Tutsak Gazeteci Erol Zavar'ın eşi Elif Zavar ile söyleşi

Pazar, 31 Temmuz, 2016

Görülmüştür notu: Odak Dergisinin Tutsak Gazeteci şair Erol Zavar'ın eşi Elif Zavar ile yaptığı söyleşiyi paylaşıyoruz. Söyleşide tutsak yakınlarının OHAL'den sonra yaşadıklarını öğrenebilirsiniz.

SÖYLEŞİ

15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşanan çok sayıda gözaltı ve tutuklamalar, hapishanelerde de hareketliliğe yol açtı.
Ankara Sincan’daki F Tipi Hapishanesine nakledilen çok sayıda tutuklunun gelişiyle, hapishanede yer kalmayınca, siyasi tutuklu ve hükümlüler zorla başka hapishanelere nakledildi. Bu sevkler, ayrım gözetilmeksizin tüm tutsaklara uygulanmış gibi görünüyor.
Sürgün-sevk’e maruz kalan bir tutsak da Erol Zavar oldu. Yıllardır kanserle mücadele eden Zavar’ın Tekirdağ’a sevk edildiği öğrenildi.

Dergimizin eski yazıişleri müdürü de olan Erol Zavar’ın durumunu, diğer tutsakların yaşadıklarını ve hapishanedeki gelişmeleri Elif Zavar’a sorduk.

Sohbetimizi yayınlıyoruz:

Odak: Yaşanan darbe girişimi sonrasında cezaevlerinde devrimci tutsaklar üzerinde baskıların arttığı gözleniyor. Bu konu hakkındaki bilgilerinizi bizimle paylaşır mısın?

Elif: Darbe girişiminden sonra pazartesi günü sosyal medya üzerinden avukatların paylaşımlarıyla öğrendiğimiz durum, siyasi tutsakların dışarıyla hiç bir iletişim kuramayacağı ve avukat görüşü dahi yapılamayacağı şeklinde olumuştu. Telefon görüş hakları hafta sonu olan mahkumlar ailelerine telefon edememişler. Bunun üzerine bazı ailelerin cezaevini aramasi sonucu telefon hatlarinda sorun olduğu ve daha sonra arama yapacakları söylenmiş. Ama bizim duyumlarımız aksi yöndeydi. Her türlü iletişimle ilgili yasak konduğunu duymuştuk. Bazı avukatlar müvekkilleri ile görüşmek istemiş, buna rağmen gerekçe gösterilmeden red cevabı almışlar. Her şeye rağmen görüşme umuduyla hapishaneye giden aileler ancak yarım saatlik görüşlere alınmışlar. Ayrıca hücreler 3 kişilik olmasına rağmen, 6 kişi kalmaya başlamışlar.

Hapishane tutsakların haberleri olmaksızın sürgün-sevk kararı almıştır.

Bir gün öncesinde, ailelerin zorlamasıyla, yarım saaat de olsa görüşe çıkabilen tutsaklar sevk ile ile ilgili herhangi bir şey söylememişler. 21 Temmuz’da duyumlarımıza göre 60 siyasi tutsak Türkiye’nin çeşitli yerlerine zorla sürgün edilmişlerdir.

Odak: Erol Zavar’ın durumu hakkında bilginiz nedir?

Elif: Erol Zavar, Mahmut Soner ile birlikte yıllardır Sincan F Tipi Hapishanesinde birlikte kalıyordu. Erol’un herkesçe bilindiği gibi sağlık sorunlari var. Söz konusu hastalık, biliyorsunuz kanser ve Erol zaman zaman ileri derece ağrılarla, hareket edemez duruma geliyor. Ve böyle zamanlarda özellikle birçok ihtiyacıyla Mahmut Soner ilgilenmekteydi. Bu zorunlu sürgün sonucunda Turkiye’de ayrı ayrı illere gönderildiler. Erol Zavar Tekirdag F Tipi Hapishanesine, Mahmut Soner ise Amasya F Tipi Hapishanesine gönderildi. Ve yeni gönderildikleri yerler ailelerinin yanlarına gelip gitmelerini güçleştiriyor. Birçok tutsağın yakınları, aileleri ve çocukları ciddi sıkındı yaşamaktadır. Mahmut ve Erol da bunlardan biridir. Burada siyasi tutsaklar hem birbirinden koparılarak, hem de ailelerinden uzak yerlere gönderilerek büyük bir mağduriyet yaratılmıştır. Erol’un birçok rahatsızlığı olduğundan dolayı günlük işlerini kendisi yapamayacak durumdadır. Bunu sürgün edildigi hapishane de bilmektedir. Buna rağmen mevcut durum göz önünde bulundurulmadan Erol’un sağlık durumunu sıkıntıya düşürecek koşullar yaratılmıştır. Erol’un en çok morale ihtiyacı var. Okul cağındaki çocuklarından uzak düşmesi, hem çocukların, hem de Erol’un üzerinde ayrı bir baskı oluşturmuştur. En yakından bildiğimiz için Erol’dan bahsediyorum. Eminim ki diğer hasta tutsaklar da bu durumda bırakıldı. Hükümet-cemaat çatışması hem içeride hem de dışarıda insanların özlük haklarına saldırıyor.

Odak: Bu süreçten nasıl devam eder?

Elif: Ülkedeki her türlü siyasi gerginlik ve çatışmalar bu güne kadar hapishaneler bir biçimde yansıdı. Dışarıdaki gerginlikler hapishanelere baskı, şiddet, kısıtlamalar, keyfi uygulamalar, işkencelerle yansıyor. Tutsakların zaten kısıtlı olan hakları yok sayılıyor. Bu baskılara, biz ailece yakından şahit olduk ve bizzat yaşadık. Kaldi ki bu günlerde ciddi bir darbe girişimi ve iç savaş koşullari bu kadar hızla yaşanmaktayken cezaevleri sürecinin nereye gideceğini benim anlatmama hiç gerek yok. Tüm devrimci tutsakların yaşamlarından dahi endişe duymaktayız. Umarım yanılan biz oluruz.

Kaynak: Odak Dergisi