Tutuklu bir annenin yürek parçalayan hikayesini tutuklu eşi yazdı

 

 

 

KHK’lı hasta tutuklu Tubanur Ayçiçek, ilk çocuğunu kaybetmişti ikinci çocuğunu yanına alamadığı için kanserli dede ve yatalak üvey anneanneye bırakmak zorunda kaldı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Üç aydır Manisa E Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan sınıf öğretmeni Ömer Ayçiçek, 3 yaşındaki kızı Zeynep ile ve iltihaplı eklem romatizması hastası eşinin sağlık durumunu anlattı.

İLTİHAPLI EKREM ROMATİZMA HASTASI
HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na bir mektup gönderen Ömer Ayçiçek, karı-koca aynı cezaevinde tutuklu bulunduklarını belirtti. Eşi Tubanur Ayçiçek ile 2006’da evlendiklerini ifade eden Ayçiçek, bir yıl sonra 7 aylık dünyaya gelen ilk çocuklarını kaybettiklerini, bu nedenle eşinde kronik hipertansiyon ve sedefe bağlı iltihaplı eklem romatizması hastalıklarının başladığını söyledi.

3 AYLIK HAMİLEYKEN İHRAÇ EDİLDİ

Uzun yıllar kortizonlu ilaçlardan dolayı çocuk sahibi olmayı ertelendiklerini vurgulayan Ömer Ayçiçek şöyle devam etti: “2016’da eşim biraz iyileşince çocuk sahibi olmaya karar verdik. Eşim 3 aylık hamileyken lanet olası 15 Temmuz darbesi oldu. Eşimle önce açığa alındık. Sonrasında ise ihraç olup işsiz kaldık. Hamile bir kadının yaşayabileceği en kötü ve zor günleri yaşadı eşim ve ben. Zorlu bir süreçten sonra Ocak 2017’de kızımız Zeynep dünyaya geldi. İş için çaldığım her kapıdan KHK’lı olduğum için geri çevrildim.”

KIZIMIN KISA SÜRELİ ANNESİNİN YANINDA KALMASINA İZİN VERİLMİYOR

19 Kasım 2019’da evlerine polis geldiğini söyleyen Ayçiçek, “Zor geçen hayatımız iyice zorlaştı. Eşim ve ben gözaltına alındık. 10 yıllık özlemden sonra dünyaya gelen kızımızdan koparıldık. Bir suçumuz olmadığını bildiğimiz için kendimizi rahatlatmaya çalıştık.” diye yazdı.

KANSER HASTASI DEDE VE YATALAK ANNEANNE BAKIYOR
İki sün sonra tutuklandıklarını ifade eden Ayçiçek, şöyle devam etti: “Kızımız 3 yaşında ve şu anda 4. evre kanser hastası dedesi ve kısmi yatalak anneannesinin (üvey) yanında. Kızım şu an psikolojik travma yaşıyor. Eşim ise ilaçlarla zar zor ayakta durmaya çalışıyor. Cezaevi yönetimi kızın ya yanında ya da dışarıda duracak diye kısa süreli kızımın eşimin yanında kalmasına izin vermiyor.”

672 KHK ile ihraç edilen Ömer Ayçiçek mektubunu kaçma şüphelerinin bulunmadığını belirterek en azından eşinin tutuksuz yargılanması konusunda yardım talep ederek bitirdi.