Yazar Karikatürist Ahmet Bilge'ye kendi yasal kitabı bile yasak

Tarih: 
Salı, 16 Mayıs, 2017

“Dışarıdan gönderilen kitap-dergi-gazete gibi yayınlar verilmiyor. Sıkıntı hâlâ devam ediyor. Hadi bir yere kadar cezaevi kütüphanesinden okunabilecek kitaplardan yararlanıyorsun ama ondan sonra ne olacak? yani problem ciddi. Diğer çoğu problemden daha ciddi bence. Uygulamanın OHAL ile sınırlı olup olmadığı konusunda da net bir şey söylenmiyor. “

AHMET BİLGE

E TİPİ KAPALI HAPİSHANE C-10

ELBİSTAN- K. MARAŞ

 

 

24.04.2017

Merhaba Kekê Adil

Dilerim iyisin. Gönderdiğin kartı ve çizimleri aldım, teşekkür ederim. (…)

Referandum da geçti ama ‘hayır’lısıyla değil. Her şerde bir hayır vardır da demişler. Bakalım ne olacak? Ama yeni anayasa bir devlet projesi, salt AKP ve Erdoğan’la sınırlı değil. Bunun için argüman çok. Yani benim kanaatimce.

Diğer mektubumda dışarıdan gelen kitap ve dergilere ilişkin belirtmiştim. Anlaşıldığı kadarıyla genel bir uygulama. Basın ve mektuplardan anlaşıldığı kadarıyla başka cezaevlerinde de böylesi bir uygulama başlamış. Yani dışarıdan gönderilen kitap-dergi-gazete gibi yayınlar verilmiyor. Sıkıntı hâlâ devam ediyor. Hadi bir yere kadar cezaevi kütüphanesinden okunabilecek kitaplardan yararlanıyorsun ama ondan sonra ne olacak? yani problem ciddi. Diğer çoğu problemden daha ciddi bence. Uygulamanın OHAL ile sınırlı olup olmadığı konusunda da net bir şey söylenmiyor.

Bir ara biz içeridekilerden, çekilmesini istediğimiz foto manzaraları istemiştiniz. Gerçekleştirilen projenin ikinci ayağı. Yazmışken sorayım, proje yürürlükte mi? Gerçi biraz zaman alır o. Bunun için şartlar olgunlaşmalı ve mevsimler beklenmeli belki de. İlki güzel olmuştu. Yaratıcı ve anlamlı bir üretim. Eminim ikinci ayağı da (şayet olacaksa ya da engeller yoksa) böyle güzel ve anlamlı olacaktır.

Siz içeriyi, biz de dışarıyı az çok takip edebiliyoruz. Referandum geçti ya, artık HDP’lileri birer birer bırakmaya başladılar. Sanırım başkaları da bırakılır. Hep yaparlar bunu. Öğrendiğim kadarıyla çoğu insan da Avrupalara kaçmış. Hiç yoktan insanlar alınıp içeri konuyor ya, ondan.

Hükümet habire şu kadar yol, köprü yaptık deyip övünüyor. Ama hep unutuyorlar yaptıkları cezaevlerini de listeye koymayı. Neticede hepsi mühendislik işi. O kadar cezaevi yapılmış ki, bu sayede Türkiye’de ismini duymadığımız birçok ilçeyi öğrenmiş olduk.

Kitap-dergilerin verilmeyişini saymazsak iyi sayılırız. Mersin iyiden iyiye ısınmıştır şimdi. Bizim bura hâlâ karar vermedi mevsim değiştirmeye. Bir gün bakmışsın güzel bir güneş çıkmış ki dersin, “tamamdır artık, yaz geldi.” Ertesi gün bakmışsın ki kar! Bu yüzden kışlıkları giyiyoruz hâlâ.

Kendine çok iyi bak. Neşe, kitap çalışmandan bahsetmişti. Kitap alınmadığından isteyemiyoruz da.

Sevgi ve saygılarımla.

Ahmet

1 Mayıs Dünya Emekçiler Gününü şahsında kutlar, eşitliğin-özgürlüğün hâkim olduğu bir dünya dilerim.