Dışarıdan içeriye öykü atölyesi

Salı, 17 Mayıs, 2016

Bursa’da yaşayan Yazar Şaban Akbaba, müebbet hapse mahkum Zeliha Bulut’la iki yıl süren bir çocuk edebiyatı atölyesi gerçekleştirdi.

Güler CENGİZ
Mersin

Bursa Sanat ve Edebiyat Derneği Kurucu Başkanı, Yazar Şaban Akbaba, gerçekleştirdiği Bursa Çocuk Yazını Atölyesine çocuk edebiyatına ilgi duyan ve Gebze Cezaevinde müebbet hapse mahkum Zeliha Bulut’u dahil ederek farklı bir çalışmaya imza attı. Akbaba, mektuplar aracılığıyla iki yıl sürdürdüğü atölye sonucunda katılımcılarla birlikte içinde Zeliha Bulut’un öyküsünün dahil olduğu bir ortak kitabı da yayımladı.
Şaban Akbaba, yıllarını çocukların eğitimine adamış emekli bir ilkokul öğretmeni. Kars Arpaçay doğumlu. Bursa’da yaşıyor. Bursa Sanat ve Edebiyat Derneği Kurucu Başkanı ve Yönetim Kurulu, Çinikitap Dergisi Yayın Kurulu, Edebiyatçılar Derneği Genel Yönetim Kurulu Üyesi ve Bursa Temsilcisi. Ayrıca Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve Uluslararası Yazarlar Birliği Pen Üyesi. Birçok edebiyat-sanat dergisinde, bazı gazetelerde ve antolojilerde şiir, öykü ve röportajları yer aldı. Yirmi beşi çocuklara ve ilk gençlere olmak üzere yayımlanmış otuz beş kitabı ve çeşitli alanlarda birçok ödülün sahibi.

‘BÜTÜN BİR YAŞAMIMIZ ÇOCUKLUĞUMUZDAN İBARETTİR’

Akbaba, ülkemizde çocuk ve genç edebiyatının can çekişmekte olduğunu ifade ederek, çocukluğu ve gençliği olmayan edebiyatın ve sanatın büyüklüğü de olmaz, biçiminde anlamlandırdığı felsefesiyle ve “Bütün bir yaşamımız çocukluğumuzdan ibarettir” düşüncesiyle çocuk edebiyatı konusunda yoğunlaştığını, bu doğrultuda çalışmalar yaptığını söyledi. Akbaba, Bursa’da açtığı çocuk edebiyatı atölyesinin de bu çalışmalardan biri olarak ortaya çıktığını aktardı. On dört kişi ile başladıkları ve iki yıl süren atölye sonucunda yedi yeni yazardan sekiz kitap çıkardıklarını ekledi.
Akbaba, Zeliha Bulut’la nasıl iletişime geçtiği sorusuna, biz değil o bizimle iletişime geçti yanıtını verdi. Atölye çalışmalarının ilk aylarında, Yazar Adil Okay’ın yönlendirmesiyle Zeliha Bulut’un kendisiyle iletişime geçtiğini aktaran Akbaba, Bulut’un “Ben de çocuklar için yazmaya çalışıyorum. Adil Okay, sizin çocuk edebiyatı konusunda bana yardımcı olabileceğinizi yazdı. Ekte bir öykü çalışmamı da gönderiyorum.” diye yazdığını ekledi. Adil Okay’la, Bursa’da çıkardıkları, edebiyat dünyasında saygın bir yeri olan Çinikitap dergisinin yazarı olduğu için zaten iletişim halinde olduklarını belirtti.

‘BULUT’UN ATÖLYEMİZE KATILMASI BİZE HAZ VERDİ’

Bundan sonraki gelişmeleri şöyle aktarıyor Akbaba, “Ülkemizde yaşanan çok boyutlu mücadele ve baskı diyalektiğinin insanlara nedenli pahalı geldiğini, ağır bedeller ödettiğini bilen, yaşayan biri olarak, bu çağrıya kulak vermeli, bu sese ses katmalıydım. Zeliha Bulut’un mektubunu ve öyküsünü atölyemize götürdüm, orada olduğu gibi okudum. Zeliha Bulut’u atölyemize sanal üye kabul etmeyi önerdim; büyük bir duygu yoğunluğu içinde ve oy birliğiyle kabul edildiğini gördüm. Onun atölyemize katılması bize onur verdi, gurur verdi, haz ve coşku verdi.”
Nasıl yürüdü atölye çalışmalarınız, nasıl yol aldınız sorusuna Akbaba, diğer arkadaşların çalışmaları üzerinde nasıl çalışıyorduysak Zeliha Bulut’un öyküsü için de aynı çalışmayı yürüttük dedi. Akbaba, “Bulut’un öyküsünü fotokopi yaparak arkadaşlara dağıttık. Arkadaşlardan birisi okurken diğerleri iğneden ipliğe eleştiri ve önerilerini söylediler. Başka bir arkadaş da o notları bir mektup haline getirdi ve üzerinde çok sayıda kırmızı çizikler, düzeltmeler, eksiltme çıkarmalar olan öyküsüyle birlikte ona gönderdi. Ben de uzunca bir eleştiri, öneri mektubuyla birlikte Türkçe Sözlük, Yazım Kılavuzu, örnek olsun diye çocuk kitapları ekledim ve bir koli haline getirerek gönderdim. Hemen eklemeliyim ki o süreç içinde gönderdiğim ve içine yine önemli kaynak ve örnek kitapların olduğu kolimiz ne yazık ki Zeliha Bulut’a ulaşmadı. Derken Zeliha Bulut’un öykü yolculuğu iyiden iyiye sanat yolculuğuna dönüştü, öykü çalışmaları adım adım olgunlaştı ve hazırladığımız ortak kitaba girecek kıvama geldi. Nihayetinde, “Yaşıyor” başlıklı çocuklara öyküsü, Sekiz Yazardan Bir Demet Öykü adlı kitapta onurlu, gururlu yerini aldı. Bu kitaptan Zeliha Bulut’a gönderdiğimizde, çok büyük bir coşkuyla, mutlu olduğunu, yeni bir yaşama başladığını yazdı. Böylece bize de insan olduğumuzun hazzını tattırdı” dedi. Atölyelerinin bitmesine rağmen Zeliha Bulut’la çalışmalarının devam ettiğini aktaran Akbaba, Bulut’un nisan ayında iki yeni masal çalışmasını daha gönderdiğini, masallarından Fırtına Kuşları isimli olanını inceleyip, önerilerde bulunduğunu ekledi.

DUVARLARA RAĞMEN ONLARA DOKUNABİLİRİZ

Şimdilerde Zeliha Bulut’a mektup arkadaşları bularak onun kendini geliştirebileceği alanları yaratmaya yardım etmeye çalıştığını belirten Akbaba, Ardahan’da okuyan bir edebiyat fakültesi öğrencisinin de yine kendi yönlendirmesiyle Zeliha Bulut’la mektuplaşmaya başladığını anlattı. Ayrıca son ay içinde Zeliha Bulut’tan gelen, neredeyse bir çocuk kitabı boyutundaki masalı, kendisi dışında Çocuk Edebiyatı Atölyemizden iki öğretmen arkadaşının da atölyedeki gibi inceleyerek, Zeliha Bulut’a mektuplarla önerilerde bulunduğunu aktardı.  
Zeliha Bulut’la iletişimini, aydın, yazar, şair olarak vicdani sorumluluğunun yanı sıra insanın var olma eylemi olarak değerlendiren Akbaba, içeridekileri çevreleyen duvarlara rağmen onların yaşamlarına olumlu bir dokunuşta bulunabildiği zaman insan olduğunu anımsayıp mutlu olduğunu söyledi.
Cezaevindeki insanlarla mutlaka iletişim kurulması gerektiğini belirten Akbaba, edebiyat-sanat derneklerinin bu iş için biçilmiş kaftan olduğunu ifade etti. Bu derneklerin içeridekilerle şiir, öykü, resim, tiyatro, drama, atölyeleri açarak; hem o insanlara arkadaş olabileceklerine, hem de sanat eğitimlerine katkı sağlayarak duygu farkındalığı yaratma çabasına katkı sağlayabileceklerine vurgu yaptı. Mektup arkadaşlığı organizasyonu geliştirilerek yaygınlaştırılabileceğini, bu bağlamda GÖRÜLMÜŞTÜR.ORG internet sitesiyle iletişime geçilerek görev üstlenilebileceğini de ekledi.

Kaynak: www.evrensel.net