'Siyasi tutsakların hak ihlalleri genelgelere dayandırılıyor!’

Salı, 5 Temmuz, 2016

ANKARA - Hapishanelerde siyasi tutsaklara ilişkin yasalarla güvence altına alındığı söylenen haklar, çoğu zaman keyfi yol ve yöntemlerle engellendiği gibi, genelgelere dayandırılarak da ihlal ediliyor. ÇHD’li avukat Ayşegül Çağatay, ihlal durumlarında suç duyurusunda bulunduklarını ve bu hukuksuzları teşhir ederek meclise taşıdıklarını kaydetti.

Savaş konseptinin bir parçası olarak hapishanelerdeki siyasi tutsaklara yönelik hak ihlalleri ve baskılar da artarak devam ediyor. Devlet, siyasi tutsakların iradesini kırmak ve teslim almak için yasal ya da keyfi her türlü yola başvuruyor. Halkın Hukuk Bürosu avukatı ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukat Ayşegül Çağatay, siyasi tutsakların maruz bırakıldığı baskıları ve hak ihlallerini JINHA'ya anlatarak, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'Sözde hukuk devletiyiz'

Türkiye devletinin söylenildiğinin aksine ancak ‘sözde hukuk devleti’ olduğunu belirten Ayşegül, hukukun halkın değil, sermayedar sahibi egemenlerin olduğunu vurguladı. Egemenlerin, hukukun kendilerine uymadığında insan haklarını dahi hiçe saydıklarına dikkat çeken Ayşegül, ''Kendi yapmak istediklerini yaparlar. Eğer hızlıca yapmak istiyorlarsa fiilen bir durumu başlatıyorlar sonrasında bunu kılıfına uyduruyorlar yasalarını, genelgelerini çıkarıyorlar. Hukuk devleti diye bir şey yok'' dedi.

'Hak ihlallerini genelgelere dayandırıyorlar’

Hapishanelerde yaşanan baskı ve hak ihlallerini genelgelere dayanarak uyguladıklarını vurgulayan Ayşegül, ''Bir ara fırça ve leğenlere izin vermediler. Fırça ve leğen bulmak için hücrelere saldırdılar. Tutsaklar zaten bunları kantinden alıyorlar. Genelge çıkarıp sınırlandırma getirdiler. ‘Fırça sapları 75 cm olacak’ dediler, ‘birden fazla leğen olmayacak’ dediler. Eğilemeyen tutsaklar var. Ayrıca 75 cm olması sağlıklı bir insanı bile bir süre sonra hasta eder. Kitaplara da aynı şekilde sınırlama getirirken genelge çıkarıyorlar. Genelgelere dayanarak bu tür baskıları uyguluyorlar ama kanunen bunlar kabul edilebilir uygulamalar değil'' diye konuştu.

'Suç duyurusunda bulunuyoruz'

Baskı ve hak ihlalleri yaşandığı durumlarda hukuki anlamda suç duyurusunda bulunduklarını bildiren Ayşegül, ''Ayrıca bu hukuksuzlukları meclise taşımaya çalışıyoruz. Raporlar hazırlıyoruz, toplu görüşlere gidiyoruz ve yaşananları tutsaklardan dinliyoruz. Genelde bunların duyurulması çok önemli oluyor. Şu anda hapishanelerde çok siyasi tutsak var. Cumhurbaşkanına hakaretten bile tutuklanıyor insanlar. Dışarıda çok büyük bir baskı var. Bu yüzden bu tür hukuksuz uygulamaları teşhir etmek tutsakların sesini dışarıya taşımak gündeme getirmek önemli” şeklinde konuştu.

'Hakların kullanımı keyfi olarak engelleniyor'

Tutsakların haklarının çoğu zaman keyfi olarak verilmediğini dile getiren Ayşegül, son zamanlarda özellikle sürgün ve sevklerin yanı sıra infaz yakmaların da yaşandığını belirtti. Ayşegül, hapishanelerde gardiyanların tutsaklara saldırmalarına rağmen tutsaklara cezalar verildiğini vurgulayarak infazlarını yaktıklarını ve tahliyelerini geciktirdiklerini anlattı.

'Tutsakların sesi olmaya devam edeceğiz'

Ayşegül son olarak, ''Biz tutsakların sesini dışarıya duyurmaya, onların sesi olmaya devam edeceğiz. Hukuki anlamda da sonuna kadar haklarını savunacağız'' dedi.

Kaynak: JIN Haber Ajansı, www.jinha.com.tr