"Hapishane idaresi değerlerimize saldırıyor"

Tarih: 
Pazartesi, 13 Haziran, 2016
TKİP dava tutsağı Onur Kara, Kızıl Bayrak’a gönderdiği mektupta Sincan Hapishanesi’nde devrimci tutsaklara yönelik saldırıları anlattı.

Sincan 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde tutuklu bulunan TKİP dava tutsağı Onur Kara, hapishane yönetiminin devrimci tutsakların siyasal kimliklerine ve değerlerine saldırdığını belirtti.

Kara, Kızıl Bayrak’a gönderdiği mektupta, tutsaklar üzerinde baskıyı arttıran hapishane yönetiminin devrimci ve sosyalist yayınları hücrelerden alıp çöpe atarak devrimci değerlere yönelik meydan okuyan bir saldırı girişiminde bulunduğunu söyledi.

Devrimci tutsakların siyasal kimliklerine yönelik saldırılara karşı tepkisiz kalmayacaklarını belirten Kara, devrimci ve ilerici kamuoyunun yaşanabilecek gelişmelere ilişkin ilgisini ve duyarlılığını talep etti.

Kara, hapishanede yaşanan saldırıları mektubunda şöyle anlattı:

“Sincan 1 No'lu F Tipi Hapishanesi'nde devrimci tutsaklara yönelik baskılar artarak devam ediyor. Adalet Bakanlığı'nın genelgesine dayanılarak birçok hak gaspı yaşanıyor. Tutsakların yaşamsal ihtiyaçlarının kısıtlanmasından sonra, hapishane idaresi şimdi de kitap ve yayınların sınırlandırılmasına yönelik dayatmaları hayata geçirmeye başladı.

Daha önceden kitap sınırlamasına gidileceğinin duyurulması üzerine devrimci tutsaklar, bu tutumun siyasal kimliklerine yönelik bir saldırı girişimi anlamına geleceği ve bunu asla kabul etmeyecekleri doğrultusunda ortak bir görüş birliğine varmışlardı.

Bununla birlikte bir süre önce farklı hapishanelerden gelen ve B Blok’a yerleştirilen MKP davasından tutuklu arkadaşlarımızın bazılarının kitapları verilmeyerek bu saldırı fiilen başlatılmış oldu. (Keza '20 kitap 5 dergi' sınırlandırmasıyla ilgili kararın bu arkadaşlarımıza tebliğ edilmesi üzerine gerçekleştirmiş oldukları sloganlı protesto eylemine de hapishane idaresi coplu saldırılara [okunamayan bölüm] ve süngerli hücre işkencesine maruz kalan arkadaşlarımızın ve onlara destek veren civar hücredeki tutsakların havalandırma kapıları da kapatılmıştır.)

Sadece bununla da yetinmeyen hapishane idaresi Cuma günü C Blok'ta arama adı altında gerçekleştirdiği talanda, panolardaki resimlerin sökülmesinden, gıda ve ilaçların yerlere atılıp, dökülmesine kadar bir dizi insanlık dışı uygulamalara gitmiş ve saldırıda bulunmuştur.

Bu saldırılar içerisinde devrimci tutsaklar açısından en kabul edilemez olanı ise doğrudan siyasal kimliğimize yönelik açık ve pervasız bir saldırı olan devrimci ve sosyalist yayınların hücrelerimizden zorla alınarak 'çöpe'(!) atılması olmuştur. Bugüne kadar adımıza yatırılmış olan ve arşiv olarak koruduğumuz, sakladığımız Alınteri, Atılım, Halkın Günlüğü, İşçi Meclisi, Kızıl Bayrak ve Özgür Gelecek’ten oluşan devrimci ve sosyalist yayınların çöpe atılması pervasızlığı açıktır ki idarenin, kitap ve yayın yasaklarını başlatmanın ötesinde değerlerimize yönelik meydan okuyan açık bir saldırı girişimidir.

Devrimci ve sosyalist yayınların bizler açısından ne anlama geldiği ve hangi değerleri temsil ettiğini izah etmeyi kendimiz açısından bir zül sayarız. Geçmişten bugüne nice bedeller ödenerek ve halihazırda hala nice bedellerin ödendiği ve bunun sonucunda yaratılmış olan değerlerimizin böyle hoyratça çiğnenmesine de sessiz kalmamız, tepkisiz kalmamız beklenemez.

Açıktır ki hapishane idaresinin de bunu çok iyi bilmesine rağmen şimdi saldırısını bu boyuta vardırmış olması, hapishanede yaşanabilecek durumları göz önüne aldığının ve saldırılarını kararlılıkla sürdüreceğinin somut bir göstergesidir.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da siyasal kimliğimiz ve değerlerimizden asla ödün vermeyecek olan bizlerin gerek kitap sınırlandırması şahsında gerekse de değerlerimizi temsil eden devrimci-sosyalist yayınların çöpe atılması şahsında siyasal kimliğimize yönelen bu açık saldırı karşısında artık daha fazla tepkisiz kalınamayacağı düşüncesinde ortaklaşan MKP(DHG) dava tutsakları ve TKİP dava tutsağı olarak, 29 Mayıs'tan itibaren 'Kitap yayın hakkımız engellenemez!', 'Direne direne kazanacağız!' sloganlarını atıp iki dakikalık kapı dövme eylemine başlamış bulunuyoruz. Bundan sonra hapishanede yaşanabilecek gelişmelerden hapishane idaresinin sorumlu olacağını ilan eder ve kamuoyunun yaşanabilecek gelişmelere karşı ilgisini ve duyarlılığını talep ederiz.

Devrimci irade teslim alınamaz!”

Kaynak: www.kizilbayrak.net