Tedavi edilmeyen ilik kanseri mahpus Seyran Demir, ölümle burun buruna

Cumartesi, 16 Aralık, 2017

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göyre; Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 2006 yılında ilik kanserine yakalanan Seyran Demir, 2009 yılında Ankara’da tedavi altındayken ve durumunda ciddi bir şekilde iyileşme görülürken 2013 yılında tutuklanarak Muş E Tipi Cezaevi’ne gönderildi. Cezaevi koşullarında sağlığı hızla bozulan Demir, 40 gün içinde 56 kilodan 30 kiloya düştü. Ağustos 2014’te yapılan duruşmada tahliye edilen Demir, 25 Kasım 2015’te Urfa’da yeniden gözaltına alındı. Gözaltındayken polisin cinsel işkencesine maruz kalan Demir’in ruhsal ve bedensel sağlığı bozuldu. Tutuklanarak Urfa E Tipi Cezaevi’ne gönderilen Demir, 26 gün boyunca, tek kişilik hücrede tutuldu. Daha sonra Adana Karataş Kadın Cezaevi’ne sevk edilen Demir’in hastalığı yeniden nüksetti.

 

‘Siyasi tutuklu denilerek tedavi edilmedi’

Daha sonra Tarsus C Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen Demir, 13 Aralık günü, ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde yaşadıklarını anlattı. Demir’in babası Nadir Demir ölüm döşeğinde olan kızının kendilerine, “Bu hapishaneye, hasta olmama rağmen ring aracıyla getirildim. Sevk sırasında baskı, işkence gördüm, darp edildim. Geldiğim günden itibaren de gardiyan ve askerler tarafından sürekli hakaret, küfür ve psikolojik baskı uygulandı” dediğini söyledi. Baba Demir, kızının hastaneye götürüldüğünde “siyasi tutuklu” denilerek tedavi edilmediğini belirterek, “Boyun fıtığı, solunum yetmezliği, dişlerinde kist oluşumu var. Şu anda ağzında iki diş tek kalmış. Bu nedenle mamayla beslenmek zorunda” dedi.

 

‘4 yıldır hasta bir şekilde cezaevinde’

Baba Demir, gizli tanık ifadeleri sonucu kanser tedavisi gördüğü esnada tutuklanan Seyran Demir’in yargılama sürecine dikkat çekerek, “Ortada herhangi bir delil yokken kızımı tutukladılar. Gizli tanık dedikleri kişiyi herkes tanıyor. Kızım, daha önce bu kişinin kendisine zarar vereceği yönünde bize bilgi verdi. Onun ifadeleriyle kızım tutuklandı ve 4 yıldır hasta bir şekilde cezaevinde tutuluyor” diye konuştu.

 

‘Ölümle pençeleşiyor’

Kanser hastası olan birinin cezaevi koşullarına dayanamayacağını, kızının da ölümle burun buruna olduğunu dile getiren baba Demir, “Kızımın 4 yıllık cezaevi süresi boyunca uğramadığı hakaret, işkence, zulüm kalmadı. Nasıl bir ülkede yaşıyoruz? Ölümle pençeleşen bir insana yapmadıkları şey kalmadı. Yeter artık bıraksınlar, dışarıda tedavisine devam etsin” dedi. Baba Demir, son olarak hasta tutuklular için dayanışma çağrısında bulunarak, “Hasta tutsaklar için geç olmadan hareket geçelim. İçeride yaşamlarını yitirmesinler” dedi.