Kandıra’nın manzarası

Kandıra Cezaevinde ‘yangın’ çıkartan uygulamalar: Çıplak arama, sohbet hakkında kısıtlama, sağlık sorunları, haksız disiplin cezası, eşyalara el konulması…

Hülya KARABAĞLI

Kocaeli Kandıra Cezaevi’nde mahkumların dün yangın çıkararak sergiledikleri isyan iki ay önce TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na iletilmişti. Mahkumlar, ‘çıplak arama, sohbet hakkında kısıtlama, haksız yere verilen disiplin cezaları ve cezaevine ilk girişte bazı eşyalarına el konulması’ndan duydukları rahatsızlık yüzünden komisyona başvurmuşlardı.

Bunun üzerine Kandıra’da yerinde inceleme yapan Komisyon, 17 Nisan’da raporunu açıklamıştı. Ancak, komisyon üyesi CHP’li Veli Ağbaba, ‘çıplak arama’ ve bir çok konuya yer verilmediği gerekçesiyle muhalefet şerhi düşmüştü. HDP’li Murat Bozlak da, eleştirelerini sıralamıştı.

MURAT BOZLAK: ÖKSÜRTEREK, “IH” DEDİRTEREK ÇIPLAK ARAMA VAR

Kandıra Cezaevi incelemesine katılan Meclis Cezaevi Alt Komisyonu üyesi HDP Adana Milletvekili Murat Bozlak, zete’ye, ” Kandıra’daki sorun tüm Türkiye’deki cezaevlerinin sorunuyla aynı” dedi.

Yönetmelik ve tüzüke dayandırılarak yapılan ‘çıplak aramanın’ cezaevlerinin bazılarında daha ağır uygulandığına dikkat çeken Bozlak, “İnsanlık onurunu aşağılayan şeyler yaşanıyor. Mahpus, cezaevine ilk girişte çıplak aramadan geçiriliyor. Uyuştrucu gibi bazı gerekçelerle ‘oyuk’ araması yapılıyor. Yere çömeltiliyor. ‘ıh’ dedirtiliyor. ‘öksürtülüyor’” dedi.

“12 YAŞINDAKİ KIZIMIN ÇIPLAK ARANMASINDAN UTANÇ DUYUYORUM”

Kandıra Cezaevi’nde çok yakın bir tarihte inceleme yaptıklarını anlatan Bozlak, diğer cezaevlerindeki şikayetlerinin aynısını burada da dinlediklerini söyledi. Bazı cezaevlerinde mahpus yakınları ve ziyaretçelerinin çıplak aramadan geçirildiğini bundan büyük rahatsızlık duyulduğunu anlatan Bozlak, Antalya Cezaevi’nden şu örneği verdi:

“Antalya Cezaevi incelemesinde adli bir suçlu, bize ’12 yaşındaki kızımın beni ziyarete gelmesini istemiyorum. Çıplak aramada maruz kaldığı hareketleri bana anlatınca utanç duyuyorum dedi.”

“GARDİYANLARIN DA SORUNLARI VAR”

Bozlak, Türkiye genelinde tüm cezaevlerinde insanlık dışı muameleden kaçınılması gerektiğini söylerken bu işden sadece infaz memurlarının sorumla olayacağına dikkat çekti.  Onların da çok sorunları var. Psikolojileri bozulmuş. Adam, cezaevinde kendini kanıtlamaya çalışıyor” dedi.

CHP’Lİ VELİ AĞBABA: ÇIPLAK ARAMA VAR

TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun Kandıra Cezaevi Raporuna komisyon üyesi Veli Ağbaba, raporda, ‘çıplak arama’ gibi bir çok hak arama ihlaline yer verilmediği için muhalefet şerhi düştü. Ağbaba’nın Kandıra’deki tespitleri şöyle:

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na Kocaeli (Kandıra) Ceza İnfaz Kurumlarından yapılan 21 adet başvuruda yer verilen sorun ve hak ihlalleri, cezaevi ziyaretinde de tespit edilmiştir.

Çıplak Arama uygulaması, sohbet hakkının sınırlandırılması, sağlık hizmetlerinde yetersizlik, keyfi disiplin cezaları, nakil taleplerinin karşılanmaması, Kurum güvenliği adına birçok hak ihlali (mektup, eşya vb. el konulması) söz konusudur.

MEKTUPLAR İDARECE ENGELLENİYOR

Komisyona yapılan başvurunun 21 adet olmasının asıl sebebi, hak ihlallerine ilişkin mahpuslar tarafından yazılan mektupların engellenmesidir. Bu mektupların cezaevi idaresince engellendiği iddiası mutlaka değerlendirmelidir.

SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMDE SORUN VAR

Kocaeli Tıp Fakültesi’nde tutuklu ve hükümlü koğuşu bulunmuyor. Ayrıca cezaevinde gece sağlık personeli bulunmadığı için acil durumlar söz konusu olduğun da zamanında müdahale edilemiyor.

AĞIR HASTALAR ADLİ TIP RAPORU BEKLİYOR

Çok ağır hastaların bulunduğu cezaevinde, tek başına cezaevi koşullarında yaşamını sürdüremeyecek hastaların durumları acil müdahale bekliyor. Adli Tıp Kurumu bu cezaevindeki bulunan hasta mahpuslar için ya rapor vermiyor ya geciktiriyor iddiası mutlaka araştırılmalı ve ağır hasta mahpuslar için derhal harekete geçilmeli.

BESLENME KOŞULLARI YETERSİZ

Cezaevinde yemekler hem çok kötü hem de yetersiz. Hastalıkları farklı olan mahpuslar için aynı diyet yemekleri veriliyor. Her bir hasta mahpus için özel olarak hazırlanması gereken diyet yemekler hasta mahpusların sağlığını tehdit ediyor.

SOHBET HAKKI KISITLI

Haftada 10 saat olarak kullandırılması gereken sohbet hakkı sınırlandırılmış durumda. Aylık olarak 12,5 saat uygulanana uygulama mahpusların daha fazla yalnızlaşmasına ve psikolojilerinin bozulmasına sebep oluyor.

BİRÇOK TV KANALI SANSÜRLÜ

Cezaevindeki televizyonlarda Cem TV yayını olmasına rağmen Yol, Hayat, Halk, Ulusal ve İMC TV yayınları yok. Mahpuslar cezaevinde 20 TV kanalı varken 27’ye çıkarıldığını ancak bu artırımın mahpusların taleplerine göre yapılmadığını belirtiyorlar.

Ayrıca mahpuslar müzik dinleyebilmek için sadece TRT Radyo’ya izin verildiğini belirtiyorlar. Herhangi bir müzik çalar taşımanın yasak olması sebebiyle mahpuslar müzik dinleyemediklerini ifade ediyorlar.

TACİZ BOYUTUNDA ARAMA YAPILIYOR

Cezaevinden çıkarken, kapının önünde ve girerken üç kez arama yapılıyor. Komple vücut aramasının ve ayakkabı aramasının yapıldığını söyleyen mahpuslar, ayakkabı araması yapılırken ayakkabının infaz koruma memurları tarafından çıkarıldığını belirtiyorlar.

Yaygın olarak ve taciz boyutunda gerçekleştirilen çıplak aramaya karşı direnen mahpuslara ise disiplin cezaları veriliyor.

BOYA VE UHU YASAK

Cezaevinde prit, sulu ve kuru boya yasak. Resim atölyesine gidebilmek “tredmana” bağlı. Yani iyi adam ol resim atölyesine o zaman gidebilirsin diyorlar.

TELEFON GÖRÜŞMELERİNDE ‘TEKMİL’ UYGULANIYOR

Mahpuslar telefon görüşmelerinde her iki tarafa da “tekmil” uygulamasının dayatıldığını söylüyor. Cezaevinden yapılan telefon görüşmelerinde yüksek sesle, isim soyisim söyleniyor ve görüşmeye ondan sonra başlanıyor.

Kocaeli (Kandıra) Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde karşılaştığımız birçok sorunun Türkiye’nin diğer cezaevlerinde de mevcut olduğundan hareketle, cezaevlerinde ve ceza infaz sisteminde kapsamlı bir reform ihtiyacı aciliyetini korumaktadır.

BAZI İDDİALAR YER ALMADI

CHP ve BDP’nin itiraz ettiği ve 17 Nisan’da yapılan toplantıyla kamouyona açıklanan TBMM İnsan Hakları Raporu’nda ‘çıplak arama’ ve diğer hak ihlali iddiaları yer almadı. Komisyonun kabul ettiği Kocaeli Kandıra Cezaevi Raporu’nun bazı bölümleri şöyle:

I. BAŞLANGIÇ

Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, 13 Ekim 2011 tarihli 3’üncü toplantısında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde incelemelerde bulunmak üzere bir Alt Komisyon kurulmasına karar vermiştir. Anılan Karara istinaden, 14.02.2014 tarihinde Kocaeli (Kandıra) Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde incelemede bulunan heyet; Alt Komisyon Başkanı ve Konya Milletvekili Ayşe TÜRKMENOĞLU, Ağrı Milletvekili Mehmet Kerim YILDIZ, Malatya Milletvekili Veli AĞBABA ve Adana Milletvekili Murat BOZLAK’dan oluşmuştur. İncelemeye Komisyon görevlisi Yasama Uzmanları Fazlı PEHLİVAN ve Mesut AYDINOĞLU eşlik etmiştir.

II. BAŞVURUCULAR

24’üncü Yasama Dönemi’nde, Kocaeli (Kandıra) Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde Komisyonumuz tarafından 15.04.2013 tarihinde gerçekleştirilen yerinde inceleme çalışmasından bu tarafa 21 adet başvuru İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na iletilmiştir. Başvurularda, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Kuruma ilk girişte çıplak aramaya maruz kalındığı, sohbetten yararlanma hakkının minimum seviyede tutulduğu, sağlık sorunlarının tedavisinin geciktirildiği, disiplin cezalarının haksız yere verildiği, nakil taleplerinin yerine getirilmediği, Kuruma ilk girişte bazı eşyalarına el konulduğu ve gelen mektuplarının verilmediği iddialarına yer verilmiştir.

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Avukat görüşme odalarında yapılan tadilatlar sonrasında iki avukat görüşme odasını ayıran duvara ve koridor tarafı duvarına içeriyi gösteren şeffaf bir cam ile pencereler inşa edildiği görülmüştür. İki avukat görüşme odasının şeffaf camlar ile birbirlerinden ayrılması ve koridora bakan duvara da şeffaf cam konulması hususunun avukatın savunma hakkı ile hükümlü veya tutuklunun görüşme hakkını engelleyip engellemediği veya sınırlandırıp sınırlandırılmadığı hususları üzerinde durulması gerekmektedir.

Avukat ile hükümlü ve tutuklu arasındaki görüşmelerin niteliği, şartları ve kapsamı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun 59 uncu maddesinde düzenlenmiştir. Bu Maddeye göre avukat ile görüşme, meslek kimliklerinin ibrazı üzerine tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılması gerekmektedir. Bu hükümde avukat görüşmeleri için ayrı bir yer ayrılacağı, bu yerlerde konuşulanların duyulamayacağı şekilde inşa edileceği ancak güvenlik nedeniyle bu yerlerin görülebileceği bir biçimde inşa edilmesi gerektiğine vurgu yapılmaktadır.

Kanun hükmü göz önünde bulundurulduğunda F Tipi Ceza İnfaz Kurumlarındaki söz konusu avukat görüşme odalarının kanun hükmü çerçevesinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Zira güvenlik nedeniyle iki avukat görüşme odası arasına ve koridor tarafındaki duvara şeffaf camların yerleştirilmesinde bir sakınca görülmemektedir. Ancak bu yerlerde konuşulanların kimseler tarafından duyulmaması için gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.

Ancak koridorların kameralar ile sürekli izlendiği göz önünde bulundurulduğunda koridor tarafına bakan odanın duvarında bulunan şeffaf camlardan kameraların içeriyi görme, görüntüleme veya görüntü kaydetme ihtimali bulunmaktadır. Bu bakımdan kamera sistemlerinin veya kamera görüş açılarının avukat görüşme odalarını görüntülemeyecek şekilde ayarlanması veya konumlandırılması büyük önem azr etmektedir.

Sonuç itibariyle, avukat görüşme odasının koridordan şeffaf camla ayrılıyor olmasından kaynaklı şikâyetin, soyut iddialar üzerine kurulduğu anlaşılmaktır. Diğer taraftan uygulamanın bazı kurumlarda yeni olması cihetiyle, uygulamadan kaynaklı somut ve detaylı unsurlar barındıran hak ihlali iddialarının Komisyonumuza intikali durumunda, somut olay üzerinden konunun yeniden değerlendirilmesi her zaman için mümkündür.

F Tipi Ceza İnfaz Kurumlarının en uç bloklarında yer alan koğuşlara sıcak su iletiminin yapılamamasını sıcak su iletimini ve pompalanmasını sağlayan ekipmanların yetersiz kalışından kaynaklandığı öğrenilmiş olup bu ekipmanların yenilenmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir.

Ayrıca kendi yaşamsal ihtiyaçlarını gideremeyecek derecede ağır hasta oldukları düşünülen mahpusların durumları hakkında Cezaevi idaresinden bilgi alındıktan sonra bu mahpusların durumları ve kendileri hakkında yapılan işlemlere yönelik Adli Tıp Kurumu başkanlığı nezdinde işlemlerinin hızlandırılması noktasında girişimlerde bulunulmuştur. (Ankara-ZETE)

Kaynak: www.zete.com