Kürkçü Şakran Cezaevi'ni anlattı

Pazartesi, 7 Ocak, 2013

İzmir Aliağa/Yeni Şakran Cezaevleri Kampüsü'nde Cezaevleri Alt Komisyonu ile birlikte incelemelerde bulunan BDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, "Sistematik taciz altında yaşamak zorunda bırakılan mahpusların bezdiğini" söyledi.

BDP Mersin Milletvekili, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi ve HDK Yürütme Kurulu üyesi Ertuğrul Kürkçü, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Cezaevleri Alt Komisyonu'nun İzmir Aliağa/Yeni Şakran Cezaevleri Kampüsü'nde yaptığı incelemelere ilişkin parlamentoda basın toplantısı düzenledi.

Kürkçü, incelemelerde kaygı verici hak ihlalleriyle karşılaştıklarını belirterek, "Yöneticilerin ihlal ve kusurları komisyondan gizlemek, kaçırmak ve birbirlerini kollamak için zincirleme işbirliği içinde çalıştıklarını gözlemledik" dedi.

2 No'lu T Tipi Cezaevi'nde 28 Aralık'ta 11 tutuklu ve hükümlünün "arama" bahanesiyle 50 gardiyanın saldırısına uğradığını hatırlatan Kürkçü, saldırıya uğrayan tutukluların komisyonun ziyaretinden hemen önce apar topar Kırıklar F Tipi Cezaevi'ne nakledildiklerini aktardı.

Kürkçü, "Bu naklin mahpusları ve olası yakınmalarını heyetten kaçırmak amacıyla gerçekleştirildiğini söyleyerek mahpuslarla görüşme konusunda ısrarlı olmam üzerine İzmir milletvekili Hamza Dağ ile birlikte heyetten ayrılarak Kırıklar Cezaevine gitmemize olanak sağlanmak zorunda kalındı" dedi.

NEDEN SAVAŞI DURDURDUNUZ DİYEREK SALDIRDILAR

Burada 6 tutuklu ile görüştüklerini söyleyen Kürkçü, görüşmeden edindikleri bilgileri şöyle aktardı: "Aliağa 2 No'lu T Tipi Cezaevi İkinci Müdürü İsmail Bingöl ile Başgardiyan İsmet Çatal ve Gardiyan Nedim Albayrak'ın yönlendiriciliğinde 50 gardiyan, genel bir uygulama ya da herhangi bir olağan dışı gerekçe olmadığı halde 28 Aralık günü bu mahpusların kalmakta olduğu koğuşa doluşarak hakaret ve küfürler eşliğinde ayakkabılarını çıkarmaya zorlanmış, bu yersiz ve onur kırıcı davranışa itiraz edince de coplar, tekme ve yumruklarla darp edilmişlerdi. Görünür hiçbir neden olmaksızın gerçekleşen saldırı sırasında Başgardiyan İsmet Çatal, mahpuslara ısrarla şu soruları soruyordu: 'Neden savaşı durdurdunuz lan, neden hükümeti kurtarıyorsunuz?'"

ÇIPLAK ARAMAYA ZORLANIYORLAR

Başgardiyan Çatal'ın komisyonun incelemeleri sırasında da kendilerine karşı saldırganca konuşma ve davranışlarına tanık olduklarını da belirten Ertuğrul Kürkçü, Aliağa T Tipi Cezaevi ve Kadın Cezaevine girişte bütün siyasi adli, kadın-erkek bütün mahpusların onur kırıcı ve zalimane bir şekilde arandıklarını, çırılçıplak kalmaya zorlandıklarını, mahremiyetlerinin hoyratça ihlal edildiğini söyledi.

Tutuklu ve hükümlülerin, gardiyanlar ve cezaevi yöneticilerinin kendileriyle her zaman saldırgan bir biçimde, adlarıyla değil "lan" diye hitap ederek konuştuğunu anlattıklarını da aktaran Kürkçü, "Sistematik bir taciz altında yaşamak zorunda bırakılmaları, koğuşlarına her giriş çıkışta ayakkabıları ve ağız içlerinin aranmasının mahpusları bezdirdiğini gözlemledik" dedi.

Kürkçü, şöyle devam etti: "Tıbbi bakım ve tedavilerinin savsaklanması ve muayene sırasında kelepçelerinin çözülmemesi ve jandarmaların muayene ve tedavi mekânlarında silahlı olarak bulunması mahpusların ortaklaşa yakındığı bir başka yıldırma ve taciz yöntemi. Genel olarak Aliağa Cezaevleri Yerleşkesinde 'modern' ve 'düzenli' bir görünüm altında klasik zindancılık uygulamasının süregittiği ve mahpusların hak sahibi yurttaşlar değil, düşman olarak görüldüklerini saptayarak ve halkı, mahpus yakınlarını, insan hakları kuruluşlarını ve yetkilileri uyarmak isterim."

Kaynak: Etkin Haber Ajansı