Türkiye'de 70 bin öğrenci mahpus

Salı, 31 Ekim, 2017

Adalet Bakanlığı verilerine göre halen hapiste 70 bine yakın öğrenci var.

 

Cumhuriyet'ten Figen Atalay'ın haberine göre hüküm giydiği için okuldan atılmış, kaydını dondurmuş, tutuksuz yargılanan, zaten cezaevinde kalmış, uzun tutukluluktan serbest bırakılan ama yine her an cezaevine konulma riski bulunan binlerce öğrenciyi de bu sayıya eklediğimizde rakam 100 bini geçiyor.

 

Hapisteki öğrenciler, OHAL nedeniyle ders kitaplarına ulaşamıyor, sınavlara giremiyor, üniversiteyi kazananlar kayıt yaptıramıyor. Eğitim hakları ellerinden alınan bu öğrenciler, eğitim yaşamlarına devam etmek istiyor. Cezaevindeki iki öğrencinin vasisi, 1994 yılında İstanbul Üniversitesi coğrafya bölümü öğrencisiyken tutuklanan ve 23 yıldır cezaevinde bulunan şair İlhan Çomak’ın görüşçüsü öğretim görevlisi İpek Özel, tüm Türkiye’yi dolaşarak, üniversite öğrencilerinin duruşmalarını izliyor, bu gençlerin adil ve tutuksuz yargılanma hakkından yararlanmaları için uğraş veriyor.

 

Adalet Bakanlığı’nın cezaevlerinde 69 bin 301 öğrenci bulunduğuna ilişkin açıklamasına dikkat çeken Özel, “Bu eksik bir sayı. Cezaevinde olmayan, tutuksuz yargılanan, her an içeriye alınabilecek çok fazla öğrenci var. 100 binin üzerinde öğrenci yargılanıyor. Yargılamanın nasıl başladığını incelediğinizde pek çok hukuksuzlukla karşılaşıyorsunuz. Bu öğrenciler aylarca F tipi cezaevlerinde bekletilip sonra hâkim karşısına çıkartılıyor. Mahkemelerde son derece genç hâkim heyetlerince bağıra çağıra güya sorgulanıyor ve teknik olarak bile savunma hakları engelleniyor. Bu çok yüksek bir sayı. Neden bu kadar genç cezaevinde ve neden yargılanıyorlar? Bu ülkede 69 bin terörist genç mi var? Neden bu 100 bin genç, toplum için iyi insanlar olmaktan uzaklaştırılıyor. Toplum olarak o şansı ellerinden alıyoruz" dedi.

 

"İSİMSİZ İHBARLARLA TUTUKLANANLAR VAR"

 

Bu gençlerin, “terör örgütü üyesi olmamakla beraber basın açıklaması okudu, parasız eğitim eylemine katıldı, piknikte halay çekti” gibi gerekçelerle cezaevlerinde tutulduğunu anlatan Özel, şöyle devam etti:

 

“Gizli tanık yetmiyormuş gibi şimdi de karşımıza ‘isimsiz ihbar’ çıktı. İsimsiz ihbar ne demek? Nasıl kendi kimliğini deşifre etmeyen bir insanın bu kadar ağır ithamlarda bulunmasına kimse bir şey demiyor? Üstelik bu ihbarlar en üst kademede mahkemelerce makbul kabul edilip öğrenciler ilk duruşmaya kadar bile aylarca içeride tutuluyor. Benim takip ettiğim yargılaması 3-4 yıla yayılmış , zaten delilsiz ve usulsüz başladığı için bir türlü çözümlenemeyen ama cezaevinde özgürlük bekleyen, okula gidemeyen, 20’li yaşlarını F tipinde ağır hükümlü koşullarında geçiren, tutukluluğu cezasını aşmış onlarca dava var. Belki husumeti var ihbar etti. Böyle bir ihbarla yıllarca cezaevinde tutulur mu bir insan? OHAL nedeniyle kitap yasağı var. Üniversite tutuklanınca disiplin ve uzaklaştırma cezası veriyor, hüküm giydiklerinde de atıyor. Onlar cezaevinde tekrar üniversie sınavına giriyorlardı, tüm olumsuzluklara rağmen kazanıyorlar OHAL’den dolayı kazandıkları üniversiteye kayıt yaptıramıyorlar o şansları da kalmadı. Belki suçsuz, aklanıp çıkacak öğrencinin üniversite hakkı elinden alınıyor.”