Siyasi tutsaklara içeride ölümü reva gören yasa

 

 

 

 

Sivil Toplum Kuruluşları ve Meslek Örgütleri koronavirüs salgını nedeniyle hapishanelere ilişkin taleplerde bulunsa da AKP’nin ayrımcı “af yasası” taslak metni Meclis’e sunuldu. Siyasi tutsaklara içeride ölümü reva gören bu yasayı, siyasi tutsaklarla sürekli iletişim halinde olan, onların sorunlarını gündemleştirmeye çalışan Görülmüştür Ekibi’nin kurucularından yazar Adil Okay’a sorduk. “Eşitlik ilkesine uyulması gerekiyor” diyen Okay’ın altını çizdiği konular şöyle:

 

“Geçenlerde gazetede vardı. AİHM kafeste kapalı kalan bir hayvanın mahkemesi için şu karara gitti: ‘Hiçbir canlı 20 yıldan fazla kapalı bir yerde tutulamaz’. Ama bu ülkede herhalde bizi canlıdan saymıyorlar ki, bu davayı emsal bile gösteremiyoruz” diyor Elazığ Kadın Hapishanesi’nden Gülazer Akın.

Türkiye hapishanelerinde özellikle OHAL döneminden sonra akıl almaz fiziksel ve psikolojik şiddet vakaları yaşandı, yaşanmaya da devam ediyor. Koronavirüs salgınından önce hapishanelerdeki doluluk oranı, özellikle darbe girişimi sonrası artması nedeniyle, zaten hayli fazlaydı. 15 Temmuz darbecileri ve işbirlikçileri diye hapsedilen on binlerce insanla birlikte hapishanelerde nüfus 300 bine dayandı ve yer sorunu yaşandı, hâlâ da yaşanıyor. İnsanlar yerlerde, son derece sağlıksız koşullarda yatmak zorunda. Dolayısıyla af tartışması ve olası bir yasa hazırlığı hep vardı. Bunu elbette bizler de isteriz.

Ancak bu af yasasının kapsamı uluslararası hukukta tanımlanan eşitlik ilkesine paralel bir şekilde düzenlenmeli, şu an AKP hükümeti bu ilkeye aykırı davranarak ayrımcı bir yasa tasarısı sunuyor. Tahliyelerde, ceza indirimlerinde de eşitlik yok. Yasa kapsamı dahilinde bırakılacaklar uyuşturucu tüccarları, kadına ve çocuğa şiddet uygulayan, onları istismar-taciz eden, onlara tecavüz edenler; 20-30 yıldır hapishanede olan sol, sosyalist, yurtsever tutsaklar değil.

Siyasi örgüt değil suç çetesi!

Şuna da dikkat edelim. Dili değiştirdi AKP-MHP iktidarı, bunun bize de sirayet etmesine izin vermeyelim. “Örgüt üyeleri” serbest bırakılacak diyorlar, burada kast ettiği siyasi bir örgüt değil; bayağı suç çetesi, mafyavari bir örgütlenme. Siyasi tutsaklara “terör örgütü üyeleri” diyorlar o yüzden. Ve onlara af yok. Herkesi terör suçlusu sayıyorlar yani. Ovada, dağda, şehirde kim varsa içeride tutmaya çalışıyorlar. Daha iyi bir dünya düşleyen bizlerin tek istediği bu yasanın eşitlik ilkesine göre uygulanması. Virüs herkesi etkiliyorsa, herkes aynı haklardan yararlanmalı. Ama bu yasa yazan, çizen, yürüyen, konuşan kimseyi kapsamıyor. Militanları da kapsamayacak.

Gelin görün ki bu yasa insanlığa karşı suç işleyenleri kapsayacak. Hırsızlık gibi suçlar affediliyorsa örneğin, açlığı sorgulayan suçlardan içeride olan insanlar neden afla serbest bırakılmıyor? Kapitalizme direnenler de serbest bırakılmalı.

Dezenfektan vermiyor el koyuyor
Koronavirüs salgınıyla ilgili çoğu hapishanede önlem alınmış değil. TİKKO davasından ağırlaştırılmış müebbet alan Ali Gülmez var örneğin. Tek kişilik hücrede kalıyor. Gardiyanlar Ali’nin hücresine girip içerideki temizlik malzemelerini, dezenfektanlarını vs. alıyor. Yani bırakın tutsaklara kendilerini korumaları için bir şey vermeyi, içeridekileri alıyorlar. Kantinlerde fiyatlar iki katına çıkmış durumda, burada da bir fırsatçılık söz konusu.

E tipinde 20 kişi birlikte kalıyor

F tipi hapishanelerde 3 kişi var, diyelim onlar mesafeyi korusun, peki E tipleri? 20 kişi birlikte kalıyor E tipi hapishanelerde. Tek bir Adalet Bakanlığı’na bağlı değilmişçesine de hapishanelerin hepsinde ayrı ayrı koşullar var. Örneğin bir hekim arkadaşımız Tarsus’u görmüş ve görece iyi durumdaymış. Ama biliyoruz ki Elazığ kötü durumda, Tekirdağ kötü durumda. Hapishaneler şu an boşaltılmazsa bu toplu katliama davetiye demektir. Bunun önüne geçmek için, biraz vicdan varsa, herkese eşit davranılmalı.


6 örgütten 12 talep

Aralarında İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Özgürlük için Hukukçular Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ve Ceza İnfaz sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin bulunduğu 6 örgüt, geçtiğimiz günlerde hapishaneler için 12 talebini sundu. Ortak metinde şu talep ve öneriler yer aldı:

* Ağır hasta mahkumların salgın hastalık durumunda ciddi risk grubunda bulunması nedeniyle serbest bırakılarak infazları ertelenmeli, tutuklu olanların serbest bırakılmalı.

*  Virüsün özellikle 60 yaş üstü kişilerde ölümcül etkisi göz önünde bulundurularak bu mahkumlar tedbiren serbest bırakılmalı.

* Çocuk tutuklular, hamile ve çocuklu kadınlar (780 çocuk anneleri ile birlikte kalıyor), çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilerek serbest bırakılmalı.

* Terörle Mücadele Kanunu kullanılarak suçlanan siyasi tutuklular (milletvekileri, belediye eş başkanları, belediye meclis ve il genel meclis üyeleri, avukatlar, gazeteciler, insan hakları savunucuları, aydın ve yazarlar, aktivistler, sendikacılar, öğrenciler gibi) bir an önce serbest bırakılmalı.

* Son dönemde kamuoyu gündeminde olan infaz düzenlenmesine ilişkin yasa teklifi çalışmaları infazda eşitlik ilkesi, infaz sürelerinin kısaltılması ve dezavantajlı mahkum grupların mağduriyetleri göz önünde bulundurularak derhal yasalaştırılmalı.

* Tutuklamanın istisna olduğu gerçeğinden hareketle tüm tutukluların durumları dosya üzerinde incelenerek bir an önce tahliyeleri sağlanmalı.

* Mahkumların hak mahrumiyetine sebep olacak (şartla infaz süresinin uygulanması, görüş hakkı, sevk hakkı gibi) disiplin cezalarının uygulanmasından vazgeçilmeli.

* Hapishanelerde mahpusların sağlıklarının korunabilmesi, bulundukları alan ve kendi kişisel temizliklerini sağlayabilmeleri için, acilen temizlik malzemelerinin kendilerine ücretsiz verilmesi ve parası olmayan mahpusların da temizlik ürünlerine erişimi sağlanmalı.

* Hapishanelerdeki banyo, tuvalet gibi ortak alanlar her gün dezenfekte edilmeli.

* Mahkumların yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmesi sağlanmalı, vitamin takviyesi yapılmalı.

* Risk grubunda ve kişisel hijyenlerini sağlamakta yetersiz olan kronik hasta, engelli, yaşlı, çocuklu, hamile mahkumlar adli kontrol yoluyla cezalarının ertelenmesi sağlanana kadar, kalabalık koğuşlar yerine kapasitesi ve hijyen koşulları uygun ortamlarda tutulmalı.

* Hapishanelerde virüs salgını ile ilgili alınan/alınacak önlemler, karantina uygulamaları ile mahpusların sağlık durumları konusunda başta mahpusların aile ve avukatları olmak üzere kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesi zorunludur.

 

Kaynak : yeni Özgür Politika

Fotoğraf : Ali Osman Abalı

İlişkili İçerik