Zindanlarla ilgili yüzlerce haber yaptım. Ama içeri girdikten sonra anladım ki çok küçük bir ayrıntıymış

Tarih: 
Perşembe, 23 Kasım, 2017

"Dışarıdayken zindanlarla ilgili yüzlerce haber yaptım, onlarca analiz yaptım. Ama her biri içeri girdikten sonra anladım ki çok küçük bir ayrıntıymış. Burada yüzlerce tutsağın hangi koşullarda yaşadığına birebir tanık olduktan sonra aslında yazılan ve çizilenlerden çok daha fazla şeyler yaşandığını gördüm. "

Erdoğan Alayumat

T Tipi Kapalı Cezaevi A/ 25

Bafra - Samsun

***

Merhaba Gamze,

Öncelikle halini hatırını sorarak mektubuma başlamak istiyorum. Nasılsın, hangi arkadaşa mektup gönderirsem aklıma Kemal Özer’in nasılsın şiiri geliyor. O yüzden nasılsın ile başlıyorum mektubuma. Bu şiiri okumadıysan şiddetle tavsiye ediyorum. Şiir 12 Eylül sürecinde Diyarbakır zindanını anlatıyor. Kürtçe’nin yasaklı olduğu zindanda oğlunun görüşüne gelen ve Türkçe bilmeyen bir annenin oğluyla geçen diyalogunu anlatıyor. Anne oğluna  bütün duygularını sadece bu cümle ile anlatmaya çalışıyor.

Dışarıdayken zindanlarla ilgili yüzlerce haber yaptım, onlarca analiz yaptım. Ama her biri içeri girdikten sonra anladım ki çok küçük bir ayrıntıymış. Burada yüzlerce tutsağın hangi koşullarda yaşadığına birebir tanık olduktan sonra aslında yazılan ve çizilenlerden çok daha fazla şeyler yaşandığını gördüm. Bu da bana belki de uzun yıllar boyunca çok ciddi ve önemli haber malzemesi olacak diye düşünüyorum. Malum gazeteci sadece dışarıda gazeteci değildir. Yaşadığı her alanda gazetecilik yapabilmelidir. Benim elimde belki fotoğraf makinem yok ancak gözlerim burada yaşanan her şeye şahittir ve elimdeki kalemle tanık olduğum her şeyi yazmaya çalışıyorum.

Beni soracak olursan psikolojik ve sağlık durumum iyidir. Bunun dışında mevcut cezaevi koşullarını bildiğin için bu konuda üzerinde çokça durmaya gerek duymuyorum. Tarsus cezaevinden Bafra’ya sürgün edildim. Şimdi sen diyorsundur ‘arkadaş bu ne hız’ diye ben bile kendi hızıma yetişemiyorum. Seninde bildiğin gibi her yerde haksızlık ve hukuksuzluk diz boyu. Bu haksızlıklara karşı sesimi yükselttiğim için gazeteci arkadaşım Serkan ile birlikte sürgün edilerek ödüllendirildik.

Tarsus cezaevinde saldırıya  uğradık. Bunun neticesinde hakkımda soruşturma başlatıldı. Cezaevi idaresi tarafından 1 ay görüş yasağı ve 3 günlük hücre cezası verildi ancak yaptığım itirazdan dolayı infaz hakimliği kararı bozdu ve dosyayı geri gönderdi. Muhtemelen bir şey çıkmayacak diye düşünüyorum. Cezaevinde günlerimi daha çok okuyarak ve yazarak değerlendiriyorum. Ancak elimde sınırlı sayıda kitap var. Yeterli derece de  kaynağımız olmadığı için okumalarımızda çok yetersiz, dışarıdan bu aralar pek haber alamıyoruz. Halen gazete almış değiliz.

Bir de muhtemelen bir şeye ihtiyacımız olup olmadığını soracaksın, sen sormadan ben hemen isteklerimi sıralayayım J Yukarda belirttiğim gibi kitap sıkıntımız var. Bize nitelikli iyi kitaplar gönderebilirsen çok mutlu olacağız. Bunun yanı sıra çağdaş dünya klasiklerinden ;

  • İlya Ehrenburg, Fırtına 1 ve 2
  • Ve durgun akardı don
  • Musa Anter, Hatıralarım

Bunun dışında göndereceğin kitapları kabul ediyoruz.

…..    Beni soran tüm arkadaşlara çok çok selamlarımı iletirsin. 

Erdoğan Alayumat