Demokrasi davasında tahliye yok: Bizim şahsımızda gazetecilik yargılanıyor

Perşembe, 6 Aralık, 2018

Özgürlükçü Demokrasi gazetesi sahibi, yazı işleri müdürü ve editörlerinin yargılandığı davada 5 gazetecinin tutukluluğunun devamına karar verildi. Gazeteciler yapmış oldukları savunmada “Bizim şahsımızda gazetecilik yargılanıyor” dedi. Duruşma 21 Mart 2019’a ertelendi.

Kapatılarak mallarına el konulan Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin 5’i tutuklu 14 çalışanının yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu yargılanan gazetenin Yazıişleri Müdürü İshak Yasul, İmtiyaz Sahibi İhsan Yaşar ve editörler Mehmet Ali Çelebi, Rayhan Hacıoğlu ile Hicran Urun duruşmada hazır bulundu. Tutuksuz gazeteciler Ramazan Sola ve Pınar Tarlak duruşmada hazır bulundu.

‘Tek delil yaptığımız haberler’ 

Kimlik tespitinin ardından söz alan Reyhan Hacıoğlu, “Bizim şahsımızda gazetecilik yargılanıyor. Hakikat savunuculuğunu yapan gazetecileriz. Bütün haberlerimizin kaynakları vardır, gerçeklere dayanır. 8 aydır tutuklu bulunuyoruz. Tek delil yaptığımız haberler” dedi.

‘Her şey çok kolay terörize ediliyor’

Tutuklu gazeteci Hicran Urun de iddia makamının kendisini “Örgüt üyesi” şeklinde suçladığını hatırlatarak, “Buna yönelik delillerde Kürtçe şarkılar ve masa başında çalışırken çekilen bir fotoğraf. Bunların örgüt üyeliği için delil olamayacağı çok açık. Her şey çok kolay terörize ediliyor. Bugün ‘soğan terörü’, ‘Boşanma terörü’ gibi her şey terörize ediliyor. Örgüt üyesi olmadığımızı siz bizden çok daha iyi biliyorsunuz” diye konuştu.

‘Hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunuyoruz’ 

Ardından söz alan gazetenin Yazıişleri Müdürü İshak Yasul da kendilerine açılan davanın gazetenin yayın politikasına yönelik olduğunu dile getirdi. Gazeteci Mehmet Ali Çelebi de, “Bilirkişi raporunda görüldüğü gibi bana dair hiçbir şey söz konusu değil. Raporda günlük bir kaç sohbet yer alıyor. Suç unsuru olarak adlandırılacak bir şey yok” dedi. Çelebi, “Gazetecilik, basın ve ifade özgürlüğünün bu şekilde değerlendirilmesini bu coğrafya hak etmiyor. 8 aydır özgürlüğüm tutukludur. Hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunuyoruz. Sansür ve oto sansürde bir şekilde vurgulanmak isteniyor. Özgürlükler ve demokrasi için gazetecilik yargılanmalarının durdurulmasını istiyorum” diye konuştu. Gazetenin İmtiyaz Sahibi İshak Yaşar da 8 aydır tutuklu olduğunu ve ciddi rahatsızlıklarının bulunduğunu dile getirdi. Tutuksuz yargılanan gazetenin şoförü Ramazan Sola da, adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını talep etti.

Duruşma 21 Mart 2019’a ertelendi 

Dijital materyaller üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunun dosyaya pek bir etkisinin olmadığını dile getiren avukat Özcan Kılıç, “Bu gazetede sadece Efrin konusu yer almıyor. Açın bakın birçok haberi bulursunuz ama sanki Efrin haberleri tek yapılmış gibi gösterilmiş” diye konuştu. Kılıç, “Haberleri kim yapmışsa sahipleniriz ama şemanız çok yanlış” dedi. Avukatların savunmasının ardından İddia makamı, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağından 5 gazetecinin tutukluluk halinin devamını istedi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, iddia makamının talebini kabul ederek, tutuklu bulunan gazetecilerin tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma 21 Mart 2019’a ertelendi.