“Devlet aklı ile AKP Ahlakı bağda-kelepçede-zulümde ortaklaştı.”

Salı, 28 Ağustos, 2018

Görülmüştür Grubundan yazar Adil Okay Mezopotamya Ajansı muhabiri Ergin Çağlar’ın sorularını yanıtladı:

 

Cumartesi Anneleri 700 haftadır ne için oturuyorlar. Ve ne istiyorlar? Sorularınıza yanıt vermeden önce bunu anımsatma gereği hissettim. Onlar devlet güçlerinin yargısız infazları sonucu katledilen insanların anneleri. Bir gece vakti ya da sabaha doğru ya da yolda bir kontrolde alenen devlet güçleri tarafından gözaltına alınan ve geri dönmeyen insanlardı: Devrimciler, muhalifler, insan hakları savunucuları, Kürt yurtseverlerdi. Hatta içlerinde çocuklar bile vardı.

 

Ve gözaltında kaybedilen bu insanların anneleri, eşleri, çocukları tam 700 haftadır çocuklarının akıbetini soruyor. Anneler önce yıllarca belki çocuğumuz döner, bir yerlerde, özel hapishanelerde saklı tutuluyorlar, serbest bırakılırlar umudu taşıdılar. Ama geçen zamanda bu umutlar da yitti. Sonra bari kemiklerini bulun, cenazemizi verin dediler. Sorumlular yargılansın dediler. Devlet gözaltına aldı, nereye gömdüklerini söylesinler dediler. Yani Cumartesi Anneleri ne silahlanıp dağa çıktılar ne de x,y,z örgütünün talimatı ile hareket ettiler. Arkalarında duran en büyük örgüt İHD idi. Cumartesi Anneleri’ni terörle, “terör örgütleri” ile ilişkilendirmek ya Hitlerin propaganda bakanının işi olabilir ya da akli dengesi yerinde olmayan bir insanın paranoyası. Bence ilk şık daha doğru. Daha önce Cumartesi Anneleri haklı diyen AKP başkanı – devlet başkanı Tayyip Erdoğan değil miydi? Peki, neden onun bir bakanı tam tersi yönde açıklama yapıp Cumartesi Anneleri’ne saldırıyor.

 

Zira artık AKP Devlettir, devlet AKP. İktidar yerini sağlamlaştırdıktan sonra yönetim biçimi olarak “faşizmi” tercih etmeye başlamıştır. Tıpkı kötülük mührünü devraldığı selefleri gibi. Kenan Evren ya da Tansu Çiller gibi. “Devlette devamlılık asıldır” deniyor ya, ben bunu “kötülükte devamlılık esastır” diye okuyorum.

 

Bakınız Cumartesi Anneleri’ne saldırı emri veren devlet aklı hapishanelerde de boş durmuyor. Politik tutsaklara -özellikle OHAL’in ilanından bu yana- uygulanan mezalim anlatmakla yazmakla bitmiyor. Sözüm ona OHAL kalktı ama aynı zulüm devam ediyor. Örneğin başta İHD olmak üzere birçok demokratik kitle örgütünün serbest bırakılması için kampanya açtığı bizim de Görülmüştür grubu olarak haberlerine yer verdiğimiz yaşlı ve hasta tutsak Koçer Özdal,  dün acı çekerek hayatını kaybetti. Ve inanması zor ama gerçek, Özdal son nefesini verene kadar elleri ayakları bağlıydı. Devlet aklı, AKP Ahlakı bağda-kelepçede-zulümde ortaklaştı.

“Özal’ın tedavi sürecini en başından bu yana takip eden İHD MYK Üyesi Nuray Çevirmen, “Hastaneye yattığı sürede kelepçeliydi. Makinaya bağlı bir hastanın yatağa kelepçelenmesi, kabul edilemez. İnsanlık onurunun çiğnenmesidir. Bugün Ankara’da bir insanlık ayıbı yaşandı” derken bu gerçeği ifade etti.

 

Ama daha önce de bir röportajda söylediğim gibi, devlet aklının anlamadığı şu olmuştur: Bu ülkede Yedikule zindanlarının inşasından bu yana zulümle direniş başat gelişmiştir.

 

Ve ilk sorunuza yanıtımı sonda vererek bitiriyorum: Cumartesi Anneleri’ni kimse istismar etmiyor, onları istismar eden devletin kendisidir.

Adil Okay