Görülmüştür Köşe Yazısı

KİTAP TANITIMI: ÇOCUKLARIN BÜYÜDÜĞÜ YIKILASI KAPILAR

Bilmiyorum ağızdan çıkan bir laf genele değmeden havada asılı kalabilir mi? Yani kapitalist devletin hayatlarından çaldığı yıllara bir de çocuklarının çalınan 'çocukluğu' eklenince, hele de bu bir kitaba konu edilmişse, o kitabın içindeki her söz genele gönderme yapar ve olsa olsa iki işe yarayabilir: Okuyan ya öfkeyle donanacaktır ya da "aman benim/yakınlarımın başına gelmesin" diyerek geri çekecektir kendini.

Sibel Öz ve SERÇELER ÖLÜRSE

Sibel Öz’ün, “Serçeler Ölürse” adlı öykü kitabı, iki aydır masamın üzerinde sırasını bekliyordu. Elimde, Muzaffer Tansu’nun hapishanede yazdığı “İki Kıyı Arasında” adlı öykü kitabı ile Marge Piercy’nin “Zamanın Kıyısındaki Kadın” adlı romanı vardı. Bu iki kitabı bitirdikten sonra ‘Serçeler Ölürse’ye başladım ve bir solukta okudum. “Serçeler Ölürse” hakkında notlarıma değinmeden önce, Muzaffer Tansu ile Marge Piercy’nin eserleri hakkında okuyucuya kısaca bilgi vermek istiyorum.

DEVLETİN HAPİSHANELERDE YENİ KONSEPTİ: MEKTUP YASAĞI

 “Sevgili Adil, 24 Eylül’de postaladığın mektup ve kartı bu gün (9 kasım) aldım. İki aylık mektup yasağı bu gün bitti. Mektuba hemen cevap yazmak zorundayım çünkü yeni bir ceza başlayacak. Üst üste 20-30 ayı bulan mektup cezaları var ve durmadan 3’er aylık yeni cezalar ekleniyor. Yeni konsept bu…”

Erol Zavar, 1 No’lu F tipi hapishane

“Sevgili Adil,

Devletin Hapishanelerde Yeni Konsepti

“Sevgili Adil, 24 Eylül’de postaladığın mektup ve kartı bu gün (9 kasım) aldım. İki aylık mektup yasağı bu gün bitti. Mektuba hemen cevap yazmak zorundayım çünkü yeni bir ceza başlayacak. Üst üste 20-30 ayı bulan mektup cezaları var ve durmadan 3’er aylık yeni cezalar ekleniyor. Yeni konsept bu…”

Erol Zavar, 1 No’lu F tipi hapishane

“Sevgili Adil,

43. Gün... Hiç Olmazsa Korkuluk Ol...

Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
Tel örgüler çevirmiş yöreni
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
Benden geçti mi diyorsun
Aç iki kolunu iki yanına
Korkuluk ol…
	Rıfat Ilgaz

Çocuksunuz ve dışarı çıkmama cezası alıyorsunuz. Ah özgürlük, diyorsunuz.

Sevmediğiniz bir dersin sonunu sıkıntıyla bekliyorsunuz. Kapıyı çarpıp çıkma hakkınız yok. Ancak zil çalınca özgürleşeceksiniz.

Mehmet Yeşiltepe Vakası

Dünyada ve ülkemizde o kadar çok insan hakları ihlali vakası var ki, insan hangisi hakkında yazacağını şaşırıyor. Neyse ki muhalif insanların hukuksuz biçimde zindanlara doldurulmalarına ses çıkaran, itiraz eden demokratik kitle örgütleri, yayın organları ve namuslu demokrat, aydın, yazar sayısı az değil. Türkiye’de trajikomik gerekçelerle zindana atılan binlerce insan var. En son kitlesel olarak gözaltına alınan belediye başkanları olayı hala sıcak. Dur ihtarına uymadıkları gerekçesiyle öldürülen insanların da sayısı her geçen gün artıyor.

Zindanda Açan Çiçekler: İçerdeki Deli Dalgalar

Edebiyat deyince aklımıza önce roman, öykü ve şiir gelir. Sonra da akımlar. Klasik, modern, realist, sürrealist, dadacı v.d… Ve bu akımların ülkemiz edebiyatına yansımaları olan 1. Ve 2. Yeni, Garip akımı, Toplumsal gerçekçilik, İmgeci gerçekçilik v.b. Bir de alt başlıklar olarak: Politik edebiyattan, Hapishane Edebiyatından, 12 Mart romanından, 12 Eylül edebiyatından söz edebiliriz. Hangi akımdan yazarsa yazsın yazar –şair, yaşadığı dönemin tanığı ve vicdanıdır deriz. Ya da öyle olmasını umarız.

Sayfalar