Fotoğraf dışarıdan içeriye köprü oldu

İSTANBUL - Görülmüştür.org ekibi ve Red fotoğrafçılar grubu tarafından hazırlanan "55 fotoğraf ve 55 mahpus" konulu sergi İFSAK'ta açıldı. Fotoğraf Köprüsü Proje Sorumlusu Sultan Güner, "Üretim cezaevinde devam edebiliyorsa içeride beyinler hiçbir zaman tutsak olmuyor. Bu proje ile dışarıda bize dayatılan hayatın bizi ne kadar tutsak ettiğini görme fırsatımız oldu" diye belirtti.

Görülmüştür.org ekibi ve Red fotoğraf grubu 26 hapishanede, 55 fotoğraf sanatçısı ve 55 tutsağı buluşturarak resim ve fotoğraf sergisi oluşturdu. "İçeriden dışarıya-dışarıdan içeriye fotoğraf köprüsü" isimli sergi, 30 Ocak-11 Şubat tarihleri arasında İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği'nde (İFSAK) gösterilecek. Red Fotoğrafçılar Üyesi ve İFSAK Fotoğraf Köprüsü Proje Sorumlusu Sultan Güner serginin amacına ilişkin olarak, "İçeridekilere dışarıdan ses olmak ve tutsakların yalnız olmadıklarını hissettirmek istedik" dedi.

'İçeridekilere dışarıdan ses olmak'

Sultan, yürüttükleri fotoğraf çalışmasının Red Fotoğraf grubunun mail adresinden herkese fotoğraf projesi hakkında bilgilendirme mesajı gönderilerek başladığını ve projeye çok sayıda başvuru yapıldığını belirtti. Projenin birinci aşamasının bu şekilde başladığını ifade eden Sultan, "İlk aşamada 55 fotoğrafçı sabit bir konuya bağlı kalmadan çektiği fotoğrafları 55 farklı tutsağa gönderdi. Tutsaklara fotoğraf okumaları yaparak bize dönüş yapmalarını söyledik. Cezaevi koşulları da göz önünde bulundurulunca ulaşabilen de oldu ulaşamayan da oldu" diye konuştu.

Serginin gösterimleri devam edecek

"İlk sergi Adil Okay'ın yönetiminde 24 Aralık- 7 Ocak arasında Mersin'de gösterildi" diyen Sultan, fotoğraf projesinin halk tarafından büyük bir ilgi ile karşılandığını ifade etti. Sultan,"İçerden dışarı-dışarıdan içeri fotoğraf sergisi İFSAK'a ait salonda 30 Ocak-11 Şubat tarihleri arasında sergilenecek. Hemen ardından fotoğraf sergisi Adana, Urfa, Antep, Diyarbakır, İzmir ve Ankara'da sergilenmek için yola çıkacak" dedi.

İkinci proje yolda…

Hazırlık aşamasında olan 2'inci projeleri olduğunu söyleyen Sultan, "Bu sefer içerdekilere 'dışarda olsaydınız nasıl fotoğraflar çekerdiniz? 'diye kafalarındaki kareyi tasvir edip onu biz çekmeyi proje konusu olarak belirledik. Şimdi büyük bir heyecanla bu proje üzerinde çalışıyoruz. Bu ilk projeye göre daha yaratıcı kılacak bizi. İlk projede tutsaklar çekilmiş fotoğrafların altına onu tamamlayacak şiirler yazmışlardı. Şimdi de bizden istenen kareleri yakalayıp çekeceğiz. Bu proje biraz uzun sürebilir çünkü kimisi kış kimisi yaz karesi çekmemizi istiyor" diye konuştu.

'Tutsakların düşünce derinliğini anlamalarını istedik'

Tutsaklar arasında ressam, şair ve yazar gibi düşünsel yetenekleri fazla olan insanların olduğunu söyleyen Sultan, "Kimisi çizerek tasvir ettiği resmi çekmemizi istedi. Benden istenen kare şuan için çok zor görünüyor ama er ya da geç çekeceğim. Başka bir tutsak Diyarbakır Surlarında koşan çocukları çekmemi istedi. Şuan benden istenen bu fotoğrafı çekemediğim için üzgünüm " dedi. Fotoğraf çağrısını yapmaya başladıklarında özellikle siyasi içerik taşımayan, eylem, slogan türünde fotoğrafların olmamasını rica ettiklerini belirten Sultan, "Tamamen insana özgü karelerin çekilmesine dikkat ettik. Tutsaklara yine politik fotoğraflar göndermenin onlara çok büyük bir şey ifade edeceğini düşünmedik" diye ifade etti. Sultan, sergiyi ziyaret eden insanların da o tutsağın ruh halini, düşünce derinliğini anlamaları istedikleri için böyle bir karar aldıklarını söyledi.

'Üretim neredeyse yaşam oradadır'

Projedeki en önemli vurgunun ise beyinlerin tutsak edilemeyeceğini ve tutsak edilenin sadece beden olduğunu dışarıdakilere göstermek olduğunu dile getiren Sultan, "Fotoğrafların altlarına yazdıkları şiirlerin edebi yönü, onların hayatta duruşunu tavrını bize gösteriyor. Ben çok etkilendim okudukça tüylerim diken diken oluyor" dedi. Sultan, "Bu projeyle aslında kim tutsak kim özgür biraz bunu açığa çıkarmak istedik. Etrafımızda 'tel örgülerle, dört duvarlarla sarılı olmasak bile biz ne kadar özgürüz' diye sorgulamaya ittik kendimizi. Sistemin bizden beklediği, yaratmak istediği insan modellerine dönüşmemiz için bu çarkın içine itiliyoruz" diye konuştu.

Projenin kendilerine kimin tutsak kimin özgür olduğunu hatırlattığını dile getiren Sultan, son olarak, "Dört duvar arasında kitapla dolu bir odada ben tutsak olunduğunu düşünmüyorum. Üretim neredeyse yaşam oradadır. Üretim cezaevinde devam edebiliyorsa içeride beyinler hiçbir zaman tutsak olmuyor. Bu proje ile dışarıda bize dayatılan hayatın bizi ne kadar tutsak ettiğini görme fırsatımız oldu" diye ifade etti.

5 Şubat 2016
(dek/ck/fk)

Kaynak: JIN Haber Ajansı, jinha.com.tr