‘Bir şeyi yok’ denilen tutsağın 2 aydır bilinci kapalı!

Salı, 11 Haziran, 2019
Hastane raporlarına rağmen “Bir şeyi yok” denilin tutsak Mehmet Serhat Akbulut, 2 aydır bilinci kapalı şekilde hastanede yatıyor. Anne Hayriye Akbulut, “Madem bir şeyi yoktu oğlum neden 2 aydır hastanede gözlerini açamıyor? Cezaevi ve savcılık bunun hesabını versin” dedi. 
 
3 bini aşkın tutsağın açlık grevine girdiği Türkiye ve bölge cezaevlerinde geçtiğimiz haftalarda İmralı’dan gelen çağrının ardından eylemler sonlandırıldı. Özellikle eylem sonrası had safhaya çıkan hak ihlalleri ve baskı cezaevlerinde bitmek bilmiyor. İstanbul Maltepe L Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Mehmet Serhat Akbulut isimli tutsağın havalandırmaya çıktığı esnada fenalaştığı ve kaldırıldığı hastanede beyin ameliyatına alındığı öğrenildi. 4 askerin kapısında nöbet tuttuğu tutsağın 2 aydır bilincinin yerine gelmediği öğrenilirken, tutsağı da görmek isteyen aile üyelerinden sadece biri savcılık izniyle hastane odasına girebiliyor.
 
İki aydır bilinci kapalı bir şekilde hastanede yatıyor
 
Anne Hayriye Akbulut, oğlunun 18 yaşında Nusaybin’de gözaltına alınarak tutuklandığını belirterek, Mehmet Serhat’ın 3 yıldır haksız yere tutulduğunu kaydetti. 2 ay önce havalandırmada arkadaşları ile oynarken aniden fenalaşan Mehmet’in önce cezaevi revirine daha sonra da hastaneye kaldırıldığını söyleyen Hayriye, oğlunun çocukluğundan kalıtsal bir hastalığı olduğunu ifade etti. Hayriye, “Oğlum cezaevinde kalıyordu. Daha önce küçükken başına bir darbe almıştı zaten. Avluda arkadaşları ile birlikteyken birden yere düşüyor. Revire kaldırılıyor daha sonra oradaki doktor bir sorun bulamayınca ambulansla hastaneye kaldırıyorlar. Orada beyin ameliyatı oluyor. İki aydır hastanede kendinde değil. Doktorlar belki kendine gelemez gelse dahi felç olarak kalır diyorlar. 4 asker kapıda nöbet tutuyor. Kardeşi her gidişinde savcılığa gidip izin kâğıdı alıyor. Ben gidip onu göremiyorum. Onu bu haliyle tahliye bile etmiyorlar” diye belirtti.
 
‘Madem bir şey yoktu neden gözlerini açamıyor?’
 
Hayriye, avukatlar aracılığıyla oğlunun hastane raporlarını savcılara vermelerine rağmen cezaevi yönetimi ve savcıların kendilerine “Onun bir şeyi yok” yanıtını verdiğinin altını çizdi. Hayriye, “Oğlumun beyninde tomurcuklanma oluşmuş. Her telefon görüşmesinde başının çok feci şekilde zonkladığını artık dayanamaz hale geldiğini söylüyordu. Kimse duymadı ne oğlumun ne benim sesimi. Madem bir şeyi yoktu oğlum neden 2 aydır hastanede gözlerini açamıyor? Cezaevi ve savcılık bana oğlumun bu hale gelinceye kadar tepkisiz kalmasının hesabını versin. Ben oğlumun bu hale gelmesinden onları sorumlu tutuyorum. Bir an önce oğlumun tahliyesini ve refakatçi olmamız önündeki engeli kaldırmalarını istiyorum” dedi.