtsever tutsakların lehine şekilde işletilen süreçtir.) tahliyesine 10 gün kala işleme konulmuştur.

Sevgili OKAY, dur daha bitmedi ki öğle “bu kadarda olmaz” bakışını fırlatıyorsunuz hemen! Daha yeni ısınma hareketleri kıvamında yaşanılanı anlattık hepsi o! Yaşadığımız hak ihlalleri o kadar çok ki irili-ufaklı bunları anlatmak da gerekiyor.

  • KANTİN İHTİYAÇ LİSTESİNİN YETERSİZLİĞİ VE FAHİŞ FİYATLI OLUŞU…
  • KIRTASİYE MALZEMELERİNİN SATILMAMASI
  • ADIMIZA GÖNDERİLEN KARTLARIN EL YAPIMI OLUŞU YA DA YAZISIZ İSE YİNE NORMAL KARTLARINDA EL KONULUŞU… BUNU YAPARKEN BİLDİRİMİ ZARFA “EMANET EŞYA ŞU KART VE ADET’İ KALDIRILMIŞTIR.” DENİLMESİ YETİYOR. HER ŞEYİ DİLEKÇE VE SORUŞTURMA YANİ EVRAK ÜZERİNDEN YAPAN YÖNETİM BU İŞLEMİ MEKTUPLARDA ÇIKAN KARTLAR İÇİN UYGULAMIYOR.
  • 2012-2013 ARASI YEĞENLERİME YAPMIŞ OLDUĞUM EL İŞİ HEDİYELERİN HİÇBİR KARAR OLMADAN EL KONULUP, ADIMA EMANET EŞYAYA KALDIRILMIŞTIR. NEDENİ BONCUK İLE YAPILAN SÜSLER. BUNCUĞUN HÜCREMDE BULUNMAMASI GEREKÇE GÖSTERİLİYOR. İtiraz hakkı mı deniniz? Bir karar çıkartmadılar ki itiraz edebilelim… C.Baş savcılığına 2 defa suç duyurusunda bulunmama rağmen ses yok herkes kör, sağır, dilsiz… üç maymun arenada!
  • KANTİNDE SATIŞI OLDUĞU GEREKÇESİYLE DIŞARIDA YARI FİYATINA ALINABİLECEK EŞYALARIN FAHİŞ FİYATLA ALINMAYA ZORLANMAMIZ. Örneğin nevresim takımı (renk seçim şansımız bile yok) 36,5000 (eski para ile) 30 lira 50 kuruş, dışarıda 15-20 liraya alınabilecek bu eşya buradan alınmaya zorlanılmakta. Anlayacağınız kantin en iyi süper market ile satış yapmada yazısız hale getirilen şey, zindanın bir ticarethane olarak yeni sistem içinde yapılanmasıdır.
  • Kanunen bizlere düzenli verilmesi gerekilen temizlik malzemeleri asla verilmedi. Bunun kantinden satın almak zorundayız.
  • HÜCRELERİMİZİN BOYASI YAPILMAKTA AMA KORİDORLAR İKİ-ÜÇ YILDA YENİLENMEKTE.
  • PENCERE DEMİRDEN VE PASLANMIŞ HALDE. KİMSE GÖRMEDİĞİ İÇİN BOYAMASINA NE HACET VAR Kİ!
  • DİL ÜZERİNDEN SİSTEMATİK OLARAK BASKI DEVAM EDİYOR. Peki nasıl?                                                                                                         Zazaca dil üzerine yazdığımız mektuplar, önce T. Emniyet müdürlüğüne (niye oraya gider demeyin!) sonra üniversiteye gider. Çünkü hapishanede zazaca dili tercüme edebilecek (ama zazaca dergi, kitap vs veriliyor!) personel olmadığı için emniyet, üniversite, zindan üçgeninde aylar süren bir yolculuk yaşadıktan sonra çevirisi yapılmadığı gerekçesiyle mektuba el konma kararı alınıyor. Garabet bir uygulama daha… Yani koskoca Tekirdağ ilinde bir zazaca bilen insan bulunmuyor, diyelim ki yok… Nasıl bir devlet anlayışı ki, bu mektubu örneğin Tekirdağ da gezdireceğine ya bir tercüman talebi olur ya da en yakın bu dili bilen il’e gönderimi çok mu zor olur? Ama el koymak daha kolay! Neticede kılıfına uydurulan iletişim hakkının gaspıdır yaşanan ve daha da önemlisi bir dilin asimilasyonudur.
  • Takip etmediğimizi düşünen küçük dünyalarını yaşayan küçük insanların birde küçük hesapları var ki pes dedirtiyor! Hakkımızda açılan soruşturmaların cevaplanmamış kararları duruyor. Lehimize mi sonuçlandı belli değil. Gerçi aleyhimize sonuçlansa koşa koşa büyük bir şevkle tebliğ ediliyor ya neyse!! Sonuçları yok. Neden bilinmiyor.
  • Dilekçe yazıp örneğin yukarıda bahsettiğim kartpostal ile ilgili alınan el koyma kararını yazılı bildirim yapılmasını istediğim dilekçelere vb cevap dahi verilmiyor.

                                Vs……..vs……….vs……     vb……..vb………..vb….

Evet sevgili OKAY anlatılacak öyle çok şey olur ki zindanda bunları anlatmak bile yorar insanı ama uygulayıcıya şevkten öte bir şey olmaz.

Hapishane idaresine bağlı alınan her kararı onayan İnfaz Hakimliği’nin desteğini sınırsız aldığı için rahat hareket ediyor. Zaten aksi bir şeyin mümkün olması halinde yedek güç güvenilir liman savcılık devreye girecektir. A. Ceza Mahkemesi’ni de kontrol eden görevi ile süreç gayet onlar açısından sorunsuz geçiyor. Son aşama 2. A.C.M’de onaması ile “Zafer”ine eriyor zindancı yönetim… Tarih bu konuda bu ülkede asla şaşmadı bu oluşumdan…

Bundan dolayı bu mektubu şimdilik burada bitiriyorum.

Bu daha başlangıç yazışmaya devam diyerek,

Sizleri 42. Kavga öfke yılımızın inancı-coşkusu/kin ve kararlılığıyla selamlıyorum.

Kendinize çok iyi bakın Demokratik Devrimin Özgürlüğünde buluşmak umuduyla  Dirençle Kalın Sevgilerimle Selamlar  Serkeftin

Baysal DEMİRHAN   13.05.2014

2 No’lu F tipi Hapishane

C tek 56

Tekirdağ