Tülay Hatimoğulları: İşkence sistematik biçimde artıyor

HDP Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Meclis Genel Kurulundaki konuşmasında İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü’ne ilişkin olarak, “Bu ülkede özellikle son birkaç senedir sistematik bir biçimde artan işkenceleri bizim her daim Meclisin gündemine taşıma sorumluluğumuz vardır” dedi.

‘İşkence sistematik biçimde artıyor’

Konuşmasında, Türkiye’de son birkaç yıldır işkencenin sistematik bir biçimde arttığını belirten Hatimoğulları, Antakyalı Ayten Öztürk’ün, yaşadığı işkenceyi anlattığı 12 sayfalık mektuptan bahsetti.

Ayten Öztürk ile gençlik yıllarında birlikte mücadele ettiklerini de belirten Hatimoğulları, Öztürk’ün yurt dışına çıkmaya çalışırken yakalandığını ve başına çuval geçirilerek Lübnan’dan Türkiye’ye getirildiğini hatırlattı. Öztürk’ün ailesinin ve avukatlarının altı ay boyunca kendisinden haber alamadığını ve bu aylar içerisinde nerede olduğu bilinmeden sistematik bir şekilde işkence gördüğünü ifade etti.

Öte yandan, 20 Haziranda Adana’da gerçekleştirilen operasyonla gözaltına alınan HDP Gençlik Meclisi üyesi gençlerin Adana Adliyesi Sorgu Hakimliği önünde ters kelepçe takılarak yere yatırılıp darp edildiğini, araya giren Avukat Özgür Yakut’un da darp edildiğini belirten Hatimoğulları, bununla ilgili adli tıp raporu olduğunu ve suç duyuruları yapıldığını kaydetti.

Hatimoğulları, “Bu konuda biz bu Meclise duyarlılık ve işkenceyle etkin mücadele konusunda gerekli olan her şeyi yapmak üzere çağrımızı bir kez daha yenilemek istiyoruz” dedi.

‘Eğitim politikası iktidarın ayağına dolandı’

Meclis’te görüşülen kanun teklifine ilişkin değerlendirme yapan Hatimoğulları, 4+4+4 eğitim sisteminin, Türkiye’de eğitimi bitiren uygulamalardan biri olduğunu ve AKP’nin kendi iktidarını sağlama almak için eğitim sistemiyle uğraştığını belirtti. Hatimoğulları, “Yine her konuda olduğu gibi ne yazık ki eğitim politikası bu iktidarın ayağına dolandı ve defaatle yenilemelerine rağmen bir türlü dikiş tutturamadılar. Bugün çıraklık eğitim merkezlerinde geçen süreyi on iki yıllık zorunlu eğitimin bir parçası olarak kabul etmek demek, on iki yıllık zorunlu eğitimi fiilen sekiz yıla indirmek demektir, bunu da açıkça ifade etmek lazım” dedi.

‘Türkiye bir çocuk işçi cehennemi’

Türkiye’nin bir çocuk işçi cehennemi olduğunu; tarım işçisi, stajyer, çırak gibi alanlarda 2 milyon çocuk işçinin bulunduğunu belirten Hatimoğulları, “Toplamda çalışan çocukların 1999'dan 2018'e kadarki zaman diliminde yüzde 41'den yüzde 56'ya artan bir oran söz konusu. Yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı çocuk işçilikle mücadele etme ve çocuk işçiliğini durdurmak üzerine Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Yılı ilan etti 2018'i. Ama bu sene zarfına baktığımızda, değerlendirmelere ve raporlara baktığımızda çocuk işçiliğiyle değil mücadele etmek, artmasının önü açılmış durumdadır” dedi.

AKP’nin Meclis’e verdiği kanun teklifi ile özel sektöre, organize sanayi bölge yönetimlerine "Alın, eti de sizin, kemiği de sizin, bu çocukların iş gücünden istediğiniz gibi faydalanın” denildiğini vurgulayan Hatimoğulları, kanun teklifinin reddedilmesi gerektiğini ifade etti.

Başta çocuklar olmak üzere eğitim ve sağlık hakkını parasız ve nitelikli biçimde karşılanmasının devletin en önemli görevi olduğunu kaydeden Hatimoğulları, “Ama gelin görün ki bizler çocuklarımızı eğitim adı altında özel sektörün eline verip işçileştirmenin önünü açıyoruz. Bu nedenle bizler diyoruz ki kalıcı çözümlere yoğunlaşmalıyız. Kalıcı çözüm eşit, parasız, bilimsel ve ana dilde eğitimden geçmektedir” dedi.

Nazım Hikmet’in "Bir yanda ışıltılı bir dünya, öte yanda açlık ve zindan / Kayış koparır kolunu çocuğun / Kemiği kırılır işten eve sapsarı bir iskelet olarak gelir." Elbette Nazım bir umudu da işaret eder ve der ki: "İnanın, güzel günler göreceğiz çocuklar/ Güneşli günler göreceğiz / Motorları maviliklere süreceğiz / Işıklı maviliklere” dizilerini Meclis kürsüsünde okuyan Hatimoğulları, “Çocuk işçilere ve tüm çocuklara sözümüz olsa ki çocukça ve insanca yaşanacak bir düzen kurulana dek yani motoru maviliklere ulaştırana dek bizler mücadelemizi bu Meclis kürsüsünde sürdürdüğümüz gibi yaşamın her alanında sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Siyasi Haber