‘Hekim için sağlık hakkı önemlidir’ ve CEZAEVİNDE KALAMAZ RAPORU OLAN TUTUKLULARIN İSİMLERİ

Cuma, 14 Eylül, 2018

 İç Anadolu’daki cezaevlerinde hasta tutuklulara dair rapor hazırlayanlar arasında yer alan Dr. Filiz Ünal, hastaneye sevkleri sırasında tutukluların dosyalarına “suç”larının yazıldığını belirterek, hekimlere şu uyarıyı yaptı: “Hekim için kişinin ne yaptığı değil, sağlık hakkına erişimi nasıl sağlanır bu önemlidir.”

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi ve Ankara Tabip Odası (ATO) İç Anadolu Bölgesi'ndeki hasta tutuklulara ilişkin rapor hazırladı. Tespit edilebilen 127 hasta tutuklu hakkında hazırlanan rapor, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'na gönderilecek.

 

Raporda yer alan hasta tutuklular, İç Anadolu Bölgesi'nde bulunan Afyon Dinar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Bolu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Kayseri Bünyan 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Kırıkkale F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuluyor. Raporda, hasta tutukluların sayısının her geçen gün arttığına vurgu yapıldı.

 

'İKİ YILDA TOPLADIĞIMIZ VERİLER'

 

Yaptıkları çalışma hakkında bilgi veren İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Nuray Çevirmen, rapor için 2 yıldır veri topladıklarını belirterek, "Biz bunun dışında İç Anadolu bölgesindeki hasta mahpusların süreçlerini, nasıl tedavi edildiklerini bilmek, kullandığı ilaçlar ve hastalıklarının raporlarını toplama üzerinden bir çalışma yaptık" dedi. 

 

'CEZAEVİ'NDE KALAMAYACAK 27 HASTA TUTUKLU VAR'

 

Hasta tutuklularda artan çoklu hastalıklarda cezaevi koşullarının etkili olduğunu tespit ettiklerini aktaran Çevirmen, özellikle yeterince gün ışığı almama, beslenmeden ve tedavi edilmemeden kaynaklı hastalıklarda artış gözlemlendiğini dile getirdi.

 

'TEK TEK MEKTUP YAZDIK'

 

Raporlama öncesinde ellerinde olan hasta tutuklu listesindeki tutuklulara durumlarını anlatmaları için mektup yazdıklarını anlatan Çevirmen, "Hasta mahpuslar için de iyi oldu. Tüm hikâyelerini anlatan mektuplar gönderdiler. İHD adına giden avukatlara hastalığını aktaranlar, aileleri aracılığıyla da aktaranlar oldu. Ama daha çok birebir mektuplarla hikâyelerini anlatan mahpuslardan oluşan bir raporlama oldu" diye konuştu.  Raporu ilgili kurumlara gönderdikten sonra da hastaların durumunu takip edeceklerini belirten Çevirmen, kurumlarla görüşmeyi sürdüreceklerini, hasta tutukluların sağlık durumlarını gündemde tutmaya çalışacaklarını ifade etti. 

 

'HERKESİN SAĞLIK HAKKINA ULAŞMASI GEREKİR'

 

TTB Aile Hekimliği Kolu Sekreteri ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Hasta Mahpuslarla İlgili Danışma Kurulu Üyesi Dr. Filiz Ünal ise, rapor çalışmasında yer alan hak savunucularından. Hasta tutuklulardan raporlarını istediklerini dile getiren Ünal, yaptıkları çalışmayı şöyle anlattı: "Kronik hastalıkları var mı, acil sağlık hizmetlerine ihtiyaçları var mı, bir de içinde bulundukları durumda bu hastalar nelerle karşılaşıyor olabilir, üzerinden değerlendirme yaptık. Hekimler için özgürlüğü kısıtlanmış bireylerin toplumdaki diğer bireylerden hiçbir farkı yoktur. Özgürlüğü kısıtlanmış bireylerin sağlık hakkı, koruma hakkı, sağlık hizmetine erişimde zorluk yaşamaması gerekir. Ülke ne kadar demokratik ise bu söylediğim cümle o kadar yerine gelir."

 

'KİŞİNİN NE YAPTIĞI DEĞİL SAĞLIK HAKKI ÖNEMLİ'

 

Raporlama da sınıflandırmaya gittiklerini belirten Ünal, sınıflandırmayı hastalıkların durumlarına göre hem de yaptıkları başvuruda yetkililerin dikkatini daha fazla çekmeyi amaçladıklarını vurgulayarak, "Raporu okuyana derdimizi daha iyi anlatırız diye düşündük. Çünkü özgürlüğü kısıtlanmış bireylerin hastaneye sevk edilmelerinde dosyalarına işledikleri suç ya da neden orda olduklarına dair not düşülüyor. Buna en vahim şey aslında. Bizim, devletimizin bakış açısını gösteriyor. Hekimlerde bunu okuyup, etkilenebilirler. Hekim için kişinin ne yaptığı değil, sağlık hakkına erişimi nasıl sağlanır bu önemlidir” diye aktardı.

 

'KENDİMİZCE RENKLER BELİRLEDİK'

 

Ünal,  kırmızı ile sınıflandırdıkları kısımda neleri ön plana çıkardıklarını şöyle anlattı: "Kronik hastalığı olanlar var mı? Örneğin Behçet hastalığı gerçekten takip edilebiliyor mu? Bu kişinin ciddi sağlık sorunu var ve acil sağlık hizmetine ulaşması gerekiyor. Kişinin içinde bulunduğu durum bunu karşılıyor mu? Bu kişinin var olan hastalığı diğer tutuklular için sorun olabilir mi? İçinde bulunduğu koşullar nedeniyle var olan hastalığı ilerleyebilir mi? İlaca erişimi sağlanıyor mu? Bu ölçütleri esas aldık. Kendimizce renkler belirledik. Yeşille belirlediğimiz hastalar bu kişiler uzun yıllar ceza almış insanlar ve bunların umutları azalmış, psikiyatrik bulgular bunu gösteriyor. Bunlar için oralarda bir şeyler yapılabilir. Sarı olarak belirlediğimiz hastaların raporları var, tedaviye ihtiyaçları var ve biz önlem alamazsak kırmızıya geçecekler. Bir takım uzuv kayıpları nedeniyle daha zor yaşamını geçirecek. Bu şekilde sınıflandırdık." 

 

"Özgürlüğü kısıtlanmış bireylerin var olan koşullarıyla daha fazla eza ve acı çekmelerini engellemek gibi bir ilkenin arkasında gidiyoruz" diyen Ünal, bu raporun hasta tutukluların durumuna küçük bir ışık tutma olduğunu söyledi.

 

'KELEPÇELİ MUAYENE OLMAZ'

 

Cezaevindeki hasta mahpusların kendilerine de mektup yolladığını dile getiren Ünal, "Bize yıllardır geliyor ama son zamanlarda bu ciddi şekilde arttı. Güvenlik nedeniyle kişiyi sağlık dosyası olmadan bir cezaevinden başka cezaevine gönderiyorlar. Tabi ki güvenlik önemlidir ama götürürken sağlık dosyasını da götürün. Kelepçeli muayene zaten insanlık dışıdır. Biz bu uygulamayı yapan hekimlere de ceza veriyoruz. Açıkça da söylüyoruz kelepçeli muayene olmaz. Hekim olarak herkese nasıl yardım ediyorsak öyle yardım etmeliyiz bunun tartışması yok. Kelepçeli muayene olmaz" diye vurguladı. 

 

CEZAVİNDE KALAMAZ RAPORU OLAN TUTUKLULARIN İSİMLERİ

 

“Cezaevinde kalamaz raporu” olan 27 ağır hasta tutuklunun isimleri ve kaldıkları cezaevleri şöyle: "Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi'nde; Hayati Kaytan, Nesip Aslankılıç, Cesim Kahraman, Sinan Türkmen, Mehmet Çelebi Çalan, Seyfettin Bahar, Mehmet Zeki Esen, Refik Sünkür, Bahattin Solhan, Ramazan Kıran, Hasan Alkış, Yıldırım Demir. Manisa T Tipi Kapalı Cezaevi'nde; Hüseyin Alkış, Eskişehir H Tipi Kapalı Cezaevi'nde; Hayati Elçiçek, Kayseri Bünyan Cezaevi'nde Ebedin Abi, Sedat Avcı, Yaşar Alat. Elazığ 1 Nolu Cezaevi'nde; Mehdi Boz. Sincan Cezaevi'nde kalan ve tekrar Van Cezaevi'ne sevk edilen Medya Çınar, Pınar Tikit, Rihan Kavak Özbek. Kırıkkale F Tipi Kapalı Cezaevi'nde; Resul Kocatürk, Salih Gün, Sinan Akbayır, Zeynel Karabulut. Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi'nde; Aydın Değirmenci."

 

MA / Berivan Altan