Görülmüştür Köşe Yazısı

Elveda Murat Saat... Çok üzgünüz. Sana yeterince destek olamadık...

Daha güzel daha adil bir dünya düşlüyorsun. Bu nedenle 21 Yaşında hapse giriyorsun. 40 yaşında hapishanede yazdığın öykülerin ödüle layık görülüyor. 42 yaşında bir türlü çıkamadığın hapishanede kalp krizi geçiriyorsun. Ambulans yerine ring aracıyla hastaneye götürülüyorsun. Geç götürülmenin, geç müdahalenin de sonucu belki, hayatını kaybediyorsun.

Seda Öz'ün dediği gibi: "Dayak, İşkence, Kitap yasağı, tecrit... derken dayanamıyor işte zayıf kalbin..."

C-ezaevleri ve Dayanışmaya Çağrı

“Dayan kitap ile / Dayan iş ile / Tırnak ile, diş ile / Umut ile, sevda ile, düş ile” (Ahmed Arif)

***
Siyasi nedenlerle cezaevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların karşılaştığı antidemokratik uygulamaların azlığı ya da çokluğu genellikle dışarıda olan bitene bağlı olarak, ülkedeki siyasi konjonktürle doğru orantılı olarak yaşanır. Siyasi iklim sertleştikçe dışarıdakiyle birlikte içerde de keyfi uygulamalar artar.

19 ARALIK KATLİAMINDAN BU GÜNE ZULMÜN TEKERRÜRÜ

Hapishanelerde, özellikle OHAL‘in ilanından sonra her gün yeni bir hak gaspı yaşanıyor. Gelişmelerin hızına yetişip tavır almak, kamuoyuna duyurmak bile zorlaştı. Klasik bir söz ama “kelimeler kifayetsiz kalıyor”.  Hapishanelerden gelen tutsak mektuplarında, satır aralarını okuyarak bu kötülüğe anlam vermeye çalışıyoruz. Zira biliyoruz ki bu uygulamalar münferit değildir; bir gardiyanın veya hapishane müdürünün lokal tavrı değildir. Elbette devlet vur değince üzerine vazife çıkaran işkenceden – eziyetten zevk alan insanlık düşmanları var. Her daim de olmuştur.

‘Beni buradan kurtarın’

“Yumruğunu sıktı. Ağlayarak dedi ki, gece gündüz dayak yemenin ne demek olduğunu bilir misin, beni anlayabilir misin? Gidin hâkimle, savcıyla konuşun, beni buradan kurtarın.”

17 yaşındaki Ferhat, annesiyle hapishanedeki son görüşmesinde bunları anlattı. Bir hafta sonra, 18 Ocak’ta, Ferhat ile koğuş arkadaşları Muhammet ve Mehmet, Adana E Tipi Hapishanesi’nde çıkan koğuş yangınında öldüler.

Savcılık soruşturma açtı, soruşturmaya gizlilik kararı getirdi. Dosya bilirkişiye gitti; bilirkişi, yangın çıkmasında kurum personelinin kusuru olmadığına kanaat getirdi.

Hapishanelerde infazlar keyfi olarak yakılıyor

Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan Hamza Üngür, Şubat 2012’de tutuklandı. Aynı yıl -yani tutuklu iken- bir hücre cezası aldı. 2016 yılında iki kez hücre cezası aldı. 2016 yılının sonunda aldığı 8 yıl 9 ay hapis cezası, Yargıtay’da onaylandı. Normalde Ağustos 2018’te tahliye olması gerekirken, kendisine gönderilen yeni müddetnamede infazının yandığı ve tahliye tarihinin Ekim 2020 olduğu yazılmış. Mutlaka müddetname veren makama itiraz etmeli. İnfaz yakılması için aynı yıl içinde üç hücre cezası gerekir…

 

Her fırsatta hapis cezasi / hapishaneden yeni gelen mektuplar

Siverek T Tipi Cezaevi’nde bulunan Mahmut Akpınar, facebook’tan yaptığı iddia edilen paylaşımlardan dolayı 5 yıl 2 ay hapis cezası almış. Ardından görüşüne gelen babası da hemen cezaevine, oğlunun yanına konulmuş. Meğerse, okuryazar olmayan babasına da aynı iddia ile 4 yıl hapis cezası verilmiş. Oysa babasına ya da avukatına herhangi bir tebligat gelmemiş. Baba-oğulun memleketleri Mardin’deki E Tipi Cezaevi’ne sevk istekleri ise, kabul edilmiyor. Mahmut Akpınar, hangi cezaevinde olduklarını bilmediği pek çok arkadaşından mektup bekliyor.

 

Sayfalar