Faysal Yacan ve Hasta Tutsaklar Serbest Bırakılsın!

İHD ( İnsan Hakları Derneği)-İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu, 122.F oturmasını 19 Temmuz günü hasta tutsak Faysal Yacan ve tüm hasta tutsaklar için gerçekleştirdi.

İHD  her hafta olduğu gibi bu hafta da, hasta mahpusların sorunlarını duyurmak için Galatasaray Lisesi önünde 122. F oturmunu gerçekleştirdi. Devletin yetkili kurum ve kişilerinin hukuk ve adaletin gereklerini yerine getirmesi, toplumunda bunun takipçisi olması için seferber ve itici güç olunması gerektiğ vurgusu yapıldı.

İnsan Hakları Derneği’nin yaptığı basın açıklaması şu şekilde:

Hapishaneler Ölüm Makinalarına Dönmüştür

AKP hükümetinin resmi politikaları sonucu, hapishaneler ölüm makinalarına dönüştürülmüştür. Her gün hapishanelerden ölüm sınırına gelen insanlarımızın bilgisi geliyor ve ölüm haberleri yükseliyor. Üç gün önce Salih Tuğrul’un oğlunun derneğimize başvurusu üzerine, Av. Muhterem Süren ve Av. Yusuf Erdoğan hapishaneye giderek Salih Tuğrul ile görüşmek istemiştir. Görüşe koğuş arkadaşı eşliğinde ve tekerlekli sandalyede getirilen Tuğrul, hiçbir şeye tepki veremiyor ve konuşamıyor halde görülmüştür. 2-3 dakika konuşmak için uğraşan avukatlar çaresiz, koğuş arkadaşının refakatini talep etmiş fakat yetkililerce reddedilmiştir. Tuğrul, 12/2012 yılında geçirdiği felç nedeniyle, hiçbir ihtiyacını yalnız karşılayamamaktadır. Arkadaşlarının bakımıyla yaşam mücadelesi veren Tuğrul’a ATK rapor vermesine karşın, Terörle Mücadele’nin “Toplum için tehlikeli” görüşü nedeniyle, serbest bırakılmayarak, hapishanede onur kırıcı koşullarda, ölüme mahkum edilmiştir. Yemeğini yiyemeyen, tuvalete gidemeyen, konuşamayan felçli bir insan bu toplum için nasıl tehlike oluşturmaktadır? Salih Tuğrul ve birçok ağır hasta mahpusa yaşatılan bu cehennem hayatından sorumlu olan hükümet, keyfi uygulamalarına derhal son vermeli ve suç işlemeyi durdurmalıdır.

Hasta Mahpusların Bu Koşullarda Tutulması Cinayet Değilde Nedir ?

Bir ağır hasta mahpus Murteza Dağ’ın kardeşi kurumumuza başvurmuştur.2007 Aralık ayında “korsan gösteriye katılmaktan” 13 yıl 6 ay hapis cezası alan Murteza Dağ, sağlıklı olarak girdiği hapishanede, bugün ölüm sınırına getirilmiştir. Aylardır Adli Tıp Kurumu’ndan rapor için bekletilen, kan kanseri ve bir çok sağlık sorunuyla boğuşan Dağ’ın durumu ağırlaşmış ve Trakya Üni.Tıp Fakültesi’ne kaldırılmıştır. Kardeşi, Murteza’nın bodrum katında, izbe, karanlık, havasız bir ortamda bulunan mahkum koğuşunda tutulduğunu söylüyor. Geçen yıl yine fenalaşarak bilincini kaybeden Dağ, yoğun bakımda kalmıştı. Dağ’ın hapishane ve hastanelerin bodrum katlarında tedavisinin mümkün olmadığı, her geçen gün sağlık durumunun ağırlaşmasından belli değil midir? Yetkilerin Murteza Dağ’ı bu koşullarda tutması cinayet değil midir?

Mahpusların Hastalıkları Tedavi Edilmediği İçin Kronikleşiyor!

122. F oturmamızda ağır hasta mahpus Faysal Yacan’nın durumunu anlatmaya çalışacağız. Yacan,1982 Şırnak Beytüşşebap doğumlu. 9 temmuz 2003 tarihinde Van’da polislerce gözaltına alınır. Ağır işkenceden sonra her iki eli bağlı olarak panzerin arkasında metrelerce sürüklenir. Daha sonra Diyarbakır TİHV ve İstanbul TİHV’ de tedavi görür. Ancak 19/ 03/ 2007 de İzmir'de tutuklanır. Bu süreçten sonra hastalıkları kötüleşir ve ilerler. İsminin dahi geçmediği olayda, beraat ettiği dava delil diye iddanameye konularak, 25 yıl hapis cezası verilir. Ciddi sağlık sorunları olan Yacan bir çok hastalıkla mücadele etmeye çalışmaktadır. Bel ve boyun fıtığı, astım, nefes darlığı, beyin damarlarında buruşma, midede gastirit, ülser, kolon bağırsak iltihabı sendromu, iç hemoreit ve bağırsakta kanama, prostat enfeksiyonu, prostat hastalığı, variköz, faranjit ve yüksek tansiyon hastası. Bu hastalıklar uzun zamandır tedavi edilmediği için kronikleşmiştir.

Faysal Yacan yazmış olduğu mektubunda ayrıca şu hak ihlallerinden de söz etmiştir.

1- Cezaevi doktorlarının hergün revirde olması gerekirken, haftada 2 gün revirde oluyorlar.
2- Hastaneye acil olarak gitmem gerektiğinde, bazen haftalar sonra hastaneye götürülüyorum.
3- Boyun fıtığı ve bağırsak ameliyatı olmam gerekiyor ama ameliyat edilmiyorum.
4- Mide ve bağırsak hastalıklarımdan dolayı diyet yemem gerekirken, aksine bana yasak olan yemekler veriliyor.
5- Hastalıklarım hakkında bilgi edinemiyorum. Çoğu zaman ilgili personelce bilgilendiriliyoruz. Buda sağlıklı bir bilgi olmuyor.
6- Çoğunlukla, hemşire ve sağlık personeli tarafından hastalığımla ilgili alay etme ve siyasi kimliğimden dolayı ayrımcı yaklaşımlarla karşılaşıyorum.
7- Cezaevlerinde tedavi olmak imkansız. İnfazımın ertelenmesi konusunda başvuruda bulundum. Hastane heyetinin vermiş olduğu eksik raporlardan dolayı, defalarca Cumhuriyet baş savcılığı aracı ile Adli tıp’ a başvurdum. Fakat adli tıp başvurumu reddetti. Benim eksik olan raporlarımın üzerinden beni Adli Tıp’a gitmiş gibi gösterdiler. Ben değil raporlarım gitti.
Devlet ve idare hasta tutsaklar için bir şey yapmıyor. Yaptıkları da bizleri daha fazla ölüme götürmek.”

Biz insan hakları savunucuları bir kez daha yetkilileri uyarıyoruz, tedavisi engellenen her ağır hasta mahpusun ölümünden siz sorumlusunuz. Yapılan uygulamalarınız fiili idam cezasıdır ve bu nedenle suç işliyorsunuz. Hiç zaman kaybetmeden, hastane raporları yeterli görülerek tüm ağır hasta mahpusları serbest bırakınız!…

FAYSAL YACAN, SALİH TUĞRUL, MURTAZA DAĞ VE TÜM HASTA MAHPUSLAR DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!

İHD (İnsan Hakları Derneği) - İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu

Fotoğraflar: Ömür Eğribel

Kaynak: www.direnisteyiz.org