İHD: Cezaevlerinde 13 şehirden fazla insan var

Cuma, 6 Nisan, 2018

İHD tarafından hazırlanan 2017 Yılı Türkiye İnsan Hakları İhlalleri Raporu'na göre cezaevlerinde Türkiye'nin 13 ilinin nüfusundan daha fazla kişi var.

İHD tarafından hazırlanan 2017 Yılı Türkiye İnsan Hakları İhlalleri Raporu'na göre AKP iktidara geldiğinde cezaevlerinde 55 bin kişi vardı. Şimdi ise yatacak yer bile bulunmayan cezaevlerinde Türkiye'nin 13 ilinin nüfusundan daha fazla kişi bulunuyor.

İnsan Hakları Derneği (İHD), “2017 Yılı Türkiye İnsan Hakları İhlalleri” raporunu açıkladı. İHD Genel Merkez'inde yapılan basın toplantısında konuşan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, 2017 yılında Türkiye'nin rejiminin değiştiğini söyleyerek, 12 Eylül 1980 askeri darbe yönetiminden sonra bütün bir yıl boyunca ilk defa OHAL uygulandığına dikkat çekti. OHAL ile birlikte yaşanan ihlallere dikkat çeken Türkdoğan, “Meclis'de ayrımcılık yapıldı, HDP demokratik siyasetten dışlandı. Eş genel başkanları dahil 9 HDP'li ve 1 CHP'li milletvekili tutuklandı. Seçimle kazanan 99 belediyeye el konuldu. Bu güne kadar 31 KHK yayınlandı ve 300 civarında kanunda kalıcı değişiklikler yapıldı” dedi.

Hukuk devleti anlayışının sona erdirildiğini ifade eden Türkdoğan "OHAL ile adalet aramak neredeyse imkansız hale getirildi. Gözaltı süreleri uzatıldı. KHK'lerle 116 bin 512 kamu görevlisi görevinden çıkarıldı, ekonomik büyüklüğü 41 milyar TL olan 985 şirkete el konularak kayyım atandı" dedi.

İŞ CİNAYETLERİNDE 2 BİN ÖLÜM

İçeride ve dışarıda yürütülen savaş politikalarının yaşam hakkı ihlallerinin başlıca sebebi olduğunu dile getiren Türkdoğan, 2017'de ilk defa silahsız insan hava araçlarıyla insanların yaşamını yitirdiğine vurgu yaparak “Silahlı çatışmalar nedeniyle 656 kişi yaşamını yitirdi, 349 kişi yaralandı. İhraç edilen kamu görevlilerinden 19 kişi intihar etti. 357 toplumsal alanda öldürülen kadın olmak üzere 408 kadın yaşamını yitirirken 610 kadın yaralı kurtuldu ve 1074 kadın fuhuşa zorlandı. İş kazaları ve cinayetleri sonucunda en az 2 bin 6 işçi yaşamını yitirdi” dedi.

Siyasal iktidarın sık sık ölüm cezasını gündeme getirdiğini söyleyen Türkdoğan, yaşam hakkının korunması gereken en öncelikli hak olduğunu söyleyerek “Yaşam hakkını ortadan kaldıran bir devlet şiddeti, başka bir deyimle devlet eliyle teammülen işlenmiş bir cinayettir. Son yıllardaki yargısız infaz vakalarındaki artış bunu teyit etmektedir” diye konuştu.

İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE

İşkence ve kötü muamelenin de 2017 de belirgin bir artış gösterdiğini dile getiren Türkdoğan “İHD verilerine göre, 2017 yılında 427'si gözaltında kaba dayak ve diğer yöntemlerle 1855 kişi gözaltı dışında olmak üzere 2 bin 682 kişi işkence ve kaba muamele ile karşı karşıya kalmıştır” dedi. Siyasi iktidarın kendi içinde kurduğu dengenin bile cezaevlerinde alt üst olduğuna değinen Türkdoğan, AKP'nin iktidara geldiğinde cezaevlerinde 55 bin kişinin olduğunu şimdiyse yatacak yer bulunmadığını ve Türkiye'nin 13 ilinin nüfusundan daha fazla kişinin cezaevlerinde olduğunu aktardı.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DAVALARLA BASKI ALTINDA

İfade özgürlüğü ihlallerinin tavan yaptığını aktaran Türkdoğan; 2016 yılında Cumhurbaşkanına hakaretten 4 bin 187 kişiye, Türklüğe hakaretten 482 kişiye, yaşa dışı örgüt propagandası yapmaktan 17 bin 322 kişiye dava açıldığını ve bunun 2017 yılında aratarak devam ettiğini belirtti. Türkdoğan, “Halen 213 gazeteci tutuklu. İnternet sitelerine erişim sürekli engellenirken, Wikipedia sitesine ulaşılamıyor. Türkiye mevzuatında basın ve ifade özgürlüğü konuları ile bağlantılı olan en az 17 yasada kısıtlayıcı-sınırlayıcı hükümler bulunmaktadır” diye konuştu.

'OHAL KALDIRILSIN'

Kamu ve özel sektörden  ihraç edilip işsiz bırakılan  200 bin civarında emekçinin olduğunu vurgulayan Türkdoğan, “Şuanda uyduruk güvenlik soruşturmalarıyla birçok kişi işe başlayamıyor. 700 hekim sırf bu soruşturmalardan işe başlayamadı. Sağlık mı önemli, uyduruk soruşturmalar mı?  AKP kendi gibi olmayan herkesi terörist olarak görüyor. Hükümet değişse bütün AKP'liler terörist mi olacak” diye konuştu. Türkdoğan raporu kamuoyuyla paylaşmasının ardından “20 aydır devam OHAL kaldırılmalıdır. Bizler demokrasi ve insan haklarımı mücadelemizi elbette yürüteceğiz. Kürt Sorununun savaşla çözülemeyeceğini tekrar tekrar söylüyoruz, barış mücadelesini elbette yürüteceğiz” dedi. (Ankara/EVRENSEL)