'Şakran Ezaevi'nde hukuksuzluk diz boyu

Aliağa (Şakran) Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsü bünyesinde yer alan Çocuk ve Gençlik Cezaevi’nde çocukların işkenceye maruz kaldıkları iddia edildi. Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nden tahliye olan Pamukkale Üniversitesi öğrencisi Büşra Özal, cezaevinde keyfi uygulama ve cezalar verildiğini belirtti.

Türkiye’nin pek çok bölgesinden getirilmiş olan çocukların bizzat cezaevi müdürleri tarafından hortumla dövüldükleri, hücreye kapatıldıkları, işkencelere dayanamayan çocukların intihara teşebbüs ettiği belirtiliyor. Bu uygulamalara maruz kalan 18 yaşından küçük erkek çocukları, adli suçlar nedeniyle cezaevinde bulunuyor.

22 Mayısta çocuklarla görüşme yapan ÇHD İzmir Şubesi Cezaevi Komisyonu edindikleri bilgileri kamuoyuna açıkladı.
Yapılan açıklamada Cezaevi 1. Müdürü E., 2. Müdür E. ve U. isimli başgardiyan başta olmak üzere bütün gardiyanlar tarafından çocuklara ve cezaevinde kalan diğer kişilere ağır işkence yapıldığı ifade edildi.

ÇHD adına açıklama yapan Nergis Tuğba Öztürk, “Yapılan görüşmelerde çocuklar, kendilerini ‘süngerli oda’ denilen odaya götürdüklerini belirttiler. Kurumun 2. Müdürü E’nin kendilerini hortumlarla dövdüğünü ifade ettiler” dedi.

İNTİHARA KALKIŞAN VAR

Çocukların ağır şekilde dövüldükten sonra, müşahade odası denilen, içinde bir yatak, musluk ve tuvalet olan hücrelere kapatıldıklarını anlattıklarını belirten Öztürk, şöyle devam etti: “Bu hücrelerde, günlerce hatta aylarca tutulduklarını belirten çocuklar, günlük 1 saat havalandırmaya çıkarıldıklarını, geri kalan 23 saati hücrede tek başına geçirdiklerini anlattılar. Cezaevinde 22 hücre olduğunu ve bunların hiç boş kalmadığını da eklediler. Çocuk mahpuslardan S.D. cezaevinde yaşadığı işkenceler nedeniyle yaklaşık bir ay önce çamaşır deterjanı içerek intihar etmek istemiş, Aliağa Devlet Hastanesi’nde 4 gün kaldıktan sonra cezaevine geri getirilmiş. Cezaevine dışarıdan heyet geldiğinde müdürün bütün hücreleri boşaltarak kendilerini koğuşlara aldığını belirten çocuklar, yaşadıkları sürekli işkence ile ilgili Adalet Bakanlığı ve Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuş ancak hiçbir dilekçelerine cevap gelmemiş.”

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAK

Av. Nergis Tuğba Öztürk, Şakran Çocuk Cezaevinde yaşananların TCK’nın 94. Maddesinde tanımlanan işkence olduğunu belirterek, işkence yapanların korunup kollandığını dile getirdi.

Ulusal ve uluslararası yasalara göre, çocuklara kelepçe vb. aletlerin takılmasının, fiziksel ceza verilmesinin, karanlık bir hücreye konulmalarının, kapalı veya tek kişilik odalara hapsedilme veya çocuğun fiziksel yahut ruhsal sağlığını bozacak her türlü zalimce, insanlık dışı ve onur kırıcı muamelenin yasak olduğunu vurguladı.

Söz konusu cezaevi idaresi ve gardiyanlarının açıkça suç işlediğini belirten Öztürk, bütün cezaevi sorumluları, jandarmalar ve işkenceyi gizleyen doktorlar hakkında savcılığa hem adli hem idari başvuruda bulunacaklarını belirtti. (İzmir/EVRENSEL)


KADIN TUTUKLULARA SALDIRI İDDİASI

Cezaevlerindeki açlık grevi eylemlerine dikkat çekmek amacıyla Pamukkale Üniversitesi'nde yürüyüş ve basın açıklaması yaptıkları için tutuklanan ve İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafindan tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan öğrencilerden Büşra Özal, Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklulara baskı uygulandığını kaydetti.

Özal, 23 Mayısta gardiyanların kadın tutuklulara saldırdığını belirterek, “Gardiyanlar zorla koğuşa girip çıplak arama dayattı. Kadın tutukluların uygulamayı kabul etmemesi üzerine gardiyanlar tutuklulara saldırdı. Bu yetmezmiş gibi cezaevi yönetimi kendilerini mağdur gibi göstererek, Hayriye Yağbasan ve Hüriyet Doğan isimli kadın tutuklulara 3 günlük hücre cezası vermiştir” dedi. Cezaevi idaresinin gardiyanların ifadelerini esas aldığını söyleyen Özal, “Bahanelerle koğuşu dağıttıkları ve bir şey bulamadıkları halde keyfi olarak böyle bir ceza vermişlerdir” diye belirtti. (HABER MERKEZİ)


ÇOCUKLARA YÖNELİK KÖTÜ MUAMELE ARTIYOR

Gündem Çocuk Derneği, son dönemde cezaevlerindeki çocuklara yönelik tecavüz, şiddet ve kötü muamelenin arttığını açıkladı.

Dernek, yaptığı açıklamada Türkiye’nin Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni 23 yıl önce imzaladığını fakat çocukların cezaevlerinde tecavüzden dayağa, kötü muameleden işkenceye her türlü insanlık dışı muamele ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Dernek, 2011 yılında Pozantı Cezaevinde çocuklara yönelik cinsel şiddet olayını hatırlatırken, bugün aynı tutumun yine devam ettiğe dikkat çekti.

YASALAR CEZAEVLERİNDEKİ ÇOCKLARI KORUYAMIYOR

Türkiye’nin kendi yasalarının ve yerine getirmeyi taahhüt ettiği uluslararası insan hakları belgeleri doğrultusunda çocuk adalet sistemini güçlendirme konusunda çalışmalar yürütüldüğünü belirten Dernek, bu çalışmaların cezaevlerindeki çocukları koruyamadığına dikkat çekti. Dernek, cezaevlerindeki kötü muamelelerde çocuğun etnik kökeni ve yaşadığı ilin ayrımcı muameledeki en önemli kaynak olduğunu belirtti. Dernek açıklamada şunlara yer verdi, “İnsanlık dışı bu muameleleri yapan, izin veren, göz yuman yetkililerin ise cezasız kalıyor olması bu muamelelerin önlenememesinin en önemli nedenidir. Bu tür ihlaller gündeme geldiğinde Adalet Bakanlığı olayları olduğundan daha küçük göstermeyi ve kendini savunmayı bir tarafa bırakıp insanlık dışı muameleye uğrayan çocukları ve haklarını savunmalıdır. Devlet olmanın gereği budur”


YAPILMASI GEREKENLER

Dernek, acil olarak yapılması gerekenleri şöyle sıraladı;
- Başta Şakran Cezaevi ve Antalya L tipi olmak üzere çocukların bulunduğu tüm infaz kurumlarının ivedilikle, özgürlüklerinden yoksun bırakılmış çocukların nasıl bir muameleye tabi tutulduklarını değerlendirmek üzere bütüncül bir inceleme ve soruşturmaya tabi tutulmalıdır.
- İncelemeler öncelikle TBMM tarafından oluşturulacak bir araştırma komisyonu ile hızla yapılmalıdır.
- İnceleme, soruşturma ve ziyaretler Avrupa İşkencenin ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi (CPT) standartlarına uygun bir şekilde yapılmalıdır.
- Kapalı kurumlarda bulunan çocukların yaşadıkları il, etnik köken, siyasi olaylarla ilişkilendirme vb. nedenlerden dolayı hak ihlallerine açık hale geliyor olmalarının dikkate alınması,
- Hak ihlallerinin incelenmesi, araştırılması ve cezalandırılması ile ilgili süreçte çocukların daha da örselenmesini ve etiketlenmesini önleyecek bir yaklaşım sergilenmesi,
- Çocukların infaz kurumlarında karşılaşmış oldukları hak ihlallerinin önlenmesi, tespiti ve sorumluların cezasız kalmaması için etkin hak arama ve bağımsız izleme mekanizmalarının geliştirilmesi. (Ankara\EVRENSEL)

Kaynak: evrensel.net