Erken tahliyeye emsal karar

Yargıtay, emsal bir kararla ‘örgüt propagandası yapmaktan hüküm giymiş olanlara bir yıl erken tahliye olma yolunu açtı. Avukat Diyar Çetedir, 2 ila 3 bin hükümlünün karardan etkileneceğini söyledi.

Yargıtay 1. Dairesi, “örgüt propagandası yapmaktan” hükümlü bir kişinin cezasının infazının 1/3’ünü kapalı ceza infaz kurumunda geçirdikten sonra şartlı salıverme talebini iyi hal şartı aranmaksızın onadı. Yerel mahkemenin salıverme kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebini reddeden Yargıtay, infaz kurumu idaresi ve İnfaz Hakimliği tarafından başvurucunun örgüt mensubu kabul edilerek işlem yapılması ve karar verilmesinin yerinde olmadığına karar verdi. Yargıtay ayrıca, ceza infaz kurumu ve İnfaz Hakimliğinin “ceza infaz süresince örgüte mensubiyet” gerekçesini, yargı kararıyla örgüt mensubu olmadığı kesinleşen bir kişinin örgütten ayrılıp ayrılmadığının tamamen sübjektif olduğunu, hukuki açıdan bir sonuç doğuramayacağı değerlendirerek, söz konusu başvurucunun bir yıllık denetimli serbestlikten faydalanacağına karar verdi.

Yargıtay’ın 29 Nisan’da dosyayı karara bağlayıp, 13 Mayıs’ta da kapatması üzerine, Avukat Diyar Çetedir, Diyarbakır Ceza İnfaz Hakimliği’ne başvuruda bulunarak “örgüt propagandası yapmaktan” hüküm giymiş müvekkili Tufan Yıldırım’ın cezasının 1/3’ünü kapalı ceza infaz kurumunda geçirdiğini ve kalan cezasının Yargıtay kararı doğrultusunda denetimli serbestlik kapsamında değerlendirilmesini istedi.

 
 
 

Ayrıldığı tespit edilemedi’

Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü, Tufan Yıldırım’ın, “cezaevine alındığı tarihten itibaren PKK mensup aktif örgüt üyesi konumunda bulunduğunun gözlemlendiğini, gözlem süresince örgütten ayrılmadığının tespit edildiği” yönünde İnfaz Hakimliğine görüş bildirdi. İnfaz Hakimliğinin görüş istediği savcılık, Yargıtay 1. Dairesi’nin söz konusu kararına işaret ederek, Yargıtay kararı doğrultusunda, Tufan Yıldırım’ın 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinden faydalanabileceği, şartlar oluştuğu için Yıldırım’a denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi yönünde mütalaada bulundu. Yargıtay’ın söz konusu kararına atıfta bulunan İnfaz Hakimliği, söz konusu talebin Yargıtay kararına göre değerlendirildiğinde, hükümlünün infaza konu edilen suçunun “terör örgütü propagandası yapmak” olduğu, söz konusu suçun “terör suçu” olarak kabul etmenin mümkün olmadığından şartlı salıvermeden yararlanabileceğini hükmetti.

Konuya ilişkin konuşan avukat Çetedir, “Yargıtay’ın son kararıyla beraber 6 aylık denetim süresi 12 aya çıktı. Açık cezaevi yada kapalı cezaevinde iyi hali geçirme durumları ortadan kalktı. Artık propaganda cezası alan şahısların örgüt üyesi olarak nitelendirilmeyeceği, cezalarının infazını tamamlamasına 1 yıl kala denetimli serbestlikten yararlanabileceği şekildedir” diye konuştu.

3 bin kişi yararlanabiliyor

Çetedir, “Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin Haziran ayı tarihli kararıyla birlikte, 1 yıllık denetim süresi için Diyarbakır İnfaz Hakimliğine yaptığımız başvuruyu, Yargıtay kararına istinaden kabul ederek, müvekkilin 1 yılın altındaki infazının denetim oluşturularak salıverilmesine karar verildi. Türkiye’de ceza infazı 1 yılın altında olan yaklaşık 2 ila 3 bine yakın kişi bu kararla birlikte denetimli serbestlikten yararlanıp cezaevinden tahliye olmayı bekliyor” dedi.

Bireysel başvuru gerekiyor

“Örgüt propagandası yapmaktan” hüküm giymiş ve cezasının infaz süresi bir yıl kalan hükümlülerin denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabilmesi için bireysel başvuru yapmalarının zorunlu olduğunu aktaran Çetedir, “Cezaevi yönetimleri de bu konuda karar verebilir. Ama cezaevi yönetimleri bu karar konusunda direnmektedir. Bu nedenle başvuru için zorunlu olarak İnfaz Hakimliğine başvurmak gerekli” dedi

Aydın Atay/Diyarbakır-MA