Mektup Arkadaşım Aysel Koç hapishanede hayatını kaybetti... Üzgün ve öfkeliyim

 

 

Çok üzgünüm.
Yıllardır hapishanede olan Mektup arkadaşım AYSEL KOÇ hayatını kaybetti. Çektiği işkenceler, tutukluyken uğradığı cinsel saldırı basına da yansımıştı. Aysel bizimGörülmüştür Kolektifi ve redfotoğraf grubu olarak hazırladığımız "Düşler tutsak edilemez" adlı sergiye de katkı sunmuştu.
 
Hapishane idaresi Aysel'in İntihar ettiğini  iddia ediyor. Ama daha araştırma sürüyor.
İntihar bile olsa onu buna iten hapishanelerde dur durak bilmeyen işkencedir.
İnsan onurunu ayaklar altına alan uygulamalardır.
 
Aysel Koç'un kardeşi Güngör Koç, kardeşiyle en son 3 ay önce görüştüğünü söyleyerek, babamla konuşurken ‘beni buradan sağ çıkarmazlar’ gibi söylemlerde bulunmuş. Ondan sonra benle konuşurken gardiyanların baskısına maruz kaldığından, kendisinin cezaevi yönetimi tarafından ayrı tutulduğundan farklı bir muamele uygulandığını belirtiyordu’ diye konuştu.
 
 
Aysel kızım Öykü'ye elleriyle bir bileklik yapıp mektup içinde yollamıştı. Şimdi o bileklik ve mektupları yadigar kaldı.
Üzgün ve öfkeliyim.
Onu özlemle saygıyla anıyorum.

 

Yeni yaşam gazetesinde hakkında çıkan yazıyı paylaşıyorum:

Sincan Cezaevi yönetimi, Aysel Koç’un ‘yaşamına son verdiğini’ iddia etti. Koç’un ailesine gönderdiği son mesajda ise ‘Beni buradan sağ çıkarmazlar’ dediği öğrenildi

Ankara Sincan Cezaevi’nde Maoist Komünist Partisi (MKP) davasından ağırlaştırılmış müebbet alan Aysel Koç’un hayatını kaybettiği belirtildi. Koç’un ailesi ve avukatlarına cezaevi tarafından, ‘yaşamına son verdi’ bilgisi verildi. Koç’un avukatı ise otopsi raporundan sonra ölüm nedeninin öğrenileceğini söyledi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, yetkililerden ve aileden bilgi almak için Adli Tıp Kurumu’na gitti.

Bu arada cenazeyi almak için Adli Tıp Kurumu’na gelen Aysel Koç’un abisi Güngör Koç, kardeşi ile en son görüşmesini JinNews’e anlattı.

‘Otopsi sonucunu bilmiyorum’

Koç’un 2012 yılından beri tutuklu bulunduğunu en son Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde kaldığını söyleyen Güngör, kardeşinin Ocak’ta görülen karar duruşmasında ‘ağırlaştırılmış müebbet’ ve 30 yıl hapis cezası aldığını kaydetti. Koç’un cezaevindeyken epilepsi başlangıcı teşhisi konulduğunu aktaran Güngör, “ Aynı davadan dört arkadaş beraber kalıyorlardı. Yargıtay son dava sürecinde davayı onaylayınca cezaevi de onları ayırdı. Bize intihar ettiği söylendi ben sadece yüzünü görebildim otopsi sonucunu bilmiyorum” dedi.

‘Beni buradan sağ çıkarmazlar’

Güngör Koç, kardeşiyle en son 3 ay önce görüştüğünü söyleyerek, babamla konuşurken ‘beni buradan sağ çıkarmazlar’ gibi söylemlerde bulunmuş. Ondan sonra benle konuşurken gardiyanların baskısına maruz kaldığından, kendisinin cezaevi yönetimi tarafından ayrı tutulduğundan farklı bir muamele uygulandığını belirtiyordu’ dedi.

‘Dirençli biriydi’

Cezaevi yönetiminin kendilerini akşam aradığını ve kardeşinin “intihar ettiğini” söylediğini belirten Güngör, ‘Aysel dirençli ve kararlı biriydi. Son görüşe gittiğimde onla birlikte üç dört gardiyan gelmişti neden bu kadar kalabalık geldiler dediğimde ‘benim için geldiler’ dedi. Giderken ‘büyük ihtimalle saldırıya uğrayacağım’ dedi. Geçen hafta mesela kıyafet istemişti bizden. Mahkemenin kararını cezaevi yürürlüğe koyduğu için 4 kişiyi ayırdılar. Kardeşimin epilepsi ilerleyen bir seviyedeydi. İlaçları yoğun ve dozajı ağırdı. Davaya şu an Sincan Cezaevi savcısı bakıyor. Abimler de şimdi o tarafa doğru gidiyorlar. Bilgi alabilecekler mi bilmiyorum. Ben de cenazeyi teslim almak için bekliyorum” diye konuştu.

Aysel Koç, 2016 yılında gönderdiği mektupta, hastanede doktor tarafından cinsel işkenceye uğradığını söyleyerek duyarlılık ve dayanışma çağrısında bulunmuştu.

Ailenin cenazeyi aldıktan sonra İstanbul Gazi Cemevi’ne götüreceği öğrenildi.