Görülmüştür Köşe Yazısı

Çok güzel bir kampanya

Aslında haberini gazetemizde yaptık ama ben burada yinelemek istiyorum. Cezaevlerindeki insanlar için bir şeyler yapmaya çalışan kimi sivil inisiyatifler var.

Bunlardan biri olan “görülmüştür” internet sitesi, şöyle diyor: “Yıllardır sürdürmeye çalıştığımız politik tutsaklarla yazışma, dayanışma çabamız devam ediyor. Tabi bu süreçte politik tutsakların ‘dışarıdan’ yeterince mektup alamadıklarından -dolaylı olarak- şikâyetçi olduklarını fark ettik. Bir tutsak için en önemli moral kaynağı: Ziyaretçi ve mektuplardır diyorlar.

Yazar fotoğrafçı ÖZCAN YAMAN yazdı: ‘Görülmüştür’ gördünüz mü?

İnsanın neresi acırsa canı oradadır”

Bu toplumun yıllardır dinmeyen yarası hapishanelerdir. Ülke halkının neredeyse tamamının hapishanelerle ilgili bir tanışıklığı vardır. Mutlaka her ailede anlatılan bir hapishane hikayesi vardır. Dedemiz, ninemiz, babamız, annemiz veya biz bu öykülerin dinleyicileri, okuyucuları ya da özneleri olmuşuzdur. Özellikle 12 Eylül ve hapishaneler konusunda ciltler dolusu kitaplar yazılmıştır.

Gazeteci FÜSUN ERDOĞAN Mektubun hapishanedeki önemini yazdı

gorulmustur.org adresine girmeniz ve bir mektup arkadaşı seçmeniz emin olun sadece bir kaç dakikanızı alacaktır. Sonrası mı? Mazgaldan uzanan mektup demetinde göndereceğiniz mektupların yolunu bekleyen mapuslar...

Bir yıl önce, 8 Mayıs 2014’de tahliye olduğumda, bir yanımın Gebze Hapishanesi’nde kaldığını hissetmiş ve ifade etmiştim.

Özgür günlerimde yaşayarak gördüm ki, hakikaten bir yanım hala Gebze Hapishanesi’nde ve tüm tutsaklarla.

Gittiğim her yere mapusdaşlarımı da yanımda taşıyorum.

HASTA TUTSAK AYNUR’UN YEŞİL YAPRAĞI

Aynur Epli, “Özgürlük ve Eşitlik” talebini yüksek sesle söylediği için 18 yıldır zindanda. İçeride büyümüş deyim yerindeyse. El yordamıyla yön tayin etmeye çalışmış. Daracık hücresinde eline geçen kitapları okumuş. Günde birkaç saat gökyüzüne bakma imkânı olmuş. Beraber olduğu koğuş-hücre arkadaşlarıyla paylaşmaya çalışmış bildiklerini.

İnsanım diyen herkesi, Sami’nin sesini duymaya çağırıyoruz

Bu Sesi Duymalısınız!
İnsanım diyen herkesi, kişiyi ve kurumları Sami’nin sesini duymaya, insanlık dışı uygulamayı durdurmak için harekete geçmeye çağırıyorum.
Füsun Erdoğan İstanbul - BİA Haber Merkez

Tam hapishanelerdeki temel sorunları yazarak dile getirdim, yazacaklarım şimdilik bitti diye düşünürken…

Yeni hak ihlallerinin ortaya çıkması, devletin hapishane politikalarının göstergesi olduğu kadar; gayri insani, zulümkar, baskıcı zihniyetinin de bir göstergesidir.

Mektuplar Üzerine Bir Mektup

"Mevsimler yüksek duvarları, tel örgüleri aşıp geçemiyor. Çiçeklerin kokusu bile aşamıyor o duvarları. Sadece mektup ve kitap aşabiliyor. Onlara dokununca dışarıya dokunuyorlar. Dışarısının havasını soluyorlar. Dışarıda birinin/birilerinin onlara zaman ayırdığını, onları düşündüğünü, yüreğinden, aklından geçeni kağıda döküp onlara yolladığını fark ediyorlar."

12 Eylül 1980'den bu yana neler yaptık?

Fatma Tokmak Ölüyor… Duyuyor Musunuz…

Çocukluğumda asfaltın henüz girmediği dar sokak aralarında “Destancı”lar gezerdi. Trafik kazasında bir ailenin yok oluşu ya da genç yaşta amansız hastalığa yakalanan bir çocuğun yaşam öyküsü gibi trajedileri süsleyip –püsleyip ağıt-türkü formatında okurlardı. O sırada evde olan kadınlar, erkekler, çocuklar Destancı’yı sesinden tanır hemen dışarı çıkar dinlerlerdi. Destan bitince yaşlı gözlerle 5-10 kuruş verip tek sayfaya dökülmüş “destan”ı satın alırlardı.

Velhasıl o dönemde tanımadığımız insanlar için gözyaşı dökerdik.

Sayfalar