Hasta tutuklular için hazırlık

Cumartesi, 20 Ekim, 2018

HDP’li Gergerlioğlu, hasta tutukluların tedavisinin kasıtlı olarak engellendiğini vurguladı. Gergerlioğlu, tahliyelere engel olan ATK’nin son karar merci olmaktan çıkarılması için teklifte bulunacaklarını söyledi

Cezaevlerindeki tutuklu sayısı, mevcut kapasiteyi 40 bin aşarak 254 bin kişiye ulaştı. Kapasite üstü doluluk oranı ve keyfi uygulamalar birçok sorunu ve hak ihlalini de beraberinde getiriyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyon Üyesi ve Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, cezaevlerindeki ihlallere dikkat çekerek, yasa teklifi hazırladıklarını söyledi. Gergerlioğlu, “Bir ülkedeki insan haklarının durumunu anlamak için en başta bakmanız gereken yer cezaevleridir” diyerek, inşaat sektöründe durmayan tek alanın cezaevi projeleri olduğunu, 225 yeni cezaevi yapılmasının planlandığını aktardı.

‘Taciz şikayetleri alıyoruz’

İhlallere ilişkin aradıkları cezaevi yönetimlerinin kendilerine çeşitli gerekçeler sunduğunu aktaran Gergerlioğlu, “Hizaya getirmek için ayakta sayım dayatılıyor. Hasta olan var, felçli olan var bu konuda da çok şikayet geliyor. Süngerli oda denilen bir yer var. Cezaevi yönetimi süngerli oda için ‘çok sinirlenen, asabı bozuk kişileri oraya koyuyoruz’ şeklinde bir izah getiriyor ama çoğunlukla o süngerli odalardan insanların dövüldüğüne dair şikayetler alıyoruz. Turnike girişlerinde tutukluların kadın yakınlarına mahremiyeti ihlal eden, tacize varan uygulamaları çok duyduk. Utanç verici arama uygulamaları ve taciz şikayetleri çok geldi” dedi.

‘Çok ağır ihmaller var’

Hasta tutukluların durumuna özellikle dikkat çeken Gergerlioğlu, şöyle devam etti: “Hasta tutukluların tedavileri aksıyor. Yeni vefat eden kanser hastası Mehmet Özbir’in eşiyle görüştüm. 2017 Şubat ayında elinde oluşan bir ağrı nedeniyle hastaneye gitmek için dilekçe vermiş fakat gardiyan kendi inisiyatifini kullanarak tutukluya izin vermemiş. En sonunda Eylül 2017’de ancak gidebilmiş. Gittiği zaman kansere yakalandığını öğrenmiş ki ihmalden dolayı da elini kaybetti. Tahliye edildikten sonra da yaşamını yitirdi. Yine zatürreye yakalanan bir kadın tutuklu vaktinde tedavi edilmediği için yaşamını yitirdi. Bunun gibi çok örnek var. Bunlar sorgulanmıyor. Doktor olarak bazı hastalıkları bildiğimiz için yaşanan ihmalleri de görebiliyoruz. Çok ağır ihmaller var.”

ATK tek yetkili olmamalı

Gergerlioğlu, gazeteci Metin Duran’ın tahliye edilebilmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) “cezaevinde kalamaz” raporunu alabilmek için 5 ay bekletildiğini hatırlatarak, yeni bir yasa teklifi üzerinde çalıştıklarını söyledi. Gergerlioğlu, teklife dair, “ATK’nin son karar veren merci olarak tek bir kurum olmaması, diğer eğitim araştırma hastanelerinin de bu konuda ehliyet sahibi olmaları ve karar verici olması için bir uğraş veriyoruz. Normalde sadece rapor için ATK karar verici oluyor. Ama yoğunluktan süreci yavaşlatıyor” ifadelerini kullandı.