Kinyas Ataman Bafra Hapishanesindeki Hak İhlallerini yazdı

Tarih: 
Salı, 28 Mart, 2017

“Sürgünle buraya gelen arkadaşlarımızın bir ihtiyacı bile karşılanmıyor. Battaniye, nevresim takımları, yastık vs. karşılanmadığı gibi dışarıdan da bize gelmesine izin verilmiyor. Bunlardan daha önemlisi, sürgün esnasında kurum girişinde arkadaşlarımız insan onuruna aykırı, zorla çıplak aramaya tabi tutulmaktadır. (…)Yaklaşık 80 siyasi tutsağız. Ortak alanlarda hukuki anlamda hakkımız olan sohbet yerleri kurumda yer yok denilerek verilmiyor.”

 

KİNYAS ATAMAN

T Tipi Ceza İnfaz Kurumu

Bafra – Samsun

 

***

Merhaba sevgili Adil Okay

(…)

Hak, adalet, hukuktan ziyade insani ve vicdanidir. Maalesef medya tek merkezden yönlendirildiği ve muhalif medya üzerinde de büyük baskı, kapatma, zindanlara atma durumu olunca sıkıntı, sorunlar topluma yansımıyor. Ancak kendi imkânlarımızla iletişim kanallarını açabiliyoruz. Ya da siz değerli dostlar, yoldaşlar sayesinde kamuoyuna yansıtıyoruz.

 

Fiziki ve psikolojik işkence mezbahalarına dönüştürülmüş durumdadır zindanlar. Devletin özellikle siyasi tutsaklara yönelik uyguladığı sistematik, ağırlaştırılmış tecrit ve izolasyon politika ve tutumları yıllardır kamuoyu gündemindeydi.

 

OHAL ile birlikte devreye konulan kanun hükmünde kararnamelerle zaten rutin uygulanan anti-hukuki uygulamalara ek, tutsakların en insani ihtiyaçları dahi artık karşılanmamakta. Baskı ve hak ihlallerinin haddi hesabı yoktur. OHAL süreciyle birlikte Kürt illerindeki binlerce siyasi tutsak, Karadeniz ve Türkiye’nin Batı illerine sürgün ediliyor. Tıpkı İspanya devletinin BASK’lı tutsakları BASK bölgesinden uzaklaştırdığı gibi hem maddi hem manevi hem de psikolojik etki için bu yöntemi uyguluyorlar. Sürgünle buraya gelen arkadaşlarımızın bir ihtiyacı bile karşılanmıyor. Battaniye, nevresim takımları, yastık vs. karşılanmadığı gibi dışarıdan da bize gelmesine izin verilmiyor. Bunlardan daha önemlisi, sürgün esnasında kurum girişinde arkadaşlarımız insan onuruna aykırı, zorla çıplak aramaya tabi tutulmaktadır. Gerekçe de Adalet Bakanlığının genelgesinde gösteriliyor.

 

Bu sürgünlerle birlikte normalde 10-12 kişi kalınan odalarda 21 kişi kalmaktadır. Kalabalık olunca da yaşama yansıması oluyor. Yaşlı, hasta arkadaşlarımız var. Böylesi koşullarda değil önlem almak başka hastalıklara da davetiye çıkarılıyor. Sağlık sorunları giderek ağırlaşmaktadır.

 

Hastane sevkleri için, askerî gerekçeler gösterilerek uzun süre bekletiyorlar. Yıllardır göz doktorunda kelepçeli muayeneye tabi tutulduğumuz için, insanlık onuru zedelendiğinden dolayı muayene olamadan geri dönüyoruz. İçeride olmamızdan kaynaklı dışarıyı, uzağı göremediğimizden gözlerdeki rahatsızlıklar daha da belirginleşiyor.

 

Yaklaşık 80 siyasi tutsağız. Ortak alanlarda hukuki anlamda hakkımız olan sohbet yerleri kurumda yer yok denilerek verilmiyor. Zaten Fetöcüler nedeniyle kapalı spor sahası hakkımızı aldılar. Açık sporda ayda bir ancak bize sıra gelmektedir ve daha sayamadığımız birçok sıkıntı, sorun. Cezaevleri kararnamesiyle ileride nasıl bir uygulama getirileceği üzerinde durulması gereken bir durumdur.

 

Bu anlamda değerli zamanınızı bu mektuba ayırdığınız ve dışarıya yansıttığınız için emeğinize teşekkürlerimi sunuyor. Siz ve eşinize, yaşam ve çalışmalarınızda başarı dileklerimi yolluyorum.

Saygı ve sevgilerimle.

Kinyas Ataman