İHD Ağrı Cezaevi raporu 2: İnanılmaz hak ihlalleri

Cuma, 17 Kasım, 2017

AĞRI KAPALI CEZAEVİ RAPORU-2

Ağrı Kapalı Cezaevinde kalmakta olan hükümlülerin, cezaevinde yaşadıkları hak ihlalleri ile ilgili, hükümlü ailelerin Van İHD Şubesi ile Ağrı İHD Şubesine yapılan başvurular üzerine; 25.09.2017 günü İHD Ağrı Şubesi olarak Ağrı Kapalı Cezaevinde bulunan hükümlüler ile görüşmek üzere Şube Başkanı Abdulhadi KARAKURT ve Şube Sekreteri Vural KAYA’dan oluşan bir heyet oluşturulmuş, oluşturulan bu heyet; Cezaevi Müdürü ve cezaevinde yatmakta olan hükümlüler ile yapılan görüşmeler sonucu, tespit edilen hak ihlalleri rapor haline getirilerek 29/09/2017 günü yayınlanmıştır.
Yapılan bu görüşmeden sonrada hak ihlallerinin yoğunlaşarak sürmesi ve buna binaen gerek Van ve gerekse Ağrı İHD Şubelerimize hükümlü ailelerinden doğru yoğun başvuruların gelmesi üzerine, İnsan Hakları Derneği (İHD) Van ve Ağrı Şubeleri tarafından Murat MELET (Van İHD Şube Başkanı,İHD Genel merkez MYK üyesi ), Servet ERTAK (Van İHD Şube YK Üyesi, İHD Genel merkez MYK üyesi), Mehmet KARATAŞ (Van İHD Şube YK Üyesi), Abdulhadi KARAKURT (Ağrı İHD Şube Başkanı) ve Vural KAYA (Ağrı İHD Şube Sekreteri)’dan oluşturulan ortak heyet ile Ağrı Kapalı Cezaevi yönetimi ve cezaevinde bulunan hükümlüler ile yeniden görüşme gerçekleştirilmiştir.
Cezaevi yönetimi yasal gerekçe göstererek heyet olarak cezaevinde bulunan hükümlü ve tutuklular ile görüşme yapmamıza izin vermemiştir. Bunun üzerine heyet üyelerimizden Murat MELET, Abdulhadi KARAKURT ve Servet ERTAK Cezaevi idaresi ile Av. Vural KAYA ve Av. Mehmet KARATAŞ ise hükümlüler ile avukat kimlikleri ile görüşme gerçekleştirmişlerdir.
ZİYARET EDİLEN HAPİSHANE HAKKINDA GENEL BİLGİ
220.000’e yakın mahpusun bulunduğu Türkiye hapishaneleri, başta yaşam hakkı ihlalleri olmak üzere her türlü insanlık dışı ve onur kırıcı muamelenin yapıldığı birer işkence mekânları haline gelmişlerdir.
Alfabenin bittiği yerde Adalet bakanlığı tarafından BTOK(Belirli tipi olmayan kapalı infaz kurumu)hapishaneler yapılmıştır. Ağrı kapalı infaz kurumu Türkiye’de 21 tane olan bu tipteki hapishanelerdendir. Bu tipi belli olmayan hapishaneler (herhangi bir tip proje üzerine inşa edilmeyen il ve ilçe cezaevleri) kapasiteleri ve binaların fiziki yapıları hakkında detaylı bir bilgide yoktur. Eskiden askeri bir cezaevi olarak kullanılan bu bina eski özelliklerini koruyarak bu hale getirilmiştir.
Adalet bakanlığı sayfasında şöyle tanımlanmaktadır.
“Değişik tipleri mevcut olan bu tür ceza infaz kurumlarının kapasiteleri de farklıdır. Kapasitelerine göre revir, müstakil mutfak, bulaşık ve çamaşırhane, soğuk hava deposu, mescit, berber, özel ziyaretçi mahalli, hamam ve iş atölyeleri bulunmaktadır. Bugün için faal olan ve kullanılan herhangi bir tip proje üzerine inşa edilmeyen il ceza infaz kurumu binaları kaloriferli olup kadın ve çocuk hükümlüler ile jandarmanın da kurumda ayrı bir bölümü mevcuttur.”

1- CEZAEVİ YÖNETİMİ İLE YAPILAN GÖRÜŞME;
Cezaevi yönetimi, bütün iş ve işlemlerini yasalara ve Ceza Ve Tevkif evleri İç Yönetmeliğine uygun yaptıklarını, tutuklu ve hükümlüleri izleme veya arama ve sayım işlemlerini ilgili yönetmeliğin kendilerine verdiği yetki çerçevesinde uyguladıklarını, Adalet Bakanlığının ulusal basın olarak belirlediği basın dışında tutuklu ve hükümlülere, yasalda olsa diğer basın ve yayınları cezaevine sokma yetkilerinin bulunmadığını, bununla ilgili tutuklu ve hükümlü şikâyetlerini Cezaevi Komisyonu ve Adalet Bakanlı lığına iletildiğini ve diğer sosyal ihtiyaçlarının da cezaevi imkânları çerçevesinde gerçekleştirebildiklerini ifade etmişlerdir.

2- MAHPUSLAR İLE YAPILAN GÖRÜŞMELER;
a)İHD Ağrı Şube Sekreteri Av. Vural KAYA; Ağrı Kapalı Cezaevinde hükümlü olarak bulunan Mehmet AYAZ ile görüşme gerçekleştirmiştir.
• Mehmet AYAZ isimli mahpus, kuruma yaklaşık 40 gün önce Gümüşhane Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan toplamda 14 kişi olarak sürgün edildiklerini, kuruma girdikten sonra ayrı koğuşlara yerleştirildiklerini, yaşanan birçok sorun olduğunu dile getirerek bazı örnekler vermiştir:
• Kuruma kabulde kendilerine çıplak arama dayatıldığını,
• Kurumun eskiden askeri cezaevi (disko diye tabir edilen disiplin koğuşu) olduğunu, hala o dönemin izlerini taşıdığını, örneğin duvarların askeri renklerden tam olarak arındırılmadığını,
• Kurum müdürünün sorunların çözümü için üzerine düşeni yapmadığını, görevlerini yerine getirmediğini,
• Kalp hastası olduğu ve ameliyat geçirdiği için alması gereken ilaçları gereği gibi alamadığını, tansiyon aletinin verilmediğini, sağlık sorunlarına duyarsız kalındığını,
• Bizzat cezaevi yönetimi tarafından verilmesinde sakınca görülmeyen radyonun daha sonra gerekçe gösterilmeksizin geri alındığını,
• Günlük rutin şekilde yapılan sayım işlemlerinin normalde aylık yapılması gereken koğuş içi aramalara dönüştürüldüğünü, aramalarda odalarının dağıtıldığını, eşyalarına zarar verildiğini,
• Koğuş kapısında bulunan küçük aralıktan sürekli izlenerek taciz, tahrik ve rahatsız edildiklerini,
• Zaruri ihtiyaçlarının başında gelen gazete, spor vs. gereksinimlerinin karşılanmadığını,
• İdare tarafından üzerlerinde emrivaki askeri düzen oluşturulmak istendiğini, sayımlarda koğuşlara askeri koyarak askerle mahpusların karşı karşıya getirilmek istendiğini,
• Herkesin kimlik kartları koğuş girişinde asılı olduğu halde koğuştan avukat, telefon vb. geçici çıkışlar için kimlik göstermeye mecbur edildiklerini,
• Kendilerine hukuksuz uygulamaların dayatıldığını,

Bu ve benzeri uygulamalara tepki göstermek amacıyla mahpuslar olarak sorunlarını Adalet Bakanlığına, cezaevi savcısına, idareye yazılı ve sözlü şekilde ilettiklerini; bakanlıktan spor yapma hakkı başta olmak üzere bir takım taleplerine olumlu yanıt geldiği halde cezaevi idaresinin uygulamasını değiştirmediğini belirtmiştir.
b) Av. Mehmet KARATAŞ Ağrı Kapalı Cezaevinde hükümlü olarak bulunan Hükümlü Hamit DUMAN ve hükümlü Kahraman MUSLU ile görüşme gerçekleştirmiştir.
Her iki hükümlü ile ayrı ayrı yapılan görüşme, dile getirdikleri sorunlar aşağıya çıkarılmıştır.
• 14 kişi ile birlikte Gümüşhane Cezaevinden Ağrı Kapalı Cezaevine sevk edildiklerini, sevk edildikleri bu cezaevinin Askerlikte Disko olarak tabir edilen Askeri Cezaevinden yaklaşık 2-3 ay önceden Kapalı Cezaevine çevrildiğini, bu nedenle halen Askeri Cezaevi şartlarının mevcut olduğunu, ağır tecrit koşullarında yaşadıklarını,
• Cezaevi koğuşlarının 3 kişilik olmasına rağmen her koğuşta 9 hükümlünün kaldığını, abonesi oldukları gazeteler dâhil kendilerine hiçbir gazetenin verilmediğini, radyonun kırık olduğunu ve sadece iki kanal frekansı çektiği,
• Cezaevine ilk girişte kendilerine çıplak arama dayatıldığını, ancak bunu kabul etmeyerek direnmeleri sonucu bunu yapmadıklarını,
• Her gün günde iki defa olan sayımın genel aramaya çevrildiğini, tokmakla(çekiçe benzer) aramada her yere vurulduğu, aramalarda provakatif eylemlerde bulundukları,
• Aramaların 20-30 gardiyan eşliğinde gerçekleştiğini,
• Kendilerine sıra ile sayımın dayatıldığını, revir ve hastaneye çıkarılmadıklarını, ilaçlarının verilmediğini veya gecikmeli verildiği, bunun sonucu ağır hastalardan Mehmet AYAZ, Şaban ÇELİK ve Halit TENDİK acile kaldırıldıklarını,
• Daha önceki Cezaevlerinde kendilerine mühürlenip teslim edilen aile fotoğraflarına el konularak kendilerine verilmediğini,
• Cumhuriyet Başsavcılığı, Cezaevi Savcılığı ve Adalet Bakanlığına verdiğimiz şikâyet dilekçelerine cevap alamadıklarını,
• Berbere çıkarılmadıkları, kuaför ihtiyacının koridorda çıplak ve kamera önünde yapabileceklerini aksi takdirde bunu zorla yaptıracakları kendilerine dayatıldığını,
• Cezaevinde spor, atölye veya herhangi bir sosyal faaliyete çıkarılmadıklarını,
• Sonuç olarak, daha önce kalmış oldukları cezaevlerinin hiçbirinde bulunmayan bu ağır koşullar altında, cezaevinde bulunan hiçbir tutuklu ve hükümlünün sağlık ve yaşam güvenliğinin bulunmadığını belirtmişlerdir.

Görüşme Sonucu; İnsan Hakları Derneği Van ve Ağrı Şubelerince oluşturulan Cezaevi Heyeti olarak Ağrı Kapalı Cezaevinde gerek cezaevi yönetimi ve gerekse cezaevinde yatmakta olan hükümlüler ile yapılan görüşmede;
TESPİTLERİMİZ

• Askeri cezaevi iken Kapalı Cezaevine çevrilen Ağrı Kapalı Cezaevinin fiziki olarak hükümlü ve tutukluların tutulmasına uygun koşullara sahip olmadığı,
• Fiziki koşullar ile birlikte Cezaevi yönetimi tarafından yapılan baskılar sonucu, cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin, cezaevinde yaşama koşullarının bulunmadığı,
• Tutuklu ve hükümlülerin, “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Genel Kurul kararı ile 14 Aralık 1990’da kabul edilen mahkûmların genel hakları” ile “Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Bakanlar Komitesi’nin üye devletlere Avrupa Hapishane Kuralları hakkında (2006)2 Nolu Tavsiye Kararı Bölüm 1”de haklarının ihlal veya göz ardı edildiği gözlenmiştir.
ÖNERİLERİMİZ
• Öncelikle, Türkiye’deki infaz rejimi mevzuatının ve politikasının uluslararası insan hakları hukukuna ve özel olarak da mahpus haklarına uygun hale getirilmesi gerekmektedir,
• Mahpuslara yaşatılan işkence ortamından derhal vazgeçilmeli, mahpuslara uluslararası hukukun emrettiği şekilde insana yaraşır bir şekilde bir muamele gösterilmelidir,
• Mahpuslar üzerinde bir baskı mekanizması olarak kullanılan, mahpus kimliği dayatmaları, Çıplak arama, sayımların aramalara dönüştürülmesi, 12 Eylülün askeri hapishaneleri izlenimi yaratan her türlü otoriter yaklaşımdan vazgeçilmelidir,
• Mahpusların sağlığa erişim haklarının sağlanması, koruyucu sağlık hizmetlerine önem verilmesi, hastalığı olanların tedavi olanaklarından yararlanmaları için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.
• Heyetimiz; cezaevi rejimi, fiziki koşullar ve uygulanan muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanması gerektiğini tespit etmiştir. İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezanın Önlenmesi Sözleşmesi Seçmeli Protokolü’ne uygun şekilde “bağımsız” ulusal denetim mekanizmalarının oluşturulması için hükümeti derhal gerekli çalışmaları başlatmaya davet etmektedir. Ayrıca, Elazığ hapishanelerinde yaşananlara sessiz kalan Adalet Bakanı’nı ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonunu göreve davet ediyoruz.
10-10-2017

Murat MELET Abdulhadi KARAKURT Av. Vural KAYA
İHD Van Şube Başkanı İHD Ağrı Şube Başkanı İHD Ağrı Şube Sekreteri
İHD Genel merkez MYK üyesi

Av. Mehmet KARATAŞ Servet ERTAK
İHD Van Şube Yöneticisi İHD Van Şube Yöneticisi
İHD Genel merkez MYK üyesi

EKLER:
1-Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Genel Kurul kararı ile 14 Aralık 1990’da kabul edilen mahkumların genel hakları
2-AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ Bakanlar Komitesi’nin üye devletlere Avrupa Hapishane Kuralları hakkında (2006)2 Nolu Tavsiye Kararı

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Genel Kurul kararı ile 14 Aralık 1990’da kabul edilen mahkumların genel hakları;
1. Tüm mahkumlara bir insan olarak, doğal haysiyeti ve değerine saygılı bir şekilde muamele edilmelidir.
2. Irk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ve ya diğer görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi bir durum ayrımcılığı yapılmamalıdır.
3. Yerel koşullar gerektirdiği zaman mahkumların mensup olduğu dini inançlara ve kültürel kaidelere saygılı olunması istenilir.
4. Mahkumların gözaltında tutulması ve toplumun suça karşı korunması için hapishanelerin taşımakta olduğu sorumluluk; devletin temel sorumlulukları, amaçları, toplumun tüm üyelerini ve refahı geliştirme hedefi ile uyum içinde boşaltılabilmeli.
5. Hapis olma durumunun gerektirdiği sınırlamaların dışında, tüm mahkumlar, insan haklarını ve Uluslararası İnsan Hakları Deklarasyonu, Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Antlaşması ve Uluslararası Sivil ve Politik Haklar Antlaşması ve ayrıca İsteğe Bağlı Protokol’le düzenlenen temel hakları (ve) Birleşmiş Milletler antlaşmalarında belirtilen diğer hakları kabul etmelidirler.
6. Tüm mahkumlar kültürel faliyetlere ve eğitim hedefli insan kişiliğini geliştirme amaçlı programlara katılma hakkına sahip olmalıdır.
7. Tüm mahkumların ceza olarak yalnız hapsedilmesinin yasaklanması, veya bu uygulamanın sınırlandırılması uğrunda gösterilen çabalara katkıda bulunulmalı ve desteklenmeli.
8. Mahkumlara iyi bir maaş karşılığı istihdam edilebilecekleri koşullar sağlanmalıdır ki ülkenin işgücü piyasasında, yeniden bütünleşmesinde, kendi ve ailelerinin mali durumunun iyileşmesine katkıda bulunabilsinler.
9. Mahkumlar ülkede bulunan tüm sağlık hizmetlerine yasal durumları göz önünde bulundurulmamak suretiyle erişebilmelidir.
10. Toplum ve sosyal kurumların katkısı ve yardımı ile, mağdurların çıkarları gözönünde bulundurularak, topluma yeniden uyum sağlayabilmeleri için mümkün olan en iyi koşullar sağlanmalıdır.
11. Yukarıdaki kurallar tarafsız bir şekilde uygulanacaktır.

AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ Bakanlar Komitesi’nin üye devletlere Avrupa Hapishane Kuralları hakkında (2006)2 Nolu Tavsiye Kararı Bölüm 1
Temel İlkeler
1. Özgürlüğünden yoksun bırakılmış herkese insan haklarına saygı çerçevesinde davranılmalıdır.
2. Özgürlüğünden yoksun bırakılmış olan herkes cezalandırılmalarına veya tutuklanmalarına hükmedilen kararla yasal olarak ellerinden alınmayan tüm haklara sahip olmaya devam eder.
3. Özgürlüğünden yoksun bırakılmış olan kişilere uygulanan kısıtlamalar haklarında uygulanan yaptırımın yasal amacıyla orantılı ve bunun gerektirdiği asgari düzeyde olmalıdır.
4. Mahpusların haklarını ihlal eden hapishane koşulları kaynak yokluğu gerekçe gösterilerek savunulamaz.
5. Hapishanendeki yaşam kamusal hayatın olumlu yanlarına olabildiğince yaklaşacak biçimde düzenlenmelidir.
6. Alıkonma sürecinin tümü özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin özgür toplumla yeniden bütünleşmelerini kolaylaştıracak şekilde yönetilmelidir.
7. Hapishane dışındaki sosyal hizmetlerle işbirliği ve mümkün mertebe sivil toplumun hapishane yaşamına katılımı teşvik edilmelidir.
8. Hapishane personeli önemli bir kamu hizmeti görmektedir ve personelin seçimi, eğitimi ve iş koşulları mahpusların gözetiminde yüksek standartları idame ettirmelerine olanak sağlamalıdır.
9. Bütün cezaevleri düzenli idari denetime ve bağımsız izlemeye tabi olmalıdır.