Tutsak gazeteciler Şerife Oruç ve Gülistan Seçkin Dayanışma Bekliyor

Tarih: 
Cuma, 6 Temmuz, 2018

Merhabalar,

Biz Elazığ T- Tipi kapalı cezaenide keyfi yasa ve uygulamalara 4 ay boyunca direnen kadınlarız. Bizi, yaşadığımız ve maruz kaldığımız hak ihlallerinin yanısıra direnişimizle de tanıyorsunuz. OHAL – KHK’ları ile çıkarılan yasalar ve uygulamalar öncelikle Kadın tutsaklara dayatıldı. Fakat hem içerde hem dışarda bize dayatılan keyfi uygulamalara ve saldırılara karşı kadınlar olarak direnişi kuşandık. Size konuk olmamızın sebebi yeniden maruz kaldığımız hak ihlalleridir.

Bizler daha önce Elazığ T- Tipi’nde kamera, sayım ve keyfi kimlik dayatılmasına karşı 4 aylık direnişimizin sonuçlarını görmeye başlamışken, taşınmayla hak ihlallerini barındıran yeni bir süreçle karşı karşıyayız.

Bizler, 08.06.2018 tarihinde hasta tutsaklar için yapılan ve sonradan ismi Adalet Bakanlığının talimatı ile ‘’Elazığ kadın kapalı cezaevi’’ olarak değiştirilen R- Tipi’ne getirildik. Şu an bulunduğumuz kadın kapalı cezaevinin yapımı, mimarisi ve bütün dizaynı hasta tutsalar için inşa edilmiştir. Burası hasta tutsaklar için yapıldığından dolayı her taraf kameralar ve gözetleme pencereleriyle doludur. Bu da bir çok hak ihlalini ve sorunu beraberinde getiriyor. Bulunduğumuz yer aynı koridora çıkan 5 odadan oluşuyor. Her oda 6 kişiliktir. Ortak bir mutfak ve havalandırmamız var. Yaşadığımız alandaki oda dışında her yer 24 saat mobesé kameralarıyla ve gözetleme pencereleriyle izlenmektedir. Havalandırmada 1 tane, koridorda 4 tane, mutfakta 1 tane olmak üzere 6 kamera tarafından izleniyoruz. Gece uyku saatimizde mutfak ve koridorların ışıklarını kapattığımızda ‘’kameralar görmüyor’’ gerekçesiyle ışıklar açtırılıyor. Kısacası 24 saat özel yaşamımız gözetleniyor. Bu durum özel yaşamın ihlali ve insan haklarına aykırıdır. Bizim kadın ve kadın olmamızdan kaynaklı bir çok özgünlüğümüz vardır. Bize burada zindan içinde zindan yaşatılıyor.

Kameralar dışında odalarımızın çıktığı koridor, havalandırma ve mutfağımıza bakan pencerelerden de gözetleniyoruz. Aynı zamanda idarenin kullandığı ana maltadan geçen diğer suçlardan tutuklu, hükümlü ve kadın- erkek personeller de yaşam alanlarımızı rahatlıkla görebiliyorlar.

Yaşam alanımız olan koğuşlarımızın her an izleniyor olması fiziki bir çok kısıtlamayı da beraberinde getiriyor. ‘’Gözetleniyor’’ psikolojisiyle yaşam alanalrımızda rahatça yürüyemiyor, koşamıyor, şakalaşamıyor, gülemiyoruz. ‘’Gözlenme’’ psikolojisiyle insani duygularımızın yaratacağı doğal tepkileri bastırmak zorunda kalıyoruz.

Psikolojik ve fiziki olarak gözetlenmenin bizde yarattıklarının dışında her an ‘’Taciz’’ durumu ile ne kadar karşı karşıya kaldığımızı bilmiyoruz. 24 saat gözetlenmeyi biz ‘’Taciz’’ olarak değerlendiriyoruz.

Biz burada yaş aralığı 20 ile 70 arasında değişen 28 kadınız. Yanımızda 1 ile 5 yaş arasında değişen 3 çocuk da bulunuyor. ‘’Düşünce suçluları’’ olarak duvarlarla fiziki özgürlüğümüz elimizden alınırken, bu kamera ve pencerelerle de psikolojik sınırlar çizilmeye çalışılıyor. Aynı zamanda havalandırma, mutfak ve kimi odalarımızın pencereleri karşıt görüşteki tutsakların bulunduğu koğuşlarla karşı karşıyadır. Önümüzdeki süreçlerde ne gibi vahim durumlarla karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Bu da beraberinde güvenlik kaygılarını arttırıyor.

Yine oda kapılarımızın gecenin belli saatinden sonra üstümüze kitlenmesi söz konusudur. Bununla ilgili idare ile kimi görüşmeler yapıldı. Bu görüşmelerin neticesinde idarenin kapıları kitleme ile ilgili bir bekleme durumu var. Buna dair bir netlik olmadığından kaynaklı, kapıların üstümüze yeniden kitlenme durumu olabilir.

Size anlatmaya çalıştığımız hak ihlallerini dilekçelerle Adalet Bakanlığı, Savcılık ve kurum müdürlüğüne anlatmaya çalıştık. Taleplerimiz şunlardır:

  • Yaşam alanımızı işgal edip, 24 saat izleyen kameraların kapatılmasını istiyoruz.
  • Gözetleme pencerelerinin kapatılmasını istiyoruz.
  • Güvenlik neticesiyle karşıt görüşteki tutsakların yanı başımızdan alınarak, yerine bizimle aynı görüşte olan tutsakların getirilmesini istiyoruz.

Biz, Elazığ T Tipi’nde bir çok hak ihlali ile karşı karşıya kaldık. Maruz kaldığımız hak ihlaline 4 ay direnirken, sesimize ses alamadık. Bundan kaynaklı var olan zorlu süreç daha da zorlu bir hal aldı.

Aynı durumların yaşanmaması ve hak ihlallerinin derinleşmemesi için sesimize zamanında ses verilmesini istiyoruz. Dile getirdiğimiz hak ihlallerine karşı sizin ahlaki ve vicdani sorumlulukla yaklaşacağınıza inanıyoruz.

Bu temelde desteklerinizi bekliyoruz.

Sizleri kadın yaşam dolu duygu ve samimiyetiyle selamlıyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

Siyasi Kadın tutsaklar, 20.06.2018

Elazığ Kadın Kapalı İnfaz kurumu