ÖYM İmzalı Hukuksuzluk Örnekleri 2 - Zerya (Halime) Saraç

Satır satır okudum iddianameyi ki, savcının Zerya’ya 80 yıla varan hapis cezası istemine gerekçe olarak ne var diye?

Birkaç haftadır ÖYM yargılamalarındaki hukuksuzluk, çerez dağıtır gibi dağıtılan hapis cezalarına dair hem koğuşdaşlarım, hem de diğer koğuşlardaki arkadaşların dosyalarıyla ilgili bilgi toplamaya çalışıyorum.

Ulaştığım bilgiler beni “şaşırtsa” da, emin olun memleketten hukukun nasıl guguk haline getirildiğine…

İnsanların hayatlarının nasıl çalındığına, geleceklerinin hiçbir maddi kanıta dayanmaksızın TMK ve TCK’daki faşist yasalar sayesinde ÖYM hâkimlerinin düşman hukuku uyguladıklarının çok somut kanıtıdır.

Hangi hukuk sisteminde gençlerin bir protesto gösterisine katılma isteği, girişimi yıllarca hapis cezası almanın gerekçesidir?

Hangi hukuk sisteminde bir basın açıklamasına, bir protesto gösterisine katılmanın karşılığı 15-20 yılı bulan hapis cezasıdır?

Halime Saraç, genç koğuşdaşım hüküm özlü olduğu için kendi isteğiyle 30 Kasım 2013’de bir grup arkadaşlarıyla birlikte Gebze’ye geldiler.

Arkadaşları ona Xebat diye sesleniyor.

Buraya geldikten sonra kimlikteki ismini ailesi doğum günü hediyesi olarak Zerya olarak değiştirmiş; evrakları da ardından geldi.

Genç koğuşdaşım yeni kimlik adıyla Zeyra’yı görseniz kesinlikle bu çocuğun burada ne işi var dersiniz.

Ufacık-tefecik, çıtı-pıtı biri.

Bundan olsa gerek ki, tutuklandığında daha yeni 18 yaşını doldurmuş olsa da, mahkeme savcısı kemik testine gönderilmesini istemiş.

1993 Mardin Nusaybin doğumlu.

Bir öz kardeşi, anne ve babasının ikinci evliliklerinden de üçer kardeş olmak üzere toplam 8 kardeşler.

Daha lise birinci sınıftayken (*) gözaltına alınır ve tutuklanır.

O dönem bölge illerinde gözaltına alınıp, tutuklananların ezici çoğunluğu PKK lideri Abdullah Öcalan’ın kent merkezlerinde direniş çadırı kurulması önerisi, milletvekili adaylarının Yüksek Seçim Kurulu’nca (YSK) veto edilmelerinin protesto eylemleri ve bu eylemlere polisçe açılan ateş sonucu katledilenler, yine gerillaların cenaze törenleri…

Zerya’da Siirt milletvekili adayı Gülten Kışanak’ın YSK’ca veto edilmesi üzerine düzenlenecek bir protesto gösterisine katılmak isterken, daha eylem başlamadan polisin müdahalesi sonucu girdikleri bir evde iki gençle birlikte gözaltına alınır.

Polis sokakta gördüğü onlarca çocuğu, genci gözaltına alır o gün ve bunlardan yaşı 18’in altında olanlar çocuk şubeye götürülürler.

Gözaltına alınan gençler kaba dayaklatan geçirilirler,  çoğunun yüzleri, vücutları dayaktan mosmor olmuştur.

Öyle ki, birinin çene kemiği deriyi yırtıp, dışarı çıkmıştır.

19 Nisan 2011 tarihinde gözaltına alınmalarına rağmen; evraklara gözaltı tarihi 20 Nisan olarak geçer.

Zerya emniyette susma hakkını kullansa da, sabaha karşı yoklama tutanağı diye okutmadan 11 sayfalık elle yazılmış bir kâğıdı imzalatırlar.

Yan hücredeki birlikte gözaltına alındığı şahıs; “ben okudum önemli bir şey yok, imzalayabilirsin” diyerek polisin oyununa destek sunar.

Ancak ne dosyada ne de mahkemede o 11 sayfalık kâğıda rastlar Zerya.

Savcılıkta ifadesi alınırken de avukatın yanı sıra polis komiserinin hazır bulunması, sürekli müdahale etmesi başka bir skandaldır!

Savcı ifadesini okuyarak imzalama isteğine de “imzala” diye dayatmada bulunur.

O da okumadan imzaladığı savcılık ifadesini aylar sonra iddianame eline ulaştığında görür ve şaşırır.

Zira altına imza attığı ifade komiserin müdahaleleriyle kurulmuş cümleleri ile kendi ifadesinin bir karmasıdır, bir toplamıdır.

TMŞ polisleri savcılık öncesi Zerya’nı devlet hastanesine götürüp “sağlam” raporu almışlardır.

Ama daha hâkimlikten tutuklama kararıyla birlikte çıkar çıkmaz kameralara aldırış etmeden tehdit edip, döverler Zerya’yı.

Hapishane girişinde savcılıkta uğradığı saldırıyı kanıtlamak için askerden hastaneye götürmelerini ister.

Orada, askere teslim edilirken bile polisin şiddetine maruz kalır.

Onu teslim almakla yükümlü komutan ise, hiçbir müdahalede bulunmadan polis şiddetini seyreder.

Polis teslim ettikten sonra da, Zerya’nın hastaneye gitme talebine:

Buranın personeli seni kontrol edip, rapor hazırlayacak, burada kural böyle diyerek; kadın gardiyanın muayene adı altında ince/çıplak aramasına itiraz etmesini sağlar.

Teyzesi savcılıktaki dayağa son anda yetişip, müdahale etse de…

Ve her ikisi de polis hakkında suç duyurursunda bulunsa da.

Savcılıkta Kürtçe ifade vermek istemesi, kadın gardiyanın “arama esnasında her hangi bir darp izi yoktu” demesi, suç durusunun takipsizlikle sonuçlanmasına gerekçe olur.

Oysa savcılıktaki kamera kayıtları istense, polisin uyguladığı şiddeti ispatlaması için yeterli olacaktır.

Anadiliyle ifade vermek istemesinin bir başka maliyetidir takipsizlik kararı.

Zerya tutuklandıktan tam 10 ay sonra iddianame açıklanır ve 1 Mart 2012 tarihide de ilk duruşmaya katılır.

Orada da Kürtçe savunma yapma talebi “bilinmeyen bir dil” olarak tutanaklara geçer ve savunma hakkı bir kez daha elinden alınır.

Diyarbakır 5. ACM’de görülen davanın 3. duruşmasında savcı esas hakkında mütalaayı okur.

Ve 80 yıla varan hapis cezasıyla cezalandırılmasını ister.

3. yargı paketi nedeniyle o duruma da savcının esas hakkındaki mütalaası iptal edilse de.

Satır satır okudum iddianameyi ki, savcının Zerya’ya 80 yıla varan hapis cezası istemine gerekçe olarak ne var diye?

2011 seçimleri öncesi Siirt’ten milletvekili adaydı olan Gültan Kışanak’ın adaylığının YSK’ca veto edilmesi üzerine düzenlenecek protesto gösterisine katılmak istemesi.

Polisin gösteri öncesi sokaktaki gençleri toplamaya başlaması üzerine iki arkadaşıyla bir eve girmeleri, polisin o eve girip, onları gözaltına alması, evin bahçesinde hazırlanmış birkaç tane Molotof kokteyli bulunması.

O molotof şişelerinde Zerya’ya ait eksper raporları temiz gelse de, evdeki bir puşide başka kişilerle birlikte Zerya’nın da DNA’sına rastlanması.

Evet, hepsi bu ve bunun için iddianamede Zerya hakkında:

“Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirmesi, terör örgütü propagandası yapmak 2911 sayılı yasaya muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme”

Memlekette ölümü gösterip, sıtmaya razı etme zihniyeti egemen olduğundan, 3.paket nedeniyle Zerya’ya istenen 80 yıla yakın ceza düşmüş ama!

5. duruşmada Zerya savunma hakkını kullanamadan alt kattaki hücrelerde beklerken askerin eline tutuşturduğu karar metnine göre:

-Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemekten 6 yıl 3 ay hapis cezası.

-Toplantı ve yürüyüş kanuna muhalefetten 5 ay hapis cezası.

-Gerçekleşemeyen protesto gösterisine taş ve Molotofla katılmaktan 10 ay hapis cezası.

-Memura direnmekten 10 ay hapis cezası.

- Yetkili makamlardan izin almaksızın patlayıcı madde (yani Molotof) bulundurmaktan (ki, ispatlanmamış bir iddia bu da) 4 yıl 2 ay hapis 120tl. Para cezasına.

Toplam 12 yıl 6 ay hapis, 120tl de para cezasına çarptırılır.

Şuan dosyası Yargıtay’da…

Ve 17 Aralık’tan sonra yıllardır dile getirdiğimiz gerçeklere karşı üç maymunu oynarlar ve bütün bu adaletsizliklerin mimarı olanlar, kendilerine dokununca hukuk ve adaletin bir gün herkese lazım olacağı gerçeğini anladılar!

Belki bu aşamadan sonra Zerya ve aynı durumda olan yüzlerce, binlerce tutsağın adalet talebi bir yerlere ulaşır.

TMK ve ÖYM’ler hakikaten tarihin çöp sepetine atılır!

(*)- Ailevi nedenlerden dolayı okula ara verdiği için 18 yaşında lise 1. sınıftadır.

9 Şubat 2014, Füsun Erdoğan, Gebze Kadın Hapishane

Kaynak: bianet.org