Van Cezaevinde Tutsak yakınlarına Çıplak Arama İşkencesi

Çarşamba, 12 Temmuz, 2017

Basın açıklaması yapan tutsak yakınları, görüşe gittikleri Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde, çıplak arama işkencesine maruz kaldıklarını belirtti

İnsan Hakları Derneği (İHD) Wan Şubesi, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dair dernek binalarında basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya tutsak yakınları, İHD Wan Şube Başkanı Murat Melet ile İHD yöneticileri katıldı. Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dikkat çeken Melet, “Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki yarın kimin cezaevine gireceğini bilmiyoruz. Bugün hak ihlallerini yapanlar yarın cezaevine girebilir. Tüm cezaevlerinde insan onuruna yakışmayacak hareketler yapıyorlar. Bir an önce bu uygulamaların son bulunması gerekir” dedi.

‘Utanmıyorlar mı?’

Ardından konuşan tutsak yakını Münife Kaçak, bir gün önce oğlunun görüşü için gittiği Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde çıplak aramaya maruz kaldığını dile getirerek, “Ahlaksızca üzerimizdeki bütün elbiseleri çıkarıyorlar. Bu kesinlikle kabul edilebilir bir uygulama değil. Aramayı yapanların da annesi var. Onlar da bir annenin evladı. Ben 65 yaşında bir anneyim. Bundan da mı utanmıyorlar? Cezaevlerine giden bütün kadınları bu şekilde çıplak aramadan geçiriyorlar” diye konuştu.

‘Saatlerce bekletiliyoruz’

Tutuklu yakınlarından Kaniye Şeker de, eşinin Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde olduğunu belirterek, görüşe her gittiklerinde cezaevi idaresinin kendilerini saatlerce beklettiklerini söyledi. Tutsakların açık görüşe çıktıklarında aileleri için aldıkları meyve suları ve keklerin idare tarafından kendilerinden alındığını dile getiren Şeker, tutsakların izlediği kimi radyo ve televizyonların yasaklandığı bilgisini paylaştı.

Ayakkabısını çıkarmayan tutsağa işkence

26 yıldır oğlunun cezaevinde olduğunu belirten Mehmet Kaplan ise, “Oğlum şimdi Amasya E Tipi Kapalı Cezaevi’nde. Son telefon görüşmesinde hastaneye kaldırıldığında ayağından ayakkabısı çıkarılıyor. Bu uygulamayı da kabul etmeyince işkenceye maruz kalıyor” ifadelerini kullandı.

WAN / dihaber