Mektuplar

28 yıldır hapishanede olan ve tek kişilik hücrede kalan Muzaffer Öztürk’ten mektup var…

Sevgili Adil,                                                                       21. Ekim 2012, Tekirdağ

Merhaba… Kısa mektubunu ve kartı aldım. Çok çok sağolasın. Bu gün de Güney dergisindeki yazını okudum. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Sadece bu değil, asından ve dergilerden çalışmalarınızı izliyoruz. Bu denli enerji ve çabanız için ayrıca kutluyorum seni.

Ben genellikle (kızına) Öykü’cüğümüze yazdım. Ona yaşamın sevgi dolu yanlarını yansıtmaya çalıştım. Mahpus dünyasının hüznünü görmesin istedim. (…)

Soruların üzerine kısaca kendimden söz edeyim.

Yasakların Çok Olduğu Bu Dünyada İki Tür İnsan Yaşamaya Başladı

 

Merhaba Sevgili Adil Okay, İktidarlı uygarlık dünyasında fikirler, göğün altında parıldayan bir kılıçtan daha tehlikelidir, meşru olmayan yönetimler için büyük bir kısmı her zaman tehlikelidir, diğer geriye kalanı ise insana evrenin merkezinde güvenle duran bir gezegeni bile sorgulatır. Tarihsel tüm deneyimler göstermiştir ki düşüncelerden korkan bir yerde toplumsallık ya dağılma noktasına gelmiş ya da karanlık bir cehenneme dönmüş demektir.

Açlık Grevinde İki Kadın Tutsaktan Zeynep ve Züleyha'dan Mektup Var

sizi direnişimizi destekleyerek sesimize ses olmaya çağırıyoruz...

"Ve işte uçurum bize yaşamak... Bir yanımız Sunî bir "Hayat", bir yanımız yaşam süsü verilmiş intiharlar içinde bir hayat-sızlık ve öte yanımız hakikat özlemiyle yanıp tutuşan, yaşamaya ölesiye bağlı bir yaşam mücedelesi. Bu kıyamet-bu direniş Kaf Dağı'nın ardında ya da Feza'de değil ! Yaşadığımız coğrafyada gözümüzün önünde. İşte gözümüzün önünde uçurum derinliği çelişkilerde yiten nice can... "

31 Yıldır Tutsak Olan Tahir Canan'dan Yeni Mektup

“Varlıklı ile yoksul karşı karşıya, cephesel duruş içinde. O nedenle, adalet mülkün temeli denmiş! İnsanlığın temeli denmemiş. İnsansal ve tarihsel bir önemi varsa önümüzdeki ayna; 17 bin faili meçhul cinayetlerdir! Bu hukuk ve adaletin ne kadar çalışıp çalışmadığını bize yeteri kadar göstermektedir. Mapushanede olanlar, acı çekenler, asmayıp da besledikleri (!!!) olsa gerek. Hani buna beslediler desek de kendi kesemizden yedik, içtik, üstüne bir de vergi verdik. Savaşlarını finanse etmiş olduk! İrademiz dışında yapılan katliamlara suç ortağı olduk. Her şey komikleşti!

"Nereye kadar, ne kadar insanlarımızı tutuklayacaklar? Tutuklansalar bile yol ve yolculuk utkuya işaret ediyor"

Keke Adil Heval'e

Uzunca bir sürenin ardından haber almanın sevinciyle selam, sevgi ve saygılarımla merhaba. Değerli Kekemin şahsında başta Tülin arkadaş olmak üzere oradaki tüm canlara – dostlara buradan selamlarımı, saygılarımı sunarım.

Mektup Var!

27.09.2012

Merhaba Adil Bey;

03.09.12 tarihli değerli kartınızı aldım. Yeni bir yazışma arkadaşı bulmanın (sayenizde) getirdiği sevinç ve heyecanla sizi selamlıyor, sevgi ve saygılarımı yolluyorum.

Hasan Gülbahar'dan Mektup Var

Sevgili Adil, bir taraftan işte böyle gözümüz dışarda. Aslında gönlümüzde. Geçen aylarda 3. Yargı Paketi ile üç arkadaşı tahliye ettiler. Şimdi 7 kişiyiz. Sadece birkaç arkadaşın birkaç yıllık cezaları var. Diğerlerimiz ağır mahpus durumunda. Uzun yıllardır yatanlarız. Benim için de şu 12 Eylül yargılamalarının geçersiz kılınması yasalaşırsa bir çıkış gerçekleşebilir. Öneriyi AKP milletvekili vermiş, şu katliamcı faşistlerin tahliyesini sağlayan yasayı hazırlayan Manisa Milletvekili. Ortalık Suriye için bu denli karışık olmasaydı bu ay 4.Yargı Paketi ile birlikte ele alınacaktı.

Yeni Mektup

Sevgili Adil,

Mektubunuzu aldım, sevindim. Doğru söylemek gerekirse, ben de bu aralar sizlerden mektup ya da kart bekliyordum, nihayet kartınızı aldım. Ben de size bayram kartı göndermiştim. Umarım elinize geçmiştir.

Sayfalar