HAPİSHANEDE KUR'ÂN-I KERİM BİLE YASAK

Tarih: 
Cumartesi, 11 Mart, 2017

“Dışarıdan gönderilen gazete, dergi ve kitapların artık içeri verilmeyeceğini söyledi idare. Yasaklı olup olmadığına bakılmaksızın. Adli mahkûmlara dışarıdan gazete, dergi, kitap vb. yayınlar gelince kendilerine verilecek; ama siyasilere verilmeyecek. Tüm bu hususları kendileriyle konuştuğumuzda genelgeyi gerekçe gösterdiler.

Fetöcülere gelen Kur’an-ı Kerim’leri bile vermediklerini söylediler.

AHMET BİLGE

E tipi Ceza İnfaz Kurumu C- 10

Elbistan – K. Maraş

Merhaba Kekê Adil,               28.02. 2017

Evvela Newroz bayramını kutluyor ve Ortadoğu halklarına barış ve özgürlükler getirmesini diliyorum.

Bu aralar hem dışarının hem de içerinin hâli, hâl değil doğrusu. Her şey referanduma kenetlenmiş. 16 Nisan’a kadar uygulamalar, referandum gölgesinde kalacak gibi. Bu gölgenin loşluğunda hükümet de yapacaklarını yapıyor tabii. Bunlara karşı ciddi bir sessizlik ve tepkisizlik var. Sanki alışılıyor. Oysa alışmak kanıksamayı, kanıksamak da koşulların kalıcılaşmasını, hatta daha da kötüleşmesini getirir.

İçerinin hâllerini de takip ediyorsun. Koşullar daha da kötüleşiyor. Geçenlerde yeni bir uygulamayla daha tanıştık. Dışarıdan gönderilen gazete, dergi ve kitapların artık içeri verilmeyeceğini söyledi idare. Yasaklı olup olmadığına bakılmaksızın. Sadece okul kitapları verilebilecekmiş ki bizim de bununla işimiz yok. Sebebini sorduğumuzda, Adalet Bakanlığının yeni genelgesini gerekçe gösterdiler. Olayın ilginç ve bir o kadar da adaletsiz yanı ise bu uygulamayı sadece siyasi tutsaklara yönelik yapmalarıdır. Yani adli mahkûmlara dışarıdan gazete, dergi, kitap vb. yayınlar gelince kendilerine verilecek; ama siyasilere verilmeyecek. Tüm bu hususları kendileriyle konuştuğumuzda genelgeyi gerekçe gösterdiler. Fetöcülere gelen Kur’an-ı Kerim’leri bile vermediklerini söylediler. Bu hâl geçici mi, onu da bilmediklerini söylediler; ama şu da biliniyor ki bir uygulama oturdu muydu, kaldırılması zorlaşır. Elbette ki bu, kabul edilebilecek bir uygulama değil ve üzerinde duracağız; ama anlaşıldığı kadarıyla bu, yerel değil genel bir uygulamadır ve siyasi tutsakları basın yayın araçlarından yalıtarak körleştirmeyi, sağırlaştırmayı amaçlamaktadır.

Diğer biçimiyle iyi sayılırız. Çok sert bir kış mevsimini geçirdik. Son bir haftadır havalar güzel. Adeta bahardan günler. Yaz mevsimi de rövanş alırcasına çok sıcak geçmese bari. Okuyor, yazıyor, çiziyoruz, zamanı mümkün mertebe değerlendirmeye çalışıyoruz; ama bu son uygulama ister istemez sıkıntılar yaratacak.

Sen de biliyorsun ki cezaevinde okumak, su ve ekmek kadar önemli bir ihtiyaç ve idare kitaplığı bunu karşılayamaz. Bakalım ne olacak.

Kendine çok iyi bak. Sevgi ve saygılarımla.