Tutsak Yazar Seyit Oktay Tokat Hapishanesindeki Hak İhlallerini yazmış

Tarih: 
Pazartesi, 20 Ağustos, 2018

“( Tokat Hapishanesine)  Halen kitap alınmıyor, telefonda tekmil dayatması var konuşamıyorum. Ailemle sohbet yok. Sporda sadece kendi odamızla, zaten ziyaret görüşçülerinin buraya gelmesi imkânsıza yakın bir şey. Elde var mektup J yazıyorum bende fırsat buldukça. Yeni kitabım çıktı dostlara bildireyim dedim. “

Seyit OKTAY T Tipi Cezaevi  A2-5  TOKAT

 

                                               ***

30 Temmuz 2018

Merhaba Keke Adil;

Hayli zaman oldu sizlerden haber alamadım. En son yazdığım mektubun tarihini bile unuttum. Ulaştı mı ulaşmadı mı onu da bilmiyorum. Zira artık cezaevlerine dönmüş mekânlardan mektuplar hayli geç gidip geliyor. Bazen de hiç gitmiyor, gelmiyor. Sizleri özledim, güzel dostları, paylaşımlarınızı. ‘’fotoğraf köprüsü ‘’ sergilerinizi elimden geldiğince takip etmeye çalıştım. Şu anda nerelerdesiniz bilmiyorum. Tabii bu dönemde en sevindirici gelişme sizin de memleketiniz olana Hatay ‘dan dan sanatçı bir vekilin çıkmış olması. Selamlarımı iletiyorum Barış ‘a da.

                Siyasi iklimin hal-i pür meali ortada. Ama umut hep diri olmalı. Çok daha kötü ve karanlık zamanlar gördük – geçirdik ve nihayetinle buza yazılan yazılar gibi ne kadar kocaman harflerle yazılırsa yazılsın güneş karşısında erimek ve suya dönüşmek aslına rücu etmek zorundadır. O güneş hakikattir, hakikat hayattır. Özgürlük de hakikat ile hayat arasındaki köprü, insan da o köprüde yürüyen yolcudur. Doğru yaşamasını bildin mi, karanlığın içindeki ışığı, o sereceği, o katreyi bile görebilir onun başlangıçta cılız, sonradan giderek büyüyen ışığı eşliğinde o köprüden yürüyebilirsin. Nazım ‘ın dediği gibi  ‘’ yeter ki solmasın sol memenin altındaki cevahir. ‘’ her kötülüğün bir son kullanma tarihi vardır, her karanlığında gebe olduğu bir aydınlık vardır. Belki klişe gelebilir bunlar ama bütün klişeler de hayatın imbiğinden süzülen ve hakikat payları yüksek olan deneyimlerden çıkar.

                Umut her zaman vardır, yüreğinde iflah olmaz kavga direnci olanlar için. Deniz değil miydi Can Yücel ‘in şiirindeki gibi devrim denilen mücadelenin, özgürlük arayışının yüz metresini en hızlı koşan ve ‘’ aşk olsun sana çocuk ‘’ dedirten. Mazlum ‘dan dan direnmenin yaşamak olduğunu söyleyen, güzel günleri müjdeleyen şair-peygamberler hep vardı. Yılmadan, bıkmadan en güzel şarkıları ve şiirleri söylemeye devam etmek lazım. Pir Sultan ‘ın dediği gibi ‘’ sana kutsal gelen bin yıllık çınar / fiske vuruşuyla yıkılır bir gün. ‘’ Hayata yakışan özgürlüktür, insana yakışana özgürce gülümseyebilmektir. Diğeri zaman sorunudur.  Her şeyin adaleti kendi içinde gizlenir, tıpkı insanın adaletinin vicdanı olması gibi. Hayatta kendi terazisini doğru kuracak ve daha güzel günler olacak, gelecek.

                Evet, yüreğim hep kıpı kıpır kıpır. Bir ardıç kuşu kanadına takılı adeta. Ne kadar zor olsa da ne kadar zulüm olsa da yaşama tutunma sebebi çok fazla. Anka kuşu gibiyiz, küllerimizden yeniden, durmadan yaratırız çünkü harcımızda, hamurumuzda sevgi kıblemizde insan var. Güzel ve özgür olan gelecek mutlaka gelecek. Bunu tarihten biliyorum, felsefeden, matematikten, şiirden; bütün kâhinler ve peygamberler bile sırf bunu bildikleri için adları ‘’bilici ‘’ oldu.

                Burada 8 ayımı tamamladım, daha önce de yazmıştım. Halen kitap alınmıyor, telefonda tekmil dayatması var konuşamıyorum. Ailemle sohbet yok. Sporda sadece kendi odamızla, zaten ziyaret görüşçülerinin buraya gelmesi imkânsıza yakın bir şey. Elde var mektup  yazıyorum bende fırsat buldukça. Yeni kitabım çıktı dostlara bildireyim dedim. Ceylan yayınlarından ‘’Aryen – Met Destanı / Bir Peri Masalı Bir İnsan Hikâyesi ‘’ size de yollamaları için yayınevine yazdım, bilmiyorum ulaştı mı?  Ekte Nazdar arkadaşın kitabıma ilişkin tanıtımı var artık size kalmış yayınlamak. Dr. Ayhan arkadaşım Siverek T Tipi ‘ne sevk gitti, haberiniz olsun dedim. Leyla Atabay arkadaşın adresini yanlış yazmışsınız şu anda Elbistan E Tipi Cezaevinde. Sanırım siz Balıkesir diye yazmışsınız. Onun dışında güzel dostlarım Candeniz ve Rojda ‘ ya kucak dolusu sevgiler, halen mektuplarını alamadım. Şenol Hantekin Can ‘ a da sevgiler – selamlar. Serginin kitabı da ulaşmadı elime. Zaten kitap almıyorlar burada sadece bayramlarda hediye olarak yollanınca.

                Değerli keke adil;

Sana eve ailenize en içten selam sevgi ve saygılarımı iletiyorum. Bilmenizi isterim ki özlem ve sevgiyle yanımdasınız hep, kitabımın tanıtımına destek olacağınızı biliyorum. Şimdiden teşekkürler hereksin, hepinizin bayramını da kutlamış olayım bu vesileyle. Yukarıda ismini yazmadığım veya unuttuğum dostlar, arkadaşlara da içten selamlar ve sevgiler, yürekler arası köprüden geçerek gönüllerde her daim buluşmak dileğiyle güzel canlar!

                Sana da başarı ve sağlık diliyor, özlemle kucaklıyor her şeyin daha iyi olacağı zamanlarda buluşmak dileğiyle diyorum.

                Selam, sevgi ve saygılarımla.

  Seyit OKTAY